Uncharted Knowledge Wisdom From Previous Realities View as JSON for agents & LLMs

Bible & Christianity

Turkish Bible: Psalms

1:1 Ne mutlu o insana ki, kötülerin öğüdüyle yürümez, Günahkârların yolunda durmaz, Alaycıların arasında oturmaz. 1:2 Ancak zevkini RABbin Yasasından alır Ve gece gündüz onun üzerinde derin derin düşünür. 1:3 Böylesi akarsu kıyılarına dikilmiş ağaca benzer, Meyvesini mevsiminde verir, Yaprağı hiç solmaz. Yaptığı her işi başarır. 1:4 Kötüler böyle değil, Rüzgarın savurduğu saman çöpüne benzerler. 1:5 Bu yüzden yargılanınca aklanamaz, Doğrular topluluğunda yer bulamaz günahkârlar. 1:6 Çünkü RAB doğruların yolunu gözetir, Kötülerin yolu ise ölüme götürür. 2:1 Nedir uluslar arasındaki bu kargaşa, Neden boş düzenler kurar bu halklar? 2:2 Dünyanın kralları saf bağlıyor, Hükümdarlar birleşiyor RABbe ve meshettiği krala karşı. 2:3 ‹‹Koparalım onların kayışlarını›› diyorlar, ‹‹Atalım üzerimizden bağlarını.›› 2:4 Göklerde oturan Rab gülüyor, Onlarla eğleniyor. 2:5 Sonra öfkeyle uyarıyor onları, Gazabıyla dehşete düşürüyor 2:6 Ve, ‹‹Ben kralımı Kutsal dağım Siyona oturttum›› diyor. 2:7 RABbin bildirisini ilan edeceğim: Bana, ‹‹Sen benim oğlumsun›› dedi, ‹‹Bugün ben sana baba oldum. 2:8 Dile benden, miras olarak sana ulusları, Mülk olarak yeryüzünün dört bucağını vereyim. 2:9 Demir çomakla kıracaksın onları, Çömlek gibi parçalayacaksın.›› ‹‹Güdeceksin››. 2:10 Ey krallar, akıllı olun! Ey dünya önderleri, ders alın! 2:11 RABbe korkuyla hizmet edin, Titreyerek sevinin. 2:12 Oğulu öpün ki öfkelenmesin, Yoksa izlediğiniz yolda mahvolursunuz. Çünkü öfkesi bir anda alevleniverir. Ne mutlu O'na sığınanlara! 3:1 Ya RAB, düşmanlarım ne kadar çoğaldı, Hele bana karşı ayaklananlar! 3:2 Birçoğu benim için: ‹‹Tanrı katında ona kurtuluş yok!›› diyor. --iSela sanılıyor. 3:3 Ama sen, ya RAB, çevremde kalkansın, Onurum, başımı yukarı kaldıran sensin. 3:4 RABbe seslenirim, Yanıtlar beni kutsal dağından. --iSela 3:5 Yatar uyurum, Uyanır kalkarım, RAB destektir bana. 3:6 Korkum yok Çevremi saran binlerce düşmandan. 3:7 Ya RAB, kalk, ey Tanrım, kurtar beni! Vur bütün düşmanlarımın çenesine, Kır kötülerin dişlerini. 3:8 Kurtuluş RAB'dedir, Halkının üzerinde olsun bereketin! --iSela 4:1 Sana seslenince yanıtla beni, Ey adil Tanrım! Ferahlat beni sıkıntıya düştüğümde, Lütfet bana, kulak ver duama. 4:2 Ey insanlar, ne zamana dek Onurumu utanca çevireceksiniz? Ne zamana dek boş şeylere gönül verecek, Yalan peşinde koşacaksınız? --iSela 4:3 Bilin ki, RAB sadık kulunu kendine ayırmıştır, Ne zaman seslensem, duyar beni. 4:4 Öfkelenebilirsiniz, ama günah işlemeyin; İyi düşünün yatağınızda, susun. --iSela 4:5 Doğruluk kurbanları sunun RABbe, Ona güvenin. 4:6 ‹‹Kim bize iyilik yapacak?›› diyen çok. Ya RAB, yüzünün ışığıyla bizi aydınlat! 4:7 Öyle bir sevinç verdin ki bana, Onların bol tahıl ve yeni şaraptan aldığı sevinçten fazla. 4:8 Esenlik içinde yatar uyurum, Çünkü yalnız sen, ya RAB, Güvenlik içinde tutarsın beni. 5:1 Sözlerime kulak ver, ya RAB, İniltilerimi işit. 5:2 Feryadımı dinle, ey Kralım ve Tanrım! Duam sanadır. 5:3 Sabah sesimi duyarsın, ya RAB, Her sabah sana duamı sunar, umutla beklerim. 5:4 Çünkü sen kötülükten hoşlanan Tanrı değilsin, Kötülük senin yanında barınmaz. 5:5 Böbürlenenler önünde duramaz, Bütün suç işleyenlerden nefret duyar, 5:6 Yalan söyleyenleri yok edersin; Ya RAB, sen eli kanlılardan, Aldatıcılardan tiksinirsin. 5:7 Bense bol sevgin sayesinde Kutsal tapınağına gireceğim; Oraya doğru saygıyla eğileceğim. 5:8 Yol göster bana doğruluğunla, ya RAB, Düşmanlarıma karşı! Yolunu önümde düzle. 5:9 Çünkü onların sözüne güvenilmez, Yürekleri yıkım dolu. Ağızları açık birer mezardır, Yaltaklanır dururlar. 5:10 Ey Tanrı, onları suçlu çıkar! Kurdukları düzen yıkımlarına yol açsın. Kov onları sayısız isyanları yüzünden. Çünkü sana karşı ayaklandılar. 5:11 Sevinsin sana sığınan herkes, Sevinç çığlıkları atsın sürekli, Kanat ger üzerlerine; Sevinçle coşsun adını sevenler sende. 5:12 Çünkü sen doğru kişiyi kutsarsın, ya RAB, Çevresini kalkan gibi lütfunla sararsın. 6:1 Ya RAB, öfkeyle azarlama beni, Gazapla yola getirme. kesin olarak bilinmiyor. 6:2 Lütfet bana, ya RAB, bitkinim; Şifa ver bana, ya RAB, kemiklerim sızlıyor, 6:3 Çok acı çekiyorum. Ah, ya RAB! Ne zamana dek sürecek bu? 6:4 Gel, ya RAB, kurtar beni, Yardım et sevginden dolayı. 6:5 Çünkü ölüler arasında kimse seni anmaz, Kim şükür sunar sana ölüler diyarından? 6:6 İnleye inleye bittim, Döşeğim su içinde bütün gece ağlamaktan, Yatağım sırılsıklam gözyaşlarımdan. 6:7 Kederden gözlerimin feri sönüyor, Zayıflıyor gözlerim düşmanlarım yüzünden. 6:8 Ey kötülük yapanlar, Uzak durun benden, Çünkü RAB ağlayışımı işitti. 6:9 Yalvarışımı duydu, Duamı kabul etti. 6:10 Bütün düşmanlarım utanacak, Hepsini dehşet saracak, Ansızın geri dönecekler utanç içinde. 7:1 Sana sığınıyorum, ya RAB Tanrım! Peşime düşenlerden kurtar beni, Özgür kıl. 7:2 Yoksa aslan gibi parçalayacaklar beni, Kurtaracak biri yok diye, Lime lime edecekler etimi. 7:3 Ya RAB Tanrım, eğer şunu yaptıysam: Birine haksızlık ettiysem, 7:4 Dostuma ihanet ettiysem, Düşmanımı nedensiz soyduysam, 7:5 Ardıma düşsün düşman, Yakalasın beni, Canımı yerde çiğnesin, Ayak altına alsın onurumu. --iSela 7:6 Öfkeyle kalk, ya RAB! Düşmanlarımın gazabına karşı çık! Benim için uyan! Buyur, adalet olsun. 7:7 Uluslar topluluğu çevreni sarsın, Onları yüce katından yönet. 7:8 RAB halkları yargılar; Beni de yargıla, ya RAB, Doğruluğuma, dürüstlüğüme göre. 7:9 Ey adil Tanrım! Kötülerin kötülüğü son bulsun, Doğrular güvene kavuşsun, Sen ki akılları, gönülleri sınarsın. 7:10 Tanrı kalkan gibi yanıbaşımda, Temiz yüreklileri O kurtarır. 7:11 Tanrı adil bir yargıçtır, Öyle bir Tanrı ki, her gün öfke saçar. 7:12 Kötüler yola gelmezse, Tanrı kılıcını biler, Yayını gerip hedefine kurar. 7:13 Hazır bekler ölümcül silahları, Alevli okları. 7:14 İşte kötü insan kötülük sancıları çekiyor, Fesada gebe kalmış, Yalan doğuruyor. 7:15 Bir kuyu açıp kazıyor, Kazdığı kuyuya kendisi düşüyor. 7:16 Kötülüğü kendi başına gelecek, Zorbalığı kendi tepesine inecek. 7:17 Şükredeyim doğruluğu için RAB'be, Yüce RAB'bin adını ilahilerle öveyim. 8:1 Ey Egemenimiz RAB, Ne yüce adın var yeryüzünün tümünde! Gökyüzünü görkeminle kapladın. okunan bir ilahi olabilir. 8:2 Çocukların, hatta emziktekilerin sesiyle Set çektin hasımlarına, Düşmanı, öç alanı yok etmek için. 8:3 Seyrederken ellerinin eseri olan gökleri, Oraya koyduğun ayı ve yıldızları, 8:4 Soruyorum kendi kendime: ‹‹İnsan ne ki, onu anasın, Ya da insanoğlu ne ki, ona ilgi gösteresin?›› 8:5 Nerdeyse bir tanrı yaptın onu, Başına yücelik ve onur tacını koydun. (tanrılardan) pek aşağı yaratmadın›› (bkz. Yar.1:26-28; İbr.2:6-8). 8:6 Ellerinin yapıtları üzerine onu egemen kıldın, Her şeyi ayaklarının altına serdin; 8:7 Davarları, sığırları, Yabanıl hayvanları, 8:8 Gökteki kuşları, denizdeki balıkları, Denizde kıpırdaşan bütün canlıları. 8:9 Ey Egemenimiz RAB, Ne yüce adın var yeryüzünün tümünde! 9:1 Ya RAB, bütün yüreğimle sana şükredeceğim, Yaptığın harikaların hepsini anlatacağım. yazılır. 9:2 Sende sevinç bulacak, coşacağım, Adını ilahilerle öveceğim, ey Yüceler Yücesi! 9:3 Düşmanlarım geri çekilirken, Sendeleyip ölüyorlar senin önünde. 9:4 Çünkü hakkımı, davamı sen savundun, Adil yargıç olarak tahta oturdun. 9:5 Ulusları azarladın, kötüleri yok ettin, Sonsuza dek adlarını sildin. 9:6 Yok olup gitti düşmanlar sonsuza dek, Kökünden söktün kentlerini, Anıları bile silinip gitti. 9:7 Oysa RAB sonsuza dek egemenlik sürer, Yargı için kurmuştur tahtını; 9:8 O yönetir doğrulukla dünyayı, O yargılar adaletle halkları. 9:9 RAB ezilenler için bir sığınak, Sıkıntılı günlerde bir kaledir. 9:10 Seni tanıyanlar sana güvenir, Çünkü sana yönelenleri hiç terk etmedin, ya RAB. 9:11 Siyonda oturan RABbi ilahilerle övün! Yaptıklarını halklar arasında duyurun! 9:12 Çünkü dökülen kanın hesabını soran anımsar, Ezilenlerin feryadını unutmaz. 9:13 Acı bana, ya RAB! Ey beni ölümün eşiğinden kurtaran, Benden nefret edenler yüzünden çektiğim sıkıntıya bak! 9:14 Öyle ki, övgüye değer işlerini anlatayım, Siyon Kentinin kapılarında Sağladığın kurtuluşla sevineyim. 9:15 Uluslar kendi kazdıkları kuyuya düştü, Ayakları gizledikleri ağa takıldı. 9:16 Adil yargılarıyla RAB kendini gösterdi, Kötüler kendi kurdukları tuzağa düştü. --iHigayon --isela terimi. 9:17 Kötüler ölüler diyarına gidecek, Tanrıyı unutan bütün uluslar... 9:18 Ama yoksul büsbütün unutulmayacak, Mazlumun umudu sonsuza dek kırılmayacak. 9:19 Kalk, ya RAB! İnsan galip çıkmasın, Huzurunda yargılansın uluslar! 9:20 Onlara dehşet saç, ya RAB! Sadece insan olduklarını bilsin uluslar. --iSela 10:1 Ya RAB, neden uzak duruyorsun, Sıkıntılı günlerde kendini gizliyorsun? 10:2 Kötüler gururla mazlumları avlıyor, Mazlumlar kötülerin kurduğu tuzağa düşüyor. 10:3 Kötü insan içindeki isteklerle övünür, Açgözlü insan RABbe lanet okur, Onu hor görür. 10:4 Kendini beğenmiş kötü insan Tanrıya yönelmez, Hep, ‹‹Tanrı yok!›› diye düşünür. 10:5 Kötülerin yolları her zaman başarıya götürür. Öyle yücedir ki senin yargıların, Kötüler anlayamaz, düşmanına burun kıvırır. 10:6 İçinden, ‹‹Ben sarsılmam›› der, ‹‹Hiçbir zaman sıkıntıya düşmem.›› 10:7 Ağzı lanet, hile ve zulüm dolu, Dilinin altında kötülük ve fesat saklı. 10:8 Köylerin çevresinde pusu kurar, Masumu gizli yerlerde öldürür, Çaresizi sinsice gözler. 10:9 Gizli yerlerde pusuya yatar Çalılıktaki aslan gibi, Kapmak için mazlumu bekler Ve ağına düşürüp yakalar. 10:10 Kurbanları çaresiz çöker, Saldıranın üstün gücü altında ezilir. 10:11 Kötü insan içinden, ‹‹Tanrı unuttu›› der, ‹‹Örttü yüzünü, asla göremez.›› 10:12 Kalk, ya RAB, kaldır elini, ey Tanrı! Mazlumları unutma! 10:13 Neden kötü insan seni hor görsün, İçinden, ‹‹Tanrı hesap sormaz›› desin? 10:14 Oysa sen sıkıntı ve acı çekenleri görürsün, Yardım etmek için onları izlersin; Çaresizler sana dayanır, Öksüzün yardımcısı sensin. 10:15 Kötünün, haksızın kolunu kır, Sormadık hesap kalmasın yaptığı kötülükten. 10:16 RAB sonsuza dek kral kalacak, Uluslar Onun ülkesinden temizlenecek. 10:17 Mazlumların dileğini duyarsın, ya RAB, Yüreklendirirsin onları, Kulağın hep üzerlerinde; 10:18 Öksüze, düşküne hakkını vermek için, Bir daha dehşet saçmasın ölümlü insan. 11:1 Ben RABbe sığınırım, Nasıl dersiniz bana, ‹‹Kuş gibi kaç dağlara. 11:2 Bak, kötüler yaylarını geriyor, Temiz yürekli insanları Karanlıkta vurmak için Oklarını kirişine koyuyor. 11:3 Temeller yıkılırsa, Ne yapabilir doğru insan?›› 11:4 RAB kutsal tapınağındadır, Onun tahtı göklerdedir, Bütün insanları görür, Herkesi sınar. 11:5 RAB doğru insanı sınar, Kötüden, zorbalığı sevenden tiksinir. 11:6 Kötülerin üzerine kızgın korlar ve kükürt yağdıracak, Paylarına düşen kâse kavurucu rüzgar olacak. 11:7 Çünkü RAB doğrudur, doğruları sever; Dürüst insanlar O'nun yüzünü görecek. kesin olarak bilinmiyor. 12:1 Kurtar beni, ya RAB, sadık kulun kalmadı, Güvenilir insanlar yok oldu. 12:2 Herkes birbirine yalan söylüyor, Dalkavukluk, ikiyüzlülük ediyor. 12:3 Sustursun RAB dalkavukların ağzını, Büyüklenen dilleri. 12:4 Onlar ki, ‹‹Dilimizle kazanırız, Dudaklarımız emrimizde, Kim bize efendilik edebilir?›› derler. 12:5 ‹‹Şimdi kalkacağım›› diyor RAB, ‹‹Çünkü mazlumlar eziliyor, Yoksullar inliyor, Özledikleri kurtuluşu vereceğim onlara.›› 12:6 RABbin sözleri pak sözlerdir; Toprak ocakta eritilmiş, Yedi kez arıtılmış gümüşe benzer. 12:7 Sen onları koru, ya RAB, Bu kötü kuşaktan hep uzak tut! 12:8 İnsanlar arasında alçaklık rağbet görünce, Kötüler her yanda dolaşır oldu. 13:1 Ne zamana dek, ya RAB, Sonsuza dek mi beni unutacaksın? Ne zamana dek yüzünü benden gizleyeceksin? 13:2 Ne zamana dek içimde tasa, Yüreğimde hep keder olacak? Ne zamana dek düşmanım bana üstün çıkacak? 13:3 Gör halimi, ya RAB, yanıtla Tanrım, Gözlerimi aç, ölüm uykusuna dalmayayım. 13:4 Düşmanlarım, ‹‹Onu yendik!›› demesin, Sarsıldığımda hasımlarım sevinmesin. 13:5 Ben senin sevgine güveniyorum, Yüreğim kurtarışınla coşsun. 13:6 Ezgiler söyleyeceğim sana, ya RAB, Çünkü iyilik ettin bana. 14:1 Akılsız içinden, ‹‹Tanrı yok!›› der. İnsanlar bozuldu, iğrençlik aldı yürüdü, İyilik eden yok. 14:2 RAB göklerden bakar oldu insanlara, Akıllı, Tanrıyı arayan biri var mı diye. 14:3 Hepsi saptı, Tümü yozlaştı, İyilik eden yok, Bir kişi bile! 14:4 Suç işleyenlerin hiçbiri görmüyor mu? Halkımı ekmek yer gibi yiyor, RABbe yakarmıyorlar. 14:5 Dehşete düşecekler yeryüzünde, Çünkü Tanrı doğruların yanındadır. 14:6 Mazlumun tasarılarını boşa çıkarırdınız, Ama RAB onun sığınağıdır. 14:7 Keşke İsrail'in kurtuluşu Siyon'dan gelse! RAB halkını eski gönencine kavuşturunca, Yakup soyu sevinecek, İsrail halkı coşacak. 15:1 Ya RAB, çadırına kim konuk olabilir? Kutsal dağında kim oturabilir? 15:2 Kusursuz yaşam süren, adil davranan, Yürekten gerçeği söyleyen. 15:3 İftira etmez, Dostuna zarar vermez, Komşusuna kara çalmaz böylesi. 15:4 Aşağılık insanları hor görür, Ama RABden korkanlara saygı duyar. Kendi zararına ant içse bile, dönmez andından. 15:5 Parasını faize vermez, Suçsuza karşı rüşvet almaz. Böyle yaşayan asla sarsılmayacak. 16:1 Koru beni, ey Tanrı, Çünkü sana sığınıyorum. 16:2 RABbe dedim ki, ‹‹Efendim sensin. Senden öte mutluluk yok benim için.›› 16:3 Ülkedeki kutsallara gelince, Soyludur onlar, biricik zevkim onlardır. 16:4 Başka ilahların ardınca koşanların derdi artacak. Onların kan sunularını dökmeyeceğim, Adlarını ağzıma almayacağım. 16:5 Benim payıma, Benim kâseme düşen sensin, ya RAB; Yaşamım senin ellerinde. 16:6 Payıma ne güzel yerler düştü, Ne harika bir mirasım var! 16:7 Övgüler sunarım bana öğüt veren RABbe, Geceleri bile vicdanım uyarır beni. 16:8 Gözümü RABden ayırmam, Sağımda durduğu için sarsılmam. 16:9 Bu nedenle içim sevinç dolu, yüreğim coşuyor, Bedenim güven içinde. 16:10 Çünkü sen beni ölüler diyarına terk etmezsin, Sadık kulunun çürümesine izin vermezsin. kulunun ölüm çukurunu görmesine izin vermezsin.›› 16:11 Yaşam yolunu bana bildirirsin. Bol sevinç vardır senin huzurunda, Sağ elinden mutluluk eksilmez. 17:1 Haklı davamı dinle, ya RAB, Feryadımı işit! Hilesiz dudaklardan çıkan duama kulak ver! 17:2 Haklı çıkar beni, Çünkü sen gerçeği görürsün. 17:3 Yüreğimi yokladın, Gece denedin, Sınadın beni, Kötü bir şey bulmadın; Kararlıyım, ağzımdan kötü söz çıkmaz, 17:4 Başkalarının yaptıklarına gelince, Ben senin sözlerine uyarak Şiddet yollarından kaçındım. 17:5 Sıkı adımlarla senin yollarını tuttum, Kaymadı ayaklarım. 17:6 Sana yakarıyorum, ey Tanrı, Çünkü beni yanıtlarsın; Kulak ver bana, dinle söylediklerimi! 17:7 Göster harika sevgini, Ey sana sığınanları saldırganlardan sağ eliyle kurtaran! 17:8 Koru beni gözbebeği gibi; Kanatlarının gölgesine gizle 17:9 Kötülerin saldırısından, Çevremi saran ölümcül düşmanlarımdan. 17:10 Yürekleri yağ bağlamış, Ağızları büyük laflar ediyor. 17:11 İzimi buldular, üzerime geliyorlar, Yere vurmak için gözetliyorlar. 17:12 Tıpkı parçalamak için sabırsızlanan bir aslan, Pusuya yatan genç bir aslan gibi. 17:13 Kalk, ya RAB, kes önlerini, eğ başlarını! Kılıcınla kurtar canımı kötülerden, 17:14 Elinle bu insanlardan, ya RAB, Yaşam payı bu dünyada olan insanlardan. Varsın karınları vereceğin cezalara doysun, Çocukları da yiyip doysun, Artanı torunlarına kalsın! 17:15 Ama ben doğruluk sayesinde yüzünü göreceğim senin, Uyanınca suretini görmeye doyacağım. 18:1 Seni seviyorum, gücüm sensin, ya RAB! 18:2 RAB benim kayam, sığınağım, kurtarıcımdır, Tanrım, kayam, sığınacak yerimdir, Kalkanım, güçlü kurtarıcım, korunağımdır! 18:3 Övgüye değer RABbe seslenir, Kurtulurum düşmanlarımdan. 18:4 Ölüm iplerine dolanmıştım, Yıkım selleri basmıştı beni, 18:5 Ölüler diyarının bağları sarmıştı, Ölüm tuzakları çıkmıştı karşıma. 18:6 Sıkıntı içinde RABbe yakardım, Yardıma çağırdım Tanrımı. Tapınağından sesimi duydu, Haykırışım kulaklarına ulaştı. 18:7 O zaman yeryüzü sarsılıp sallandı, Titreyip sarsıldı dağların temelleri, Çünkü RAB öfkelenmişti. 18:8 Burnundan duman yükseldi, Ağzından kavurucu ateş Ve korlar fışkırdı. 18:9 Kara buluta basarak Gökleri yarıp indi. 18:10 Bir Keruva binip uçtu, Rüzgar kanatlar takarak hızla geldi. 18:11 Karanlığı örtündü, Kara bulutları kendine çardak yaptı. 18:12 Varlığının parıltısından, Bulutlardan dolu ve korlar savruluyordu. 18:13 RAB göklerden gürledi, Duyurdu sesini Yüceler Yücesi, Dolu ve alevli korlarla. 18:14 Savurup oklarını düşmanlarını dağıttı, Şimşek çaktırarak onları şaşkına çevirdi. 18:15 Denizin dibi göründü, Yeryüzünün temelleri açığa çıktı, ya RAB, Senin azarlamandan, Burnundan çıkan güçlü soluktan. 18:16 RAB yukarıdan elini uzatıp tuttu, Çıkardı beni derin sulardan. 18:17 Beni zorlu düşmanımdan, Benden nefret edenlerden kurtardı, Çünkü onlar benden güçlüydü. 18:18 Felaket günümde karşıma dikildiler, Ama RAB bana destek oldu. 18:19 Beni huzura kavuşturdu, Kurtardı, çünkü benden hoşnut kaldı. 18:20 RAB doğruluğumun karşılığını verdi, Beni temiz ellerime göre ödüllendirdi. 18:21 Çünkü RABbin yolunda yürüdüm, Tanrımdan uzaklaşarak kötülük yapmadım. 18:22 Onun bütün ilkelerini göz önünde tuttum, Kurallarından ayrılmadım. 18:23 Onun gözünde kusursuzdum, Suç işlemekten sakındım. 18:24 Bu yüzden RAB beni doğruluğuma Ve gözünde pak olan ellerime göre ödüllendirdi. 18:25 Sadık kuluna sadakat gösterir, Kusursuz olana kusursuz davranırsın. 18:26 Pak olanla pak olur, Eğriye eğri davranırsın. 18:27 Alçakgönüllüleri kurtarır, Gururluların başını eğersin. 18:28 Işığımın kaynağı sensin, ya RAB, Tanrım! Karanlığımı aydınlatırsın. 18:29 Desteğinle akıncılara saldırır, Seninle surları aşarım, Tanrım. 18:30 Tanrının yolu kusursuzdur, RABbin sözü arıdır. O kendisine sığınan herkesin kalkanıdır. 18:31 Var mı RABden başka tanrı? Tanrımızdan başka kaya var mı? 18:32 Tanrı beni güçle donatır, Yolumu kusursuz kılar. 18:33 Ayaklar verdi bana, geyiklerinki gibi, Doruklarda tutar beni. 18:34 Bana savaşmayı öğretti, Kollarımla tunç bir yayı gereyim diye. 18:35 Bana zafer kalkanını bağışlarsın, Sağ elin destekler, Alçakgönüllülüğün yüceltir beni. 18:36 Bastığım yerleri genişletirsin, Burkulmaz bileklerim. 18:37 Kovalayıp yetiştim düşmanlarıma, Hepsi yok olmadan geri dönmedim. 18:38 Ezdim onları, kalkamaz oldular, Ayaklarımın altına serildiler. 18:39 Savaş için beni güçle donattın, Bana başkaldıranları önümde yere serdin. 18:40 Düşmanlarımı kaçmak zorunda bıraktın, Benden nefret edenleri yok ettim. 18:41 Feryat ettiler, ama kurtaran çıkmadı; RABbi çağırdılar, ama O yanıt vermedi. 18:42 Ezdim onları, rüzgarın savurduğu toza döndüler, Sokak çamuru gibi savurup attım. 18:43 Halkımın çekişmelerinden beni kurtardın, Ulusların önderi yaptın, Tanımadığım halklar bana kulluk ediyor. 18:44 Duyar duymaz sözümü dinlediler, Yabancılar bana yaltaklandılar. 18:45 Yabancıların betleri benizleri attı, Titreyerek çıktılar kalelerinden. 18:46 RAB yaşıyor! Kayama övgüler olsun! Yücelsin kurtarıcım Tanrı! 18:47 Odur öcümü alan, Halkları bana bağımlı kılan. 18:48 Düşmanlarımdan kurtarır, Başkaldıranlardan üstün kılar beni, Zorbaların elinden alır. 18:49 Bunun için uluslar arasında sana şükredeceğim, ya RAB, Adını ilahilerle öveceğim. 18:50 RAB kralını büyük zaferlere ulaştırır, Meshettiği krala, Davut'a ve soyuna Sonsuza dek sevgi gösterir. 19:1 Gökler Tanrının görkemini açıklamakta, Gökkubbe ellerinin eserini duyurmakta. 19:2 Gün güne söz söyler, Gece geceye bilgi verir. 19:3 Ne söz geçer orada, ne de konuşma, Sesleri duyulmaz. 19:4 Ama sesleri yeryüzünü dolaşır, Sözleri dünyanın dört bucağına ulaşır. Güneş için göklerde çadır kurdu Tanrı. 19:5 Gerdekten çıkan güveye benzer güneş, Koşuya çıkacak atlet gibi sevinir. 19:6 Göğün bir ucundan çıkar, Öbür ucuna döner, Hiçbir şey gizlenmez sıcaklığından. 19:7 RABbin yasası yetkindir, cana can katar, RABbin buyrukları güvenilirdir, Saf adama bilgelik verir, 19:8 RABbin kuralları doğrudur, yüreği sevindirir, RABbin buyrukları arıdır, gözleri aydınlatır. 19:9 RAB korkusu paktır, sonsuza dek kalır, RABbin ilkeleri gerçek, tamamen adildir. 19:10 Onlara altından, bol miktarda saf altından çok istek duyulur, Onlar baldan, süzme petek balından tatlıdır. 19:11 Uyarırlar kulunu, Onlara uyanların ödülü büyüktür. 19:12 Kim yanlışlarını görebilir? Bağışla göremediğim kusurlarımı, 19:13 Bilerek işlenen günahlardan koru kulunu, İzin verme bana egemen olmalarına! O zaman büyük isyandan uzak, Kusursuz olurum. 19:14 Ağzımdan çıkan sözler, Yüreğimdeki düşünceler, Kabul görsün senin önünde, Ya RAB, kayam, kurtarıcım benim! ‹‹Goel›› sözcüğü ‹‹Yakın akraba›› anlamına gelir (bkz. Rut 2:20). 20:1 Sıkıntılı gününde RAB seni yanıtlasın, Yakupun Tanrısının adı seni korusun! 20:2 Yardım göndersin sana kutsal yerden, Siyondan destek versin. 20:3 Bütün tahıl sunularını anımsasın, Yakmalık sunularını kabul etsin! --iSela 20:4 Gönlünce versin sana, Bütün tasarılarını gerçekleştirsin! 20:5 O zaman zaferini sevinç çığlıklarıyla kutlayacağız, Tanrımızın adıyla sancaklarımızı dikeceğiz. RAB senin bütün dileklerini yerine getirsin. 20:6 Şimdi anladım ki, RAB meshettiği kralı kurtarıyor, Sağ elinin kurtarıcı gücüyle Kutsal göklerinden ona yanıt veriyor. 20:7 Bazıları savaş arabalarına, Bazıları atlarına güvenir, Bizse Tanrımız RABbin adına güveniriz. 20:8 Onlar çöküyor, düşüyorlar; Bizse kalkıyor, dimdik duruyoruz. 20:9 Ya RAB, kralı kurtar! Yanıtla bizi sana yakardığımız gün! 21:1 Ya RAB, kral seviniyor gösterdiğin güce. Sevinçten coşuyor verdiğin zaferle! 21:2 Gönlünün istediğini verdin, Ağzından çıkan dileği geri çevirmedin. --iSela 21:3 Onu güzel armağanlarla karşıladın, Başına saf altından taç koydun. 21:4 Senden yaşam istedi, verdin ona: Uzun, sonsuz bir ömür. 21:5 Sağladığın zaferle büyük yüceliğe erişti, Onu görkem ve büyüklükle donattın. 21:6 Üzerine sürekli bereket yağdırdın, Varlığınla onu sevince boğdun. 21:7 Çünkü kral RABbe güvenir, Yüceler Yücesinin sevgisi sayesinde sarsılmaz. 21:8 Elin bütün düşmanlarına erişecek, Sağ elin senden nefret edenlere uzanacak. 21:9 Öfkelendiğin an, ya RAB, Kızgın fırına döndüreceksin onları; Gazapla yutacak, Ateşle tüketeceksin. 21:10 Yok edeceksin çocuklarını yeryüzünden, Soylarını insanlar arasından. 21:11 Düzenler kursalar sana, Aldatmaya çalışsalar, Yine de başarılı olamazlar. 21:12 Çünkü sırtlarını döndüreceksin, Yayını yüzlerine doğru gerince. 21:13 Yüceliğini göster, ya RAB, gücünle! Ezgiler söyleyip ilahilerle öveceğiz kudretini. 22:1 Tanrım, Tanrım, beni neden terk ettin? Niçin bana yardım etmekten, Haykırışıma kulak vermekten uzak duruyorsun? 22:2 Ey Tanrım, gündüz sesleniyorum, yanıt vermiyorsun, Gece sesleniyorum, yine rahat yok bana. 22:3 Oysa sen kutsalsın, İsrailin övgüleri üzerine taht kuran sensin. 22:4 Sana güvendiler atalarımız, Sana dayandılar, onları kurtardın. 22:5 Sana yakarıp kurtuldular, Sana güvendiler, aldanmadılar. 22:6 Ama ben insan değil, toprak kurduyum, İnsanlar beni küçümsüyor, halk hor görüyor. 22:7 Beni gören herkes alay ediyor, Sırıtıp baş sallayarak diyorlar ki, 22:8 ‹‹Sırtını RABbe dayadı, kurtarsın bakalım onu, Madem onu seviyor, yardım etsin!›› 22:9 Oysa beni ana rahminden çıkaran, Ana kucağındayken sana güvenmeyi öğreten sensin. 22:10 Doğuşumdan beri sana teslim edildim, Ana rahminden beri Tanrım sensin. 22:11 Benden uzak durma! Çünkü sıkıntı yanıbaşımda, Yardım edecek kimse yok. 22:12 Boğalar kuşatıyor beni, Azgın Başan boğaları sarıyor çevremi. 22:13 Kükreyerek avını parçalayan aslanlar gibi Ağızlarını açıyorlar bana. 22:14 Su gibi dökülüyorum, Bütün kemiklerim oynaklarından çıkıyor; Yüreğim balmumu gibi içimde eriyor. 22:15 Gücüm çömlek parçası gibi kurudu, Dilim damağıma yapışıyor; Beni ölüm toprağına yatırdın. 22:16 Köpekler kuşatıyor beni, Kötüler sürüsü çevremi sarıyor, Ellerimi, ayaklarımı deliyorlar. 22:17 Bütün kemiklerimi sayar oldum, Gözlerini dikmiş, bana bakıyorlar. 22:18 Giysilerimi aralarında paylaşıyor, Elbisem için kura çekiyorlar. 22:19 Ama sen, ya RAB, uzak durma; Ey gücüm benim, yardımıma koş! 22:20 Canımı kılıçtan, Biricik hayatımı köpeğin pençesinden kurtar! 22:21 Kurtar beni aslanın ağzından, Yaban öküzlerinin boynuzundan. Yanıt ver bana! 22:22 Adını kardeşlerime duyurayım, Topluluğun ortasında sana övgüler sunayım: 22:23 Ey sizler, RABden korkanlar, Ona övgüler sunun! Ey Yakup soyu, Onu yüceltin! Ey İsrail soyu, Ona saygı gösterin! 22:24 Çünkü O mazlumun çektiği sıkıntıyı hafife almadı, Ondan tiksinmedi, yüz çevirmedi; Kendisini yardıma çağırdığında ona kulak verdi. 22:25 Övgü konum sen olacaksın büyük toplulukta, Senden korkanların önünde yerine getireceğim adaklarımı. 22:26 Yoksullar yiyip doyacak, RABbe yönelenler Ona övgü sunacak. Sonsuza dek ömrünüz tükenmesin! 22:27 Yeryüzünün dört bucağı anımsayıp RABbe dönecek, Ulusların bütün soyları Onun önünde yere kapanacak. 22:28 Çünkü egemenlik RABbindir, Ulusları O yönetir. 22:29 Yeryüzündeki bütün zenginler doyacak Ve Onun önünde yere kapanacak, Toprağa gidenler, Ölümlerine engel olamayanlar, Eğilecekler Onun önünde. 22:30 Gelecek kuşaklar Ona kulluk edecek, Rab yeni kuşaklara anlatılacak. 22:31 O'nun kurtarışını, ‹‹Rab yaptı bunları›› diyerek, Henüz doğmamış bir halka duyuracaklar. 23:1 RAB çobanımdır, Eksiğim olmaz. 23:2 Beni yemyeşil çayırlarda yatırır, Sakin suların kıyısına götürür. 23:3 İçimi tazeler, Adı uğruna bana doğru yollarda öncülük eder. 23:4 Karanlık ölüm vadisinden geçsem bile, Kötülükten korkmam. Çünkü sen benimlesin. Çomağın, değneğin güven verir bana. 23:5 Düşmanlarımın önünde bana sofra kurarsın, Başıma yağ sürersin, Kâsem taşıyor. 23:6 Ömrüm boyunca yalnız iyilik ve sevgi izleyecek beni, Hep RAB'bin evinde oturacağım. 24:1 RABbindir yeryüzü ve içindeki her şey, Dünya ve üzerinde yaşayanlar; 24:2 Çünkü Odur denizler üzerinde onu kuran, Sular üzerinde durduran. 24:3 RABbin dağına kim çıkabilir, Kutsal yerinde kim durabilir? 24:4 Elleri pak, yüreği temiz olan, Gönlünü putlara kaptırmayan, Yalan yere ant içmeyen. 24:5 RAB kutsar böylesini, Kurtarıcısı Tanrı aklar. 24:6 Ona yönelenler, Yakupun Tanrısının yüzünü arayanlar İşte böyledir. --iSela 24:7 Kaldırın başınızı, ey kapılar! Açılın, ey eski kapılar! Yüce Kral girsin içeri! 24:8 Kimdir bu Yüce Kral? O RABdir, güçlü ve yiğit, Savaşta yiğit olan RAB. 24:9 Kaldırın başınızı, ey kapılar! Açılın, ey eski kapılar! Yüce Kral girsin içeri! 24:10 Kimdir bu Yüce Kral? Her Şeye Egemen RAB'dir bu Yüce Kral! --iSela 25:1 Ya RAB, bütün varlığımla sana yaklaşıyorum, 25:2 Ey Tanrım, sana güveniyorum, utandırma beni, Düşmanlarım zafer kahkahası atmasın! 25:3 Sana umut bağlayan hiç kimse utanca düşmez; Nedensiz hainlik edenler utanır. 25:4 Ya RAB, yollarını bana öğret, Yönlerini bildir. 25:5 Bana gerçek yolunda öncülük et, eğit beni; Çünkü beni kurtaran Tanrı sensin. Bütün gün umudum sende. 25:6 Ya RAB, sevecenliğini ve sevgini anımsa; Çünkü onlar öncesizlikten beri aynıdır. 25:7 Gençlik günahlarımı, isyanlarımı anımsama, Sevgine göre anımsa beni, Çünkü sen iyisin, ya RAB. 25:8 RAB iyi ve doğrudur, Onun için günahkârlara yol gösterir. 25:9 Alçakgönüllülere adalet yolunda öncülük eder, Kendi yolunu öğretir onlara. 25:10 RABbin bütün yolları sevgi ve sadakate dayanır Antlaşmasındaki buyruklara uyanlar için. 25:11 Ya RAB, adın uğruna Suçumu bağışla, çünkü suçum büyük. 25:12 Kim RABden korkarsa, RAB ona seçeceği yolu gösterir. 25:13 Gönenç içinde yaşayacak o insan, Soyu ülkeyi sahiplenecek. 25:14 RAB kendisinden korkanlarla paylaşır sırrını, Onlara açıklar antlaşmasını. 25:15 Gözlerim hep RABdedir, Çünkü ayaklarımı ağdan O çıkarır. 25:16 Halime bak, lütfet bana; Çünkü garip ve mazlumum. 25:17 Yüreğimdeki sıkıntılar artıyor, Kurtar beni dertlerimden! 25:18 Üzüntüme, acılarıma bak, Bütün günahlarımı bağışla! 25:19 Düşmanlarıma bak, ne kadar çoğaldılar, Nasıl da benden nefret ediyorlar! 25:20 Canımı koru, kurtar beni! Hayal kırıklığına uğratma, çünkü sana sığınıyorum! 25:21 Dürüstlük, doğruluk korusun beni, Çünkü umudum sendedir. 25:22 Ey Tanrı, kurtar İsrail'i Bütün sıkıntılarından! 26:1 Beni haklı çıkar, ya RAB, Çünkü dürüst bir yaşam sürdüm; Sarsılmadan RABbe güvendim. 26:2 Dene beni, ya RAB, sına; Duygularımı, düşüncelerimi yokla. 26:3 Çünkü sevgini hep göz önünde tutuyor, Senin gerçeğini yaşıyorum ben. 26:4 Yalancılarla oturmam, İkiyüzlülerin suyuna gitmem. 26:5 Kötülük yapanlar topluluğundan nefret ederim, Fesatçıların arasına girmem. 26:6 Suçsuzluğumu göstermek için ellerimi yıkar, Sunağının çevresinde dönerim, ya RAB, 26:7 Yüksek sesle şükranımı duyurmak Ve bütün harikalarını anlatmak için. 26:8 Severim, ya RAB, yaşadığın evi, Görkeminin bulunduğu yeri. 26:9 Günahkârların, Eli kanlı adamların yanısıra canımı alma. 26:10 Onların elleri kötülük aletidir, Sağ elleri rüşvet doludur. 26:11 Ama ben dürüst yaşarım, Kurtar beni, lütfet bana! 26:12 Ayağım emin yerde duruyor. Topluluk içinde sana övgüler sunacağım, ya RAB. 27:1 RAB benim ışığım, kurtuluşumdur, Kimseden korkmam. RAB yaşamımın kalesidir, Kimseden yılmam. 27:2 Hasımlarım, düşmanlarım olan kötüler, Beni yutmak için üzerime gelirken Tökezleyip düşerler. 27:3 Karşımda bir ordu konaklasa, Kılım kıpırdamaz, Bana karşı savaş açılsa, Yine güvenimi yitirmem. 27:4 RABden tek dileğim, tek isteğim şu: RABbin güzelliğini seyretmek, Tapınağında Ona hayran olmak için Ömrümün bütün günlerini Onun evinde geçirmek. 27:5 Çünkü O kötü günde beni çardağında gizleyecek, Çadırının emin yerinde saklayacak, Yüksek bir kaya üzerine çıkaracak beni. 27:6 O zaman çevremi saran düşmanlarıma karşı Başım yukarı kalkacak, Sevinçle haykırarak kurbanlar sunacağım Onun çadırında, Onu ezgilerle, ilahilerle öveceğim. 27:7 Sana yakarıyorum, ya RAB, kulak ver sesime, Lütfet, yanıtla beni! 27:8 Ya RAB, içimden bir ses duydum: ‹‹Yüzümü ara!›› dedin, İşte yüzünü arıyorum. 27:9 Yüzünü benden gizleme, Kulunu öfkeyle geri çevirme! Bana hep yardımcı oldun; Bırakma, terk etme beni, Ey beni kurtaran Tanrı! 27:10 Annemle babam beni terk etseler bile, RAB beni kabul eder. 27:11 Ya RAB, yolunu öğret bana, Düşmanlarıma karşı Düz yolda bana öncülük et. 27:12 Beni hasımlarımın keyfine bırakma, Çünkü yalancı tanıklar dikiliyor karşıma, Ağızları şiddet saçıyor. 27:13 Yaşam diyarında RABbin iyiliğini göreceğimden kuşkum yok. 27:14 Umudunu RAB'be bağla, Güçlü ve yürekli ol; Umudunu RAB'be bağla! 28:1 Ya RAB, sana yakarıyorum, Kayam benim, kulak tıkama sesime; Çünkü sen sessiz kalırsan, Ölüm çukuruna inen ölülere dönerim ben. 28:2 Seni yardıma çağırdığımda, Ellerimi kutsal konutuna doğru açtığımda, Kulak ver yalvarışlarıma. 28:3 Beni kötülerle, haksızlık yapanlarla Aynı kefeye koyup cezalandırma. Onlar komşularıyla dostça konuşur, Ama yüreklerinde kötülük beslerler. 28:4 Eylemlerine, yaptıkları kötülüklere göre onları yanıtla; Yaptıklarının, hak ettiklerinin karşılığını ver. 28:5 Onlar RABbin yaptıklarına, Ellerinin eserine önem vermezler; Bu yüzden RAB onları yıkacak, Bir daha ayağa kaldırmayacak. 28:6 RABbe övgüler olsun! Çünkü yalvarışımı duydu. 28:7 RAB benim gücüm, kalkanımdır, Ona yürekten güveniyor ve yardım görüyorum. Yüreğim coşuyor, Ezgilerimle Ona şükrediyorum. 28:8 RAB halkının gücüdür, Meshettiği kralın zafer kalesidir. 28:9 Halkını kurtar, kendi halkını kutsa; Çobanlık et onlara, sürekli destek ol! 29:1 Ey ilahi varlıklar, RABbi övün, RABbin gücünü, yüceliğini övün, 29:2 RABbin görkemini adına yaraşır biçimde övün, Kutsal giysiler içinde RABbe tapının! 29:3 RABbin sesi sulara hükmediyor, Yüce Tanrı gürlüyor, RAB engin sulara hükmediyor. 29:4 RABbin sesi güçlüdür, RABbin sesi görkemlidir. 29:5 RABbin sesi sedir ağaçlarını kırar, Lübnan sedirlerini parçalar. 29:6 Lübnanı buzağı gibi, Siryon Dağını yabanıl öküz yavrusu gibi sıçratır. 29:7 RABbin sesi şimşek gibi çakar, 29:8 RABbin sesi çölü titretir, RAB Kadeş Çölünü sarsar. 29:9 RABbin sesi geyikleri doğurtur, Ormanları çıplak bırakır. Onun tapınağında herkes ‹‹Yücesin!›› diye haykırır. eğer››. 29:10 RAB tufan üstünde taht kurdu, O sonsuza dek kral kalacak. 29:11 RAB halkına güç verir, Halkını esenlikle kutsar! 30:1 Seni yüceltmek istiyorum, ya RAB, Çünkü beni kurtardın, Düşmanlarımı bana güldürmedin. 30:2 Ya RAB Tanrım, Sana yakardım, bana şifa verdin. 30:3 Ya RAB, beni ölüler diyarından çıkardın, Yaşam verdin bana, ölüm çukuruna düşürmedin. 30:4 Ey RABbin sadık kulları, Onu ilahilerle övün, Kutsallığını anarak Ona şükredin. 30:5 Çünkü öfkesi bir an sürer, Lütfu ise bir ömür; Gözyaşlarınız belki bir gece akar, Ama sabahla sevinç doğar. 30:6 Huzur duyunca dedim ki, ‹‹Asla sarsılmayacağım!›› 30:7 Ya RAB, lütfunla beni güçlü bir dağ gibi Sarsılmaz kıldın; Ama sen yüzünü gizleyince, Dehşete düştüm. 30:8 Ya RAB, sana sesleniyorum, Rabbe yalvarıyorum: 30:9 ‹‹Ne yararı olur senin için dökülen kanımın, Ölüm çukuruna inersem? Toprak sana övgüler sunar mı, Senin sadakatini ilan eder mi? 30:10 Dinle, ya RAB, acı bana; Yardımcım ol, ya RAB!›› 30:11 Yasımı şenliğe döndürdün, Çulumu çıkarıp beni sevinçle kuşattın. 30:12 Öyle ki, gönlüm seni ilahilerle övsün, susmasın! Ya RAB Tanrım, sana sürekli şükredeceğim. 31:1 Ya RAB, sana sığınıyorum. Utandırma beni hiçbir zaman! Adaletinle kurtar beni! 31:2 Kulak ver bana, Çabuk yetiş, kurtar beni; Bir kaya ol bana sığınmam için, Güçlü bir kale ol kurtulmam için! 31:3 Madem kayam ve kalem sensin, Öncülük et, yol göster bana Kendi adın uğruna. 31:4 Bana kurdukları tuzaktan uzak tut beni, Çünkü sığınağım sensin. 31:5 Ruhumu ellerine bırakıyorum, Ya RAB, sadık Tanrı, kurtar beni. 31:6 Değersiz putlara bel bağlayanlardan tiksinirim, RABbe güvenirim ben. 31:7 Sadakatinden ötürü sevinip coşacağım, Çünkü düşkün halimi görüyor, Çektiğim sıkıntıları biliyorsun, 31:8 Beni düşman eline düşürmedin, Bastığım yerleri genişlettin. 31:9 Acı bana, ya RAB, sıkıntıdayım, Üzüntü gözümü, canımı, içimi kemiriyor. 31:10 Ömrüm acıyla, Yıllarım iniltiyle tükeniyor, Suçumdan ötürü gücüm zayıflıyor, Kemiklerim eriyor. 31:11 Düşmanlarım yüzünden rezil oldum, Özellikle komşularıma. Tanıdıklarıma dehşet salar oldum; Beni sokakta görenler benden kaçar oldu. 31:12 Gönülden çıkmış bir ölü gibi unutuldum, Kırılmış bir çömleğe döndüm. 31:13 Birçoğunun fısıldaştığını duyuyorum, Her yer dehşet içinde, Bana karşı anlaştılar, Canımı almak için düzen kurdular. 31:14 Ama ben sana güveniyorum, ya RAB, ‹‹Tanrım sensin!›› diyorum. 31:15 Hayatım senin elinde, Kurtar beni düşmanlarımın pençesinden, Ardıma düşenlerden. 31:16 Yüzün kulunu aydınlatsın, Sevgi göster, kurtar beni! 31:17 Utandırma beni, ya RAB, sana sesleniyorum; Kötüler utansın, ölüler diyarında sesleri kesilsin. 31:18 Sussun o yalancı dudaklar; Doğru insana karşı Gururla, tepeden bakarak, Küçümseyerek konuşan dudaklar. 31:19 İyiliğin ne büyüktür, ya RAB, Onu senden korkanlar için saklarsın, Herkesin gözü önünde, Sana sığınanlara iyi davranırsın. 31:20 İnsanların düzenlerine karşı, Koruyucu huzurunla üzerlerine kanat gerersin; Saldırgan dillere karşı Onları çardağında gizlersin. 31:21 RABbe övgüler olsun, Kuşatılmış bir kentte Sevgisini bana harika biçimde gösterdi. 31:22 Telaş içinde demiştim ki, ‹‹Huzurundan atıldım!›› Ama yardıma çağırınca seni, Yalvarışımı işittin. 31:23 RABbi sevin, ey Onun sadık kulları! RAB kendisine bağlı olanları korur, Büyüklenenlerin ise tümüyle hakkından gelir. 31:24 Ey RAB'be umut bağlayanlar, Güçlü ve yürekli olun! 32:1 Ne mutlu isyanı bağışlanan, Günahı örtülen insana! edebiyat terimi. ‹‹Didaktik şiir›› anlamına gelebilir. 32:2 Suçu RAB tarafından sayılmayan, Ruhunda hile bulunmayan insana ne mutlu! 32:3 Sustuğum sürece Kemiklerim eridi, Gün boyu inlemekten. 32:4 Çünkü gece gündüz Elin üzerimde ağırlaştı. Dermanım tükendi yaz sıcağında gibi. --iSela 32:5 Günahımı açıkladım sana, Suçumu gizlemedim. ‹‹RABbe isyanımı itiraf edeceğim›› deyince, Günahımı, suçumu bağışladın. --iSela 32:6 Bu nedenle her sadık kulun Ulaşılır olduğun zaman sana dua etsin. Engin sular taşsa bile ona erişemez. 32:7 Sığınağım sensin, Beni sıkıntıdan korur, Çevremi kurtuluş ilahileriyle kuşatırsın. --iSela 32:8 Eğiteceğim seni, gideceğin yolu göstereceğim, Öğüt vereceğim sana, Gözüm sendedir. 32:9 At ya da katır gibi anlayışsız olmayın; Onları idare etmek için gem ve dizgin gerekir, Yoksa sana yaklaşmazlar. 32:10 Kötülerin acısı çoktur, Ama RABbe güvenenleri Onun sevgisi kuşatır. 32:11 Ey doğru insanlar, sevinç kaynağınız RAB olsun, coşun; Ey yüreği temiz olanlar, Hepiniz sevinç çığlıkları atın! 33:1 Ey doğru insanlar, RABbe sevinçle haykırın! Dürüstlere Onu övmek yaraşır. 33:2 Lir çalarak RABbe şükredin, On telli çenk eşliğinde Onu ilahilerle övün. 33:3 Ona yeni bir ezgi söyleyin, Sevinç çığlıklarıyla sazınızı konuşturun. 33:4 Çünkü RABbin sözü doğrudur, Her işi sadakatle yapar. 33:5 Doğruluğu, adaleti sever, RABbin sevgisi yeryüzünü doldurur. 33:6 Gökler RABbin sözüyle, Gök cisimleri ağzından çıkan solukla yaratıldı. 33:7 Deniz sularını bir araya toplar, Engin suları ambarlara depolar. 33:8 Bütün yeryüzü RABden korksun, Dünyada yaşayan herkes Ona saygı duysun. 33:9 Çünkü O söyleyince, her şey var oldu; O buyurunca, her şey belirdi. 33:10 RAB ulusların planlarını bozar, Halkların tasarılarını boşa çıkarır. 33:11 Ama RABbin planları sonsuza dek sürer, Yüreğindeki tasarılar kuşaklar boyunca değişmez. 33:12 Ne mutlu Tanrısı RAB olan ulusa, Kendisi için seçtiği halka! 33:13 RAB göklerden bakar, Bütün insanları görür. 33:14 Oturduğu yerden, Yeryüzünde yaşayan herkesi gözler. 33:15 Herkesin yüreğini yaratan, Yaptıkları her şeyi tartan Odur. 33:16 Ne büyük ordularıyla zafer kazanan kral var, Ne de büyük gücüyle kurtulan yiğit. 33:17 Zafer için at boş bir umuttur, Büyük gücüne karşın kimseyi kurtaramaz. 33:18 Ama RABbin gözü kendisinden korkanların, Sevgisine umut bağlayanların üzerindedir; 33:19 Böylece onları ölümden kurtarır, Kıtlıkta yaşamalarını sağlar. 33:20 Umudumuz RABdedir, Yardımcımız, kalkanımız Odur. 33:21 Onda sevinç bulur yüreğimiz, Çünkü Onun kutsal adına güveniriz. 33:22 Madem umudumuz sende, Sevgin üzerimizde olsun, ya RAB! 34:1 Her zaman RABbe övgüler sunacağım, Övgüsü dilimden düşmeyecek. 34:2 RABle övünürüm, Mazlumlar işitip sevinsin! 34:3 Benimle birlikte RABbin büyüklüğünü duyurun, Adını birlikte yüceltelim. 34:4 RABbe yöneldim, yanıt verdi bana, Bütün korkularımdan kurtardı beni. 34:5 Ona bakanların yüzü ışıl ışıl parlar, Yüzleri utançtan kızarmaz. 34:6 Bu mazlum yakardı, RAB duydu, Bütün sıkıntılarından kurtardı onu. 34:7 RABbin meleği Ondan korkanların çevresine ordugah kurar, Kurtarır onları. 34:8 Tadın da görün, RAB ne iyidir, Ne mutlu Ona sığınan adama! 34:9 RABden korkun, ey Onun kutsalları, Çünkü Ondan korkanın eksiği olmaz. 34:10 Genç aslanlar bile aç ve muhtaç olur; Ama RABbe yönelenlerden hiçbir iyilik esirgenmez. 34:11 Gelin, ey çocuklar, dinleyin beni: Size RAB korkusunu öğreteyim. 34:12 Kim yaşamdan zevk almak, İyi günler görmek istiyorsa, 34:13 Dilini kötülükten, Dudaklarını yalandan uzak tutsun. 34:14 Kötülükten sakının, iyilik yapın; Esenliği amaçlayın, ardınca gidin. 34:15 RABbin gözleri doğru kişilerin üzerindedir, Kulakları onların yakarışına açıktır. 34:16 RAB kötülük yapanlara karşıdır, Onların anısını yeryüzünden siler. 34:17 Doğrular yakarır, RAB duyar; Bütün sıkıntılarından kurtarır onları. 34:18 RAB gönlü kırıklara yakındır, Ruhu ezginleri kurtarır. 34:19 Doğrunun dertleri çoktur, Ama RAB hepsinden kurtarır onu. 34:20 Bütün kemiklerini korur, Hiçbiri kırılmaz. 34:21 Kötü insanın sonu kötülükle biter, Cezasını bulur doğrulardan nefret edenler. 34:22 RAB kullarını kurtarır, O'na sığınanların hiçbiri ceza görmez. 35:1 Ya RAB, benimle uğraşanlarla sen uğraş, Benimle savaşanlarla sen savaş! 35:2 Al küçük kalkanla büyük kalkanı, Yardımıma koş! 35:3 Kaldır mızrağını, kargını beni kovalayanlara, ‹‹Seni ben kurtarırım›› de bana! 35:4 Canıma kastedenler utanıp rezil olsun! Utançla geri çekilsin bana kötülük düşünenler! 35:5 Rüzgarın sürüklediği saman çöpüne dönsünler, RABbin meleği artlarına düşsün! 35:6 Karanlık ve kaygan olsun yolları, RABbin meleği kovalasın onları! 35:7 Madem neden yokken bana gizli ağlar kurdular, Nedensiz çukur kazdılar, 35:8 Başlarına habersiz felaket gelsin, Gizledikleri ağa kendileri tutulsun, Felakete uğrasınlar. 35:9 O zaman RABde sevinç bulacağım, Beni kurtardığı için coşacağım. 35:10 Bütün varlığımla şöyle diyeceğim: ‹‹Senin gibisi var mı, ya RAB, Mazlumu zorbanın elinden, Mazlumu ve yoksulu soyguncudan kurtaran?›› 35:11 Kötü niyetli tanıklar türüyor, Bilmediğim konuları soruyorlar. 35:12 İyiliğime karşı kötülük ediyor, Yalnızlığa itiyorlar beni. 35:13 Oysa onlar hastalanınca ben çula sarınır, Oruç tutup alçakgönüllü olurdum. Duam yanıtsız kalınca, Bir dost, bir kardeş yitirmiş gibi dolaşırdım. Kederden belim bükülürdü, Annesi için yas tutan biri gibi. 35:15 Ama ben sendeleyince toplanıp sevindiler, Toplandı bana karşı tanımadığım alçaklar, Durmadan didiklediler beni. 35:16 Tanrıtanımaz, alaycı soytarılar gibi, Diş gıcırdattılar bana. 35:17 Ne zamana dek seyirci kalacaksın, ya Rab? Kurtar canımı bunların saldırısından, Hayatımı bu genç aslanlardan! 35:18 Büyük toplantıda sana şükürler sunacağım, Kalabalığın ortasında sana övgüler dizeceğim. 35:19 Sevinmesin boş yere bana düşman olanlar, Göz kırpmasınlar birbirlerine Nedensiz benden nefret edenler. 35:20 Çünkü barış sözünü etmez onlar, Kurnazca düzen kurarlar ülkenin sakin insanlarına. 35:21 Beni suçlamak için ağızlarını ardına kadar açtılar: ‹‹Oh! Oh!›› diyorlar, ‹‹İşte kendi gözümüzle gördük yaptıklarını!›› 35:22 Olup biteni sen de gördün, ya RAB, sessiz kalma, Ya Rab, benden uzak durma! 35:23 Uyan, kalk savun beni, Uğraş hakkım için, ey Tanrım ve Rabbim! 35:24 Adaletin uyarınca haklı çıkar beni, ya RAB, Tanrım benim! Gülmesinler halime! 35:25 Demesinler içlerinden: ‹‹Oh! İşte buydu dileğimiz!››, Konuşmasınlar ardımdan: ‹‹Yedik başını!›› diye. 35:26 Utansın kötü halime sevinenler, Kızarsın yüzleri hepsinin; Gururla karşıma dikilenler Utanca, rezalete bürünsün. 35:27 Benim haklı çıkmamı isteyenler, Sevinç çığlıkları atıp coşsunlar; Şöyle desinler sürekli: ‹‹Kulunun esenliğinden hoşlanan RAB yücelsin!›› 35:28 O zaman gün boyu adaletin, Övgülerin dilimden düşmeyecek. 36:1 Günah fısıldar kötü insana, Yüreğinin dibinden: Tanrı korkusu yoktur onda. 36:2 Kendini öyle beğenmiş ki, Suçunu görmez, ondan tiksinmez. 36:3 Ağzından kötülük ve yalan akar, Akıllanmaktan, iyilik yapmaktan vazgeçmiş. 36:4 Yatağında bile fesat düşünür, Olumsuz yolda direnir, reddetmez kötülüğü. 36:5 Ya RAB, sevgin göklere, Sadakatin gökyüzüne erişir. 36:6 Doğruluğun ulu dağlara benzer, Adaletin uçsuz bucaksız enginlere. İnsanı da, hayvanı da koruyan sensin, ya RAB. 36:7 Sevgin ne değerli, ey Tanrı! Kanatlarının gölgesine sığınır insanoğlu. 36:8 Evindeki bolluğa doyarlar, Zevklerinin ırmağından içirirsin onlara. 36:9 Çünkü yaşam kaynağı sensin, Senin ışığınla aydınlanırız. 36:10 Sürekli göster Seni tanıyanlara sevgini, Yüreği temiz olanlara doğruluğunu. 36:11 Gururlunun ayağı bana varmasın, Kötülerin eli beni kovmasın. 36:12 Kötülük yapanlar oracıkta düştüler, Yıkıldılar, kalkamazlar artık. 37:1 Kötülük edenlere kızıp üzülme, Suç işleyenlere özenme! 37:2 Çünkü onlar ot gibi hemen solacak, Yeşil bitki gibi kuruyup gidecek. 37:3 Sen RABbe güven, iyilik yap, Ülkede otur, sadakatle çalış. 37:4 RABden zevk al, O senin içindeki istekleri yerine getirecektir. 37:5 Her şeyi RABbe bırak, Ona güven, O gerekeni yapar. 37:6 O senin doğruluğunu ışık gibi, Hakkını öğle güneşi gibi Aydınlığa çıkarır. 37:7 RABbin önünde sakin dur, sabırla bekle; Kızıp üzülme işi yolunda olanlara, Kötü amaçlarına kavuşanlara. 37:8 Kızmaktan kaçın, bırak öfkeyi, Üzülme, yalnız kötülüğe sürükler bu seni. 37:9 Çünkü kötülerin kökü kazınacak, Ama RABbe umut bağlayanlar ülkeyi miras alacak. 37:10 Yakında kötünün sonu gelecek, Yerini arasan da bulunmayacak. 37:11 Ama alçakgönüllüler ülkeyi miras alacak, Derin bir huzurun zevkini tadacak. 37:12 Kötü insan doğru insana düzen kurar, Diş gıcırdatır. 37:13 Ama Rab kötüye güler, Çünkü bilir onun sonunun geldiğini. 37:14 Kılıç çekti kötüler, yaylarını gerdi, Mazlumu, yoksulu yıkmak, Doğru yolda olanları öldürmek için. 37:15 Ama kılıçları kendi yüreklerine saplanacak, Yayları kırılacak. 37:16 Doğrunun azıcık varlığı, Pek çok kötünün servetinden iyidir. 37:17 Çünkü kötülerin gücü kırılacak, Ama doğrulara RAB destek olacak. 37:18 RAB yetkinlerin her gününü gözetir, Onların mirası sonsuza dek sürecek. 37:19 Kötü günde utanmayacaklar, Kıtlıkta karınları doyacak. 37:20 Ama kötüler yıkıma uğrayacak; RABbin düşmanları kır çiçekleri gibi kuruyup gidecek, Duman gibi dağılıp yok olacak. 37:21 Kötüler ödünç alır, geri vermez; Doğrularsa cömertçe verir. 37:22 RABbin kutsadığı insanlar ülkeyi miras alacak, Lanetlediği insanların kökü kazınacak. 37:23 RAB insana sağlam adım attırır, İnsanın yolundan hoşnut olursa. 37:24 Düşse bile yıkılmaz insan, Çünkü elinden tutan RABdir. 37:25 Gençtim, ömrüm tükendi, Ama hiç görmedim doğru insanın terk edildiğini, Soyunun ekmek dilendiğini. 37:26 O hep cömertçe ödünç verir, Soyu kutsanır. 37:27 Kötülükten kaç, iyilik yap; Sonsuz yaşama kavuşursun. 37:28 Çünkü RAB doğruyu sever, Sadık kullarını terk etmez. Onlar sonsuza dek korunacak, Kötülerinse kökü kazınacak. 37:29 Doğrular ülkeyi miras alacak, Orada sonsuza dek yaşayacak. 37:30 Doğrunun ağzından bilgelik akar, Dilinden adalet damlar. 37:31 Tanrısının yasası yüreğindedir, Ayakları kaymaz. 37:32 Kötü, doğruya pusu kurar, Onu öldürmeye çalışır. 37:33 Ama RAB onu kötünün eline düşürmez, Yargılanırken mahkûm etmez. 37:34 RABbe umut bağla, Onun yolunu tut, Ülkeyi miras almak üzere seni yükseltecektir. Kötülerin kökünün kazındığını göreceksin. 37:35 Kötü ve acımasız adamı gördüm, İlk dikildiği toprakta yeşeren ağaç gibi Dal budak salıyordu; 37:36 Geçip gitti, yok oldu, Aradım, bulunmaz oldu. 37:37 Yetkin adamı gözle, doğru adama bak, Çünkü yarınlar barışseverindir. 37:38 Ama başkaldıranların hepsi yok olacak, Kötülerin kökü kazınacak. 37:39 Doğruların kurtuluşu RABden gelir, Sıkıntılı günde onlara kale olur. 37:40 RAB onlara yardım eder, kurtarır onları, Kötülerin elinden alıp özgür kılar, Çünkü kendisine sığınırlar. 38:1 Ya RAB, öfkelenip azarlama beni, Gazapla yola getirme! 38:2 Okların içime saplandı, Elin üzerime indi. 38:3 Öfken yüzünden sağlığım bozuldu, Günahım yüzünden rahatım kaçtı. 38:4 Çünkü suçlarım başımdan aştı, Taşınmaz bir yük gibi sırtımda ağırlaştı. 38:5 Akılsızlığım yüzünden Yaralarım iğrenç, irinli. 38:6 Eğildim, iki büklüm oldum, Gün boyu yaslı dolaşıyorum. 38:7 Çünkü belim ateş içinde, Sağlığım bozuk. 38:8 Tükendim, ezildim alabildiğine, İnliyorum yüreğimin acısından. 38:9 Ya Rab, bütün özlemlerimi bilirsin, İniltilerim senden gizli değil. 38:10 Yüreğim çarpıyor, gücüm tükeniyor, Gözlerimin feri bile söndü. 38:11 Eşim dostum kaçar oldu derdimden, Yakınlarım uzak duruyor benden. 38:12 Canıma susayanlar bana tuzak kuruyor, Zararımı isteyenler kuyumu kazıyor, Gün boyu hileler düşünüyorlar. 38:13 Ama ben bir sağır gibi duymuyorum, Bir dilsiz gibi ağzımı açmıyorum; 38:14 Duymaz, Ağzında yanıt bulunmaz bir adama döndüm. 38:15 Umudum sende, ya RAB, Sen yanıtlayacaksın, ya Rab, Tanrım benim! 38:16 Çünkü dua ediyorum: ‹‹Halime sevinmesinler, Ayağım kayınca böbürlenmesinler!›› 38:17 Düşmek üzereyim, Acım hep içimde. 38:18 Suçumu itiraf ediyorum, Günahım yüzünden kaygılanıyorum. 38:19 Ama düşmanlarım güçlü ve dinç, Yok yere benden nefret edenler çok. 38:20 İyiliğe karşı kötülük yapanlar bana karşı çıkar, İyiliğin peşinde olduğum için. 38:21 Beni terk etme, ya RAB! Ey Tanrım, benden uzak durma! 38:22 Yardımıma koş, Ya Rab, kurtuluşum benim! 39:1 Karar verdim: ‹‹Adımlarıma dikkat edeceğim, Dilimi günahtan sakınacağım; Karşımda kötü biri oldukça, Ağzıma gem vuracağım.›› 39:2 Dilimi tutup sustum, Hep kaçındım konuşmaktan, yararı olsa bile. Acım alevlendi, 39:3 Yüreğim tutuştu içimde, Ateş aldı derin derin düşünürken, Şu sözler döküldü dilimden: 39:4 ‹‹Bildir bana, ya RAB, sonumu, Sayılı günlerimi; Bileyim ömrümün ne kadar kısa olduğunu! 39:5 Yalnız bir karış ömür verdin bana, Hiç kalır hayatım senin önünde. Her insan bir soluktur sadece, En güçlü çağında bile. --iSela 39:6 ‹‹Bir gölge gibi dolaşır insan, Boş yere çırpınır, Mal biriktirir, kime kalacağını bilmeden. 39:7 ‹‹Ne bekleyebilirim şimdi, ya Rab? Umudum sende. 39:8 Kurtar beni bütün isyanlarımdan, Aptalların hakaretine izin verme. 39:9 Sustum, açmayacağım ağzımı; Çünkü sensin bunu yapan. 39:10 Uzaklaştır üzerimden yumruklarını, Tokadının altında mahvoldum. 39:11 Sen insanı suçundan ötürü Azarlayarak yola getirirsin, Güve gibi tüketirsin sevdiği şeyleri. Her insan bir soluktur sadece. --iSela 39:12 ‹‹Duamı işit, ya RAB, Kulak ver yakarışıma, Gözyaşlarıma kayıtsız kalma! Çünkü ben bir garibim senin yanında, Bir yabancı, atalarım gibi. 39:13 Uzaklaştır üzerimden bakışlarını, Göçüp yok olmadan mutlu olayım!›› 40:1 RABbi sabırla bekledim; Bana yönelip yakarışımı duydu. 40:2 Ölüm çukurundan, Balçıktan çıkardı beni, Ayaklarımı kaya üzerinde tuttu, Kaymayayım diye. 40:3 Ağzıma yeni bir ezgi, Tanrımıza bir övgü ilahisi koydu. Çokları görüp korkacak Ve RABbe güvenecekler. 40:4 Ne mutlu RABbe güvenen insana, Gururluya, yalana sapana ilgi duymayana. 40:5 Ya RAB, Tanrım, Harikaların, düşüncelerin ne çoktur bizim için; Sana eş koşulmaz! Duyurmak, anlatmak istesem yaptıklarını, Saymakla bitmez. 40:6 Kurbandan, sunudan hoşnut olmadın, Ama kulaklarımı açtın. Yakmalık sunu, günah sunusu da istemedin. 40:7 O zaman şöyle dedim: ‹‹İşte geldim; Kutsal Yazı tomarında benim için yazılmıştır. Ey Tanrım, senin isteğini yapmaktan zevk alırım ben, Yasan yüreğimin derinliğindedir.›› 40:9 Büyük toplantıda müjdelerim senin zaferini, Sözümü esirgemem, Ya RAB, bildiğin gibi! 40:10 Zaferini içimde gizlemem, Bağlılığını ve kurtarışını duyururum, Sevgini, sadakatini saklamam büyük topluluktan. 40:11 Ya RAB, esirgeme sevecenliğini benden! Sevgin, sadakatin hep korusun beni! 40:12 Sayısız belalar çevremi sardı, Suçlarım bana yetişti, önümü göremiyorum; Başımdaki saçlardan daha çoklar, Çaresiz kaldım. 40:13 Ne olur, ya RAB, kurtar beni! Yardımıma koş, ya RAB! 40:14 Utansın canımı almaya çalışanlar, Yüzleri kızarsın! Geri dönsün zararımı isteyenler, Rezil olsunlar! 40:15 Bana, ‹‹Oh! Oh!›› çekenler Dehşete düşsün utançlarından! 40:16 Sende neşe ve sevinç bulsun Bütün sana yönelenler! ‹‹RAB yücedir!›› desin hep Senin kurtarışını özleyenler! 40:17 Bense mazlum ve yoksulum, Düşün beni, ya Rab. Yardımcım ve kurtarıcım sensin, Geç kalma, ey Tanrım! 41:1 Ne mutlu yoksulu düşünene! RAB kurtarır onu kötü günde. 41:2 Korur RAB, yaşatır onu, Ülkede mutlu kılar, Terk etmez düşmanlarının eline. 41:3 Destek olur RAB ona Yatağa düşünce; Hastalandığında sağlığa kavuşturur onu. 41:4 ‹‹Acı bana, ya RAB!›› dedim, ‹‹Şifa ver bana, çünkü sana karşı günah işledim!›› 41:5 Kötü konuşuyor düşmanlarım ardımdan: ‹‹Ne zaman ölecek adı batası?›› diyorlar. 41:6 Biri beni görmeye geldi mi, boş laf ediyor, Fesat topluyor içinde, Sonra dışarı çıkıp fesadı yayıyor. 41:7 Benden nefret edenlerin hepsi Fısıldaşıyor aralarında bana karşı, Zararımı düşünüyorlar, 41:8 ‹‹Başına öyle kötü bir şey geldi ki›› diyorlar, ‹‹Yatağından kalkamaz artık.›› 41:9 Ekmeğimi yiyen, güvendiğim yakın dostum bile İhanet etti bana. 41:10 Bari sen acı bana, ya RAB, kaldır beni. Bunların hakkından geleyim. 41:11 Düşmanım zafer çığlığı atmazsa, O zaman anlarım benden hoşnut kaldığını. 41:12 Dürüstlüğümden ötürü bana destek olur, Sonsuza dek beni huzurunda tutarsın. 41:13 Öncesizlikten sonsuza dek, Övgüler olsun İsrail'in Tanrısı RAB'be! Amin! Amin! 42:1 Geyik akarsuları nasıl özlerse, Canım da seni öyle özler, ey Tanrı! yazılır. 42:2 Canım Tanrıya, yaşayan Tanrıya susadı; Ne zaman görmeye gideceğim Tanrının yüzünü? 42:3 Gözyaşlarım ekmeğim oldu gece gündüz, Gün boyu, ‹‹Nerede senin Tanrın?›› dedikleri için. 42:4 Anımsayınca içim içimi yiyor, Nasıl toplulukla birlikte yürür, Tanrının evine kadar alaya öncülük ederdim, Sevinç ve şükran sesleri arasında, Bayram eden bir kalabalıkla birlikte. 42:5 Neden üzgünsün, ey gönlüm, Neden içim huzursuz? Tanrıya umut bağla, Çünkü Ona yine övgüler sunacağım; O benim kurtarıcım ve Tanrımdır. 42:6 Gönlüm üzgün, Bu yüzden seni anımsıyorum, ey Tanrım. Şeria yöresinde, Hermon ve Misar dağlarında Çağlayanların gümbürdeyince, Enginler birbirine sesleniyor, Bütün dalgaların, sellerin üzerimden geçiyor. 42:8 Gündüz RAB sevgisini gösterir, Gece ilahi söyler, dua ederim Yaşamımın Tanrısına. 42:9 Kayam olan Tanrıma diyorum ki, ‹‹Neden beni unuttun? Niçin düşmanlarımın baskısı altında Yaslı gezeyim?›› 42:10 Gün boyu hasımlarım: ‹‹Nerede senin Tanrın?›› diyerek Bana sataştıkça, Kemiklerim kırılıyor sanki. 42:11 Neden üzgünsün, ey gönlüm, Neden içim huzursuz? Tanrı'ya umut bağla, Çünkü O'na yine övgüler sunacağım; O benim kurtarıcım ve Tanrım'dır. 43:1 Hakkımı ara, ey Tanrı, Savun beni vefasız ulusa karşı, Kurtar hileci, haksız insandan. 43:2 Çünkü sen Tanrım, kalemsin; Neden beni reddettin? Niçin düşmanlarımın baskısı altında Yaslı gezeyim? 43:3 Gönder ışığını, gerçeğini, Yol göstersinler bana, Senin kutsal dağına, konutuna götürsünler beni. 43:4 O zaman Tanrının sunağına, Neşe, sevinç kaynağım Tanrıya gideceğim Ve sana, ey Tanrı, Tanrım benim, Lirle şükredeceğim. 43:5 Neden üzgünsün, ey gönlüm, Neden içim huzursuz? Tanrı'ya umut bağla, Çünkü O'na yine övgüler sunacağım; O benim kurtarıcım ve Tanrım'dır. 44:1 Ey Tanrı, kulaklarımızla duyduk, Atalarımız anlattı bize, Neler yaptığını onların gününde, eski günlerde. 44:2 Elinle ulusları kovdun, Ama atalarımıza yer verdin; Halkları kırdın, Ama atalarımızın yayılmasını sağladın. 44:3 Onlar ülkeyi kılıçla kazanmadılar, Kendi bilekleriyle zafere ulaşmadılar. Senin sağ elin, bileğin, yüzünün ışığı sayesinde oldu bu; Çünkü sen onları sevdin. 44:4 Ey Tanrı, kralım sensin, Buyruk ver de Yakup soyu kazansın! 44:5 Senin sayende düşmanlarımızı püskürteceğiz, Senin adınla karşıtlarımızı ezeceğiz. 44:6 Çünkü ben yayıma güvenmem, Kılıcım da beni kurtarmaz; 44:7 Ancak sensin bizi düşmanlarımızdan kurtaran, Bizden nefret edenleri utanca boğan. 44:8 Her gün Tanrıyla övünür, Sonsuza dek adına şükran sunarız. --iSela 44:9 Ne var ki, reddettin bizi, aşağıladın, Artık ordularımızla savaşa çıkmıyorsun. 44:10 Düşman karşısında bizi gerilettin, Bizden tiksinenler bizi soydu. 44:11 Kasaplık koyuna çevirdin bizi, Ulusların arasına dağıttın. 44:12 Yok pahasına sattın halkını, Üstelik satıştan hiçbir şey kazanmadan. 44:13 Bizi komşularımızın yüzkarası, Çevremizdekilerin eğlencesi, alay konusu ettin. 44:14 Ulusların diline düşürdün bizi, Gülüyor halklar halimize. 44:15 Rezilliğim gün boyu karşımda, Utancımdan yerin dibine geçtim 44:16 Hakaret ve sövgü duya duya, Öç almak isteyen düşman karşısında. 44:17 Bütün bunlar başımıza geldi, Yine de seni unutmadık, Antlaşmana ihanet etmedik, 44:18 Döneklik etmedik, Adımlarımız senin yolundan sapmadı. 44:19 Oysa sen bizi ezdin, ülkemizi çakalların uğrağı ettin, Üstümüzü koyu karanlıkla örttün. 44:20 Eğer Tanrımızın adını unutsaydık, Yabancı bir ilaha ellerimizi açsaydık, 44:21 Tanrı bunu ortaya çıkarmaz mıydı? Çünkü O yürekteki gizleri bilir. 44:22 Senin uğruna her gün öldürülüyoruz, Kasaplık koyun sayılıyoruz. 44:23 Uyan, ya Rab! Niçin uyuyorsun? Kalk! Sonsuza dek terk etme bizi! 44:24 Niçin yüzünü gizliyorsun? Neden mazlum halimizi, üzerimizdeki baskıyı unutuyorsun? 44:25 Çünkü yere serildik, Bedenimiz toprağa yapıştı. 44:26 Kalk, yardım et bize! Kurtar bizi sevgin uğruna! 45:1 Yüreğimden güzel sözler taşıyor, Kral için söylüyorum şiirlerimi, Dilim usta bir yazarın kalemi gibi olsun. 45:2 Sen insanların en güzelisin, Lütuf saçılmış dudaklarına. Çünkü Tanrı seni sonsuza dek kutsamış. 45:3 Ey yiğit savaşçı, kuşan kılıcını beline, Görkemine, yüceliğine bürün. 45:4 At sırtında görkeminle, zaferle ilerle, Gerçek ve adalet uğruna Sağ elin korkunç işler göstersin. ‹‹Gerçek ve alçakgönüllülük, adalet uğruna››. 45:5 Okların sivridir, Kral düşmanlarının yüreğine saplanır, Halklar ayaklarının altına serilir. 45:6 Ey Tanrı, tahtın sonsuzluklar boyunca kalıcıdırfö, Krallığının asası adalet asasıdır. da ‹‹Tanrının sana armağan ettiği krallık sonsuzluklar boyunca kalıcıdır››. 45:7 Doğruluğu sever, kötülükten nefret edersin. Bunun için Tanrı, senin Tanrın, Seni sevinç yağıyla Arkadaşlarından daha çok meshetti. 45:8 Giysilerinin tümü mür, öd, tarçın kokuyor; Fildişi saraylardan gelen çalgı sesleri seni eğlendiriyor! 45:9 Kral kızları senin saygın kadınların arasında, Kraliçe, Ofir altınları içinde senin sağında duruyor. 45:10 Dinle, ey kral kızı, bak, kulak ver, Halkını, baba evini unut. 45:11 Kral senin güzelliğine vuruldu, Efendin olduğu için önünde eğil. 45:12 Sur halkı armağan getirecek, Halkın zenginleri lütfunu kazanmak isteyecek. 45:13 Kral kızı odasında ışıl ışıl parıldıyor, Giysisi altınla dokunmuş. 45:14 İşlemeli giysiler içinde kralın önüne çıkarılacak, Arkadaşları, ona eşlik eden kızlar sana getirilecek. 45:15 Sevinç ve coşkuyla götürülecek, Kralın sarayına girecekler. 45:16 Atalarının yerini oğulların alacak, Onları önder yapacaksın bütün ülkeye. 45:17 Adını kuşaklar boyunca yaşatacağım, Böylece halklar sonsuza dek övecek seni. 46:1 Tanrı sığınağımız ve gücümüzdür, Sıkıntıda hep yardıma hazırdır. bilinmeyen bir müzik terimi. 46:2 Bu yüzden korkmayız yeryüzü altüst olsa, Dağlar denizlerin bağrına devrilse, 46:3 Sular kükreyip köpürse, Kabaran deniz dağları titretse bile. --iSela 46:4 Bir ırmak var ki, suları sevinç getirir Tanrı kentine, Yüceler Yücesinin kutsal konutuna. 46:5 Tanrı onun ortasındadır, Sarsılmaz o kent. Gün doğarken Tanrı ona yardım eder. 46:6 Uluslar kükrüyor, krallıklar sarsılıyor, Tanrı gürleyince yeryüzü eriyip gidiyor. 46:7 Her Şeye Egemen RAB bizimledir, Yakupun Tanrısı kalemizdir. --iSela 46:8 Gelin, görün RABbin yaptıklarını, Yeryüzüne getirdiği yıkımları. 46:9 Savaşları durdurur yeryüzünün dört bucağında, Yayları kırar, mızrakları parçalar, Kalkanları yakar. 46:10 ‹‹Sakin olun, bilin ki, Tanrı benim! Uluslar arasında yüceleceğim, Yeryüzünde yüceleceğim!›› 46:11 Her Şeye Egemen RAB bizimledir, Yakup'un Tanrısı kalemizdir. --iSela 47:1 Ey bütün uluslar, el çırpın! Sevinç çığlıkları atın Tanrının onuruna! 47:2 Ne müthiştir yüce RAB, Bütün dünyanın ulu Kralı. 47:3 Halkları altımıza, Ulusları ayaklarımızın dibine serer. 47:4 Sevdiği Yakupun gururu olan mirasımızı O seçti bizim için. --iSela 47:5 RAB Tanrı sevinç çığlıkları, Boru sesleri arasında yükseldi. 47:6 Ezgiler sunun Tanrıya, ezgiler; Ezgiler sunun Kralımıza, ezgiler! 47:7 Çünkü Tanrı bütün dünyanın kralıdır, Maskil sunun! edebiyat terimi. ‹‹Didaktik şiir›› anlamına gelebilir. 47:8 Tanrı kutsal tahtına oturmuş, Krallık eder uluslara. 47:9 Ulusların önderleri İbrahim'in Tanrısı'nın halkıyla bir araya gelmiş; Çünkü Tanrı'ya aittir yeryüzü kralları. O çok yücedir. 48:1 RAB büyüktür ve yalnız O övülmeye değer Tanrımızın kentinde, kutsal dağında. 48:2 Yükselir zarafetle, Bütün yeryüzünün sevinci Siyon Dağı, Safonunfş doruğu, ulu Kralın kenti. 48:3 Tanrı onun kalelerinde Sağlam kule olarak gösterdi kendini. 48:4 Krallar toplandı, Birlikte Siyonun üzerine yürüdüler. 48:5 Ama onu görünce şaşkına döndüler, Dehşete düşüp kaçtılar. 48:6 Doğum sancısı tutan kadın gibi, Bir titreme aldı onları orada. 48:7 Doğu rüzgarının parçaladığı ticaret gemileri gibi Yok ettin onları. 48:8 Her Şeye Egemen RABbin kentinde, Tanrımızın kentinde, Nasıl duyduksa, öyle gördük. Tanrı onu sonsuza dek güvenlik içinde tutacak. --iSela 48:9 Ey Tanrı, tapınağında, Ne kadar vefalı olduğunu düşünüyoruz. 48:10 Adın gibi, ey Tanrı, övgün de Dünyanın dört bucağına varıyor. Sağ elin zafer dolu. 48:11 Sevinsin Siyon Dağı, Coşsun Yahuda beldeleri Senin yargılarınla! 48:12 Siyonun çevresini gezip dolanın, Kulelerini sayın, 48:13 Surlarına dikkatle bakın, Kalelerini yoklayın ki, Gelecek kuşağa anlatasınız: 48:14 Bu Tanrı sonsuza dek bizim Tanrımız olacak, Bize hep yol gösterecektir. 49:1 Ey bütün halklar, dinleyin! Kulak verin hepiniz, ey dünyada yaşayanlar, 49:2 Halk çocukları, bey çocukları, Zenginler, yoksullar! 49:3 Bilgelik dökülecek ağzımdan, Anlayış sağlayacak içimdeki düşünceler, 49:4 Kulak vereceğim özdeyişlere, Lirle yorumlayacağım bilmecemi. 49:5 Niçin korkayım kötü günlerde Niyeti bozuk düşmanlarım çevremi sarınca? 49:6 Onlar varlıklarına güvenir, Büyük servetleriyle böbürlenirler. 49:7 Kimse kimsenin hayatının bedelini ödeyemez, Tanrıya fidye veremez. 49:8 Çünkü hayatın fidyesi büyüktür, Kimse ödemeye yeltenmemeli. 49:9 Böyle olmasa, Sonsuza dek yaşar insan, Mezar yüzü görmez. 49:10 Kuşkusuz herkes biliyor bilgelerin öldüğünü, Aptallarla budalaların yok olduğunu. Mallarını başkalarına bırakıyorlar. 49:11 Mezarları, sonsuza dek evleri, Kuşaklar boyu konutları olacak, Topraklarına kendi adlarını verseler bile. evleri, kuşaklar boyu konutları olacak››, Masoretik metin ‹‹ ‹Evlerimiz sonsuza dek kalacak› diye düşünüyorlar››. 49:12 Bütün gösterişine karşın geçicidir insan, Ölüp giden hayvanlar gibi. 49:13 Budalaların yolu, Onların sözünü onaylayanların sonu budur. --iSela 49:14 Sürü gibi ölüler diyarına sürülecekler, Ölüm güdecek onları. Tan ağarınca doğrular onlara egemen olacak, Cesetleri çürüyecek, Ölüler diyarı onlara konut olacak. 49:15 Ama Tanrı beni Ölüler diyarının pençesinden kurtaracak Ve yanına alacak. --iSela 49:16 Korkma biri zenginleşirse, Evinin görkemi artarsa. 49:17 Çünkü ölünce hiçbir şey götüremez, Görkemi onunla mezara gitmez. 49:18 Yaşarken kendini mutlu saysa bile, Başarılı olunca övülse bile. 49:19 Atalarının kuşağına katılacak, Onlar ki asla ışık yüzü görmeyecekler. 49:20 Bütün gösterişine karşın anlayışsızdır insan, Ölüp giden hayvanlar gibi. 50:1 Güçlü olan Tanrı, RAB konuşuyor; Güneşin doğduğu yerden battığı yere kadar Yeryüzünün tümüne sesleniyor. 50:2 Güzelliğin doruğu Siyondan Parıldıyor Tanrı. 50:3 Tanrımız geliyor, sessiz kalmayacak, Önünde yanan ateş her şeyi kül ediyor, Çevresinde şiddetli bir fırtına esiyor. 50:4 Halkını yargılamak için Yere göğe sesleniyor: 50:5 ‹‹Toplayın önüme sadık kullarımı, Kurban keserek benimle antlaşma yapanları.›› 50:6 Gökler Onun doğruluğunu duyuruyor, Çünkü yargıç Tanrının kendisidir. --iSela 50:7 ‹‹Ey halkım, dinle de konuşayım, Ey İsrail, sana karşı tanıklık edeyim: Ben Tanrıyım, senin Tanrınım! 50:8 Kurbanlarından ötürü seni azarlamıyorum, Yakmalık sunuların sürekli önümde. 50:9 Ne evinden bir boğa, Ne de ağıllarından bir teke alacağım. 50:10 Çünkü bütün orman yaratıkları, Dağlardaki bütün hayvanlar benimdir. 50:11 Dağlardaki bütün kuşları korurum, Kırlardaki bütün yabanıl hayvanlar benimdir. 50:12 Acıksam sana söylemezdim, Çünkü bütün dünya ve içindekiler benimdir. 50:13 Ben boğa eti yer miyim? Ya da keçi kanı içer miyim? 50:14 Tanrıya şükran kurbanı sun, Yüceler Yücesine adadığın adakları yerine getir. 50:15 Sıkıntılı gününde seslen bana, Seni kurtarırım, sen de beni yüceltirsin. 50:16 Ama Tanrı kötüye şöyle diyor: ‹‹Kurallarımı ezbere okumaya Ya da antlaşmamı ağzına almaya ne hakkın var? 50:17 Çünkü yola getirilmekten nefret ediyor, Sözlerimi arkana atıyorsun. 50:18 Hırsız görünce onunla dost oluyor, Zina edenlere ortak oluyorsun. 50:19 Ağzını kötülük için kullanıyor, Dilini yalana koşuyorsun. 50:20 Oturup kardeşine karşı konuşur, Annenin oğluna kara çalarsın. 50:21 Sen bunları yaptın, ben sustum, Beni kendin gibi sandın. Seni azarlıyorum, Suçlarını gözünün önüne seriyorum. 50:22 ‹‹Dikkate alın bunu, ey Tanrıyı unutan sizler! Yoksa parçalarım sizi, kurtaran olmaz. 50:23 Kim şükran kurbanı sunarsa beni yüceltir; Yolunu düzeltene kurtarışımı göstereceğim.›› 51:1 Ey Tanrı, lütfet bana, Sevgin uğruna; Sil isyanlarımı, Sınırsız merhametin uğruna. 51:2 Tümüyle yıka beni suçumdan, Arıt beni günahımdan. 51:3 Çünkü biliyorum isyanlarımı, Günahım sürekli karşımda. 51:4 Sana karşı, yalnız sana karşı günah işledim, Senin gözünde kötü olanı yaptım. Öyle ki, konuşurken haklı, Yargılarken adil olasın. 51:5 Nitekim suç içinde doğdum ben, Günah içinde annem bana hamile kaldı. 51:6 Madem sen gönülde sadakat istiyorsun, Bilgelik öğret bana yüreğimin derinliklerinde. 51:7 Beni mercanköşkotuyla arıt, paklanayım, Yıka beni, kardan beyaz olayım. 51:8 Neşe, sevinç sesini duyur bana, Bayram etsin ezdiğin kemikler. 51:9 Bakma günahlarıma, Sil bütün suçlarımı. 51:10 Ey Tanrı, temiz bir yürek yarat, Yeniden kararlı bir ruh var et içimde. 51:11 Beni huzurundan atma, Kutsal Ruhunu benden alma. 51:12 Geri ver bana sağladığın kurtuluş sevincini, Bana destek ol, istekli bir ruh ver. 51:13 Başkaldıranlara senin yollarını öğreteyim, Günahkârlar geri dönsün sana. 51:14 Kurtar beni kan dökme suçundan, Ey Tanrı, beni kurtaran Tanrı, Dilim senin kurtarışını ilahilerle övsün. 51:15 Ya Rab, aç dudaklarımı, Ağzım senin övgülerini duyursun. 51:16 Çünkü sen kurbandan hoşlanmazsın, Yoksa sunardım sana, Yakmalık sunudan hoşnut kalmazsın. 51:17 Senin kabul ettiğin kurban alçakgönüllü bir ruhtur, Alçakgönüllü ve pişman bir yüreği hor görmezsin, ey Tanrı. 51:18 Lütfet, Siyona iyilik yap, Yeruşalimin surlarını onar. 51:19 O zaman doğru sunulan kurbanlar, Yakmalık sunular, tümüyle yakmalık sunular, Seni hoşnut kılar; O zaman sunağında boğalar sunulur. 52:1 Niçin kötülüğünle böbürlenirsin, ey kabadayı, Tanrının sadık kullarına karşı Bütün gün dilin yıkım tasarlar Keskin ustura gibi, ey hilekâr. 52:3 İyilikten çok kötülüğü, Doğru konuşmaktan çok yalanı seversin. --iSela 52:4 Seni hileli dil seni! Her yıkıcı sözü seversin. 52:5 Ama Tanrı seni sonsuza dek yıkacak, Seni kapıp çadırından fırlatacak, Yaşam diyarından kökünü sökecek. --iSela 52:6 Doğrular bunu görünce korkacak, Gülerek şöyle diyecekler: 52:7 ‹‹İşte bu adam, Tanrıya sığınmak istemedi, Servetinin bolluğuna güvendi, Başkalarını yıkarak güçlendi!›› 52:8 Ama ben Tanrının evinde yeşeren zeytin ağacı gibiyim, Sonsuza dek Tanrının sevgisine güvenirim. 52:9 Sürekli sana şükrederim yaptıkların için, Sadık kullarının önünde umut bağlarım, Çünkü adın iyidir. 53:1 Akılsız içinden, ‹‹Tanrı yok!›› der. İnsanlar bozuldu, iğrençlik aldı yürüdü, İyilik eden yok. sazlar››. 53:2 Tanrı göklerden bakar oldu insanlara, Akıllı, Tanrıya yönelen biri var mı diye. 53:3 Hepsi saptı, Tümü yozlaştı, İyilik eden yok, Bir kişi bile! 53:4 Suç işleyenler görmüyor mu? Halkımı ekmek yer gibi yiyor, Tanrıya yakarmıyorlar. 53:5 Ama korkulmayacak yerde korkacaklar, Çünkü Tanrı seni kuşatanların kemiklerini dağıtacak, Onları reddettiği için hepsini utandıracak. 53:6 Keşke İsrail'in kurtuluşu Siyon'dan gelse! Tanrı halkını eski gönencine kavuşturunca, Yakup soyu sevinecek, İsrail halkı coşacak. 54:1 Ey Tanrı, beni adınla kurtar, Gücünle akla beni! 54:2 Ey Tanrı, duamı dinle, Kulak ver ağzımdan çıkan sözlere. 54:3 Çünkü küstahlar bana saldırıyor, Zorbalar canımı almak istiyor, Tanrıya aldırmıyorlar. --iSela 54:4 İşte Tanrı benim yardımcımdır, Tek desteğim Rabdir. 54:5 Düşmanlarım yaptıkları kötülüğün cezasını bulsun, Sadakatin uyarınca yok et onları. 54:6 Ya RAB, sana gönülden bir kurban sunacağım, Adına şükredeceğim, çünkü adın iyidir. 54:7 Beni bütün sıkıntılarımdan kurtardın, Gözlerim düşmanlarımın yok oluşunu gördü. 55:1 Ey Tanrı, kulak ver duama, Sırt çevirme yalvarışıma! 55:2 Dikkatini çevir, yanıt ver bana. Düşüncelerim beni rahatsız ediyor, şaşkınım 55:3 Düşman sesinden, kötünün baskısından; Çünkü sıkıntıya sokuyorlar beni, Öfkeyle üstüme üstüme geliyorlar. 55:4 Yüreğim sızlıyor içimde, Ölüm dehşeti çöktü üzerime. 55:5 Korku ve titreme sardı beni, Ürperti kapladı içimi. 55:6 ‹‹Keşke güvercin gibi kanatlarım olsaydı!›› Dedim kendi kendime, ‹‹Uçar, rahatlardım. 55:7 Uzaklara kaçar, Çöllerde konaklardım. --iSela 55:8 Sert rüzgara, kasırgaya karşı Hemen bir barınak bulurdum.›› 55:9 Şaşkına çevir kötüleri, ya Rab, karıştır dillerini, Çünkü kentte şiddet ve çatışma görüyorum. 55:10 Gece gündüz kent surları üzerinde dolaşırlar, Haksızlık, fesat dolu kentin içi. 55:11 Yıkıcılık kentin göbeğinde, Zorbalık, hile eksilmez meydanından. 55:12 Beni aşağılayan bir düşman olsaydı, Katlanabilirdim; Bana küstahlık eden bir hasım olsaydı, Gizlenebilirdim. 55:13 Ama sensin, bana denk, Yoldaşım, yakın arkadaşım. 55:14 Birlikte tatlı tatlı yarenlik eder, Toplulukla Tanrının evine giderdik. 55:15 Ölüm yakalasın düşmanlarımı ansızın, Diri diri ölüler diyarına insinler; Çünkü içleri ve evleri kötülük dolu. 55:16 Bense Tanrıya seslenirim, RAB kurtarır beni. 55:17 Sabah, öğlen, akşam kederimden feryat ederim, O işitir sesimi. 55:18 Bana karşı girişilen savaştan Esenlikle kurtarır canımı, Sayısı çok da olsa karşıtlarımın. 55:19 Öncesizlikten bu yana tahtında oturan Tanrı, Duyacak ve ezecek onları. --iSela Çünkü hiç değişmiyor Ve Tanrıdan korkmuyorlar. 55:20 Yoldaşım dostlarına saldırarak Yaptığı antlaşmayı bozdu. 55:21 Ağzından bal damlar, Ama yüreğinde savaş var. Sözleri yağdan yumuşak, Ama yalın birer kılıçtır. 55:22 Yükünü RABbe bırak, O sana destek olur. Asla izin vermez Doğru insanın sarsılmasına. 55:23 Ama sen, ey Tanrı, ölüm çukuruna atacaksın kötüleri, Günlerinin yarısını görmeyecek katillerle hainler; Bense sana güveniyorum. 56:1 Acı bana, ey Tanrı, Çünkü ayak altında çiğniyor insanlar beni, Gün boyu saldırıp eziyorlar. 56:2 Düşmanlarım ayak altında çiğniyor beni her gün, Küstahça saldırıyor çoğu. 56:3 Sana güvenirim korktuğum zaman. 56:4 Tanrıya, sözünü övdüğüm Tanrıya Güvenirim ben, korkmam. İnsan bana ne yapabilir? 56:5 Gün boyu sözlerimi çarpıtıyorlar, Hakkımda hep kötülük tasarlıyorlar. 56:6 Fesatlık için uğraşıyor, pusuya yatıyor, Adımlarımı gözlüyor, canımı almak istiyorlar. 56:7 Kötülüklerinin cezasından kurtulacaklar mı? Ey Tanrı, halkları öfkeyle yere çal! 56:8 Çektiğim acıları kaydettin, Gözyaşlarımı tulumunda biriktirdin! Bunlar defterinde yazılı değil mi? 56:9 Seslendiğim zaman, Düşmanlarım geri çekilecek. Biliyorum, Tanrı benden yana. 56:10 Sözünü övdüğüm Tanrıya, Sözünü övdüğüm RABbe, 56:11 Tanrıya güvenirim ben, korkmam; İnsan bana ne yapabilir? 56:12 Ey Tanrı, sana adaklar adamıştım, Şükran kurbanları sunmalıyım şimdi. 56:13 Çünkü canımı ölümden kurtardın, Ayaklarımı tökezlemekten korudun; İşte yaşam ışığında, Tanrı huzurunda yürüyorum. 57:1 Acı bana, ey Tanrı, acı, Çünkü sana sığınıyorum; Felaket geçinceye kadar, Kanatlarının gölgesine sığınacağım. 57:2 Yüce Tanrıya, Benim için her şeyi yapan Tanrıya sesleniyorum. 57:3 Gökten gönderip beni kurtaracak, Beni ezmek isteyenleri azarlayacak, --iSela Sevgisini, sadakatini gösterecektir. 57:4 Aslanların arasındayım, Alev kusan insanlar arasında yatarım, Mızrak gibi, ok gibi dişleri, Keskin kılıç gibi dilleri. 57:5 Yüceliğini göster göklerin üstünde, ey Tanrı, Görkemin bütün yeryüzünü kaplasın! 57:6 Ayaklarım için ağ serdiler, Çöktüm; Yoluma çukur kazdılar, İçine kendileri düştüler. --iSela 57:7 Kararlıyım, ey Tanrı, kararlıyım, Ezgiler, ilahiler söyleyeceğim. 57:8 Uyan, ey canım, Uyan, ey lir, ey çenk, Seheri ben uyandırayım! 57:9 Halkların arasında sana şükürler sunayım, ya Rab, Ulusların arasında seni ilahilerle öveyim. 57:10 Çünkü sevgin göklere erişir, Sadakatin gökyüzüne ulaşır. 57:11 Yüceliğini göster göklerin üstünde, ey Tanrı, Görkemin bütün yeryüzünü kaplasın! 58:1 Ey yöneticilerfü, gerçekten adil mi karar verirsiniz? Doğru mu yargılarsınız insanları? 58:2 Hayır! Hep haksızlık tasarlarsınız içinizde, Zorbalık saçar elleriniz yeryüzüne. 58:3 Kötüler daha ana rahmindeyken yoldan çıkar, Doğdu doğalı yalan söyleyerek sapar. 58:4 Zehirleri yılan zehiri gibidir. Kulakları tıkalı bir kobrayı andırırlar, 58:5 Usta büyücülerin, Afsuncuların sesini duymak istemeyen bir kobrayı. 58:6 Ey Tanrı, kır onların ağzında dişlerini, Sök genç aslanların azı dişlerini, ya RAB! 58:7 Akıp giden su gibi yok olsunlar. Yaylarını gerince oklarının ucu kırılsın. 58:8 Süründükçe eriyen sümüklüböceğe dönsünler. Düşük çocuk gibi güneş yüzü görmesinler. 58:9 Kazanlarınız diken ateşini daha duymadan, Yaşı da kurusu da kasırgayla savrulacak kötülerin. 58:10 Doğru adam alınan öcü görünce sevinecek Ve ayaklarını kötünün kanında yıkayacak. 58:11 O zaman insanlar, ‹‹Gerçekten doğrulara ödül var›› diyecek, ‹‹Gerçekten dünyayı yargılayan bir Tanrı var.›› 59:1 Kurtar beni düşmanlarımdan, ey Tanrım, Kalem ol hasımlarıma karşı. 59:2 Kurtar beni suç işleyenlerden, Uzak tut kanlı katillerden. 59:3 Bak, canımı almak için pusu kuruyorlar, Güçlüler bana karşı birleşiyorlar, Oysa başkaldırmadım, günahım yok, ya RAB. 59:4 Suç işlemediğim halde, Koşuşup hazırlanıyorlar. Kalk bana yardım etmek için, halime bak! 59:5 Sen, ya RAB, Her Şeye Egemen Tanrı, İsrailin Tanrısı, Uyan bütün ulusları cezalandırmak için, Acıma bu suçlu hainlere! --iSela 59:6 Akşam döner, köpek gibi hırlayıp Sinsi sinsi kenti dolaşırlar. 59:7 Bak, neler dökülür ağızlarından, Kılıç çıkar dudaklarından. ‹‹Kim duyacak?›› derler. 59:8 Ama sen onlara gülersin, ya RAB, Bütün uluslarla eğlenirsin. 59:9 Gücüm sensin, seni gözlüyorum, Çünkü kalemsin, ey Tanrı. 59:10 Tanrım sevgisiyle karşılar beni, Bana düşmanlarımın yıkımını gösterir. 59:11 Onları öldürme, yoksa halkım unutur, Gücünle dağıt ve alçalt onları, Ya Rab, kalkanımız bizim. 59:12 Ağızlarının günahı, dudaklarından çıkan söz yüzünden, Gururlarının tuzağına düşsünler. Okudukları lanet, söyledikleri yalan yüzünden 59:13 Yok et onları gazabınla, yok et, tükensinler; Bilsinler ki, Tanrının egemenliği Yakup soyundan Yeryüzünün ucuna kadar ulaşır. --iSela 59:14 Akşam döner, köpek gibi hırlayıp Sinsi sinsi kenti dolaşırlar. 59:15 Yiyecek bulmak için gezerler, Doymazlarsa ulurlar. 59:16 Bense gücün için sabah ezgiler söyleyecek, Sevgini sevinçle dile getireceğim. Çünkü sen bana kale, Sıkıntılı günümde sığınak oldun. 59:17 Gücüm sensin, seni ilahilerle öveceğim, Çünkü kalem, beni seven Tanrı sensin. 60:1 Bizi reddettin, parladın bize karşı, ey Tanrı, Öfkelendin; eski halimize döndür bizi! 60:2 Salladın yeri, yarıklar açtın; Onar çatlaklarını, çünkü yer sarsılıyor. 60:3 Halkına sıkıntı çektirdin, Sersemletici bir şarap içirdin bize. 60:4 Sancak verdin senden korkanlara, Okçulara karşı açsınlar diye. --iSela 60:5 Kurtar bizi sağ elinle, yardım et, Sevdiklerin özgürlüğe kavuşsun diye! 60:6 Tanrı şöyle konuştu kutsal yerinde: ‹‹Şekemi sevinçle bölüştürecek, Sukkot Vadisini ölçeceğim. 60:7 Gilat benimdir, Manaşşe de benim, Efrayim miğferim, Yahuda asam. 60:8 Moav yıkanma leğenim, Edomun üzerine çarığımı fırlatacağım, Filiste zaferle haykıracağım.›› fırlatılması, bir yerin sahiplenilmesi anlamına geliyordu. 60:9 Kim beni surlu kente götürecek? Kim bana Edoma kadar yol gösterecek? 60:10 Ey Tanrı, sen bizi reddetmedin mi? Ordularımıza öncülük etmiyor musun artık? 60:11 Yardım et bize düşmana karşı, Çünkü boştur insan yardımı. 60:12 Tanrı'yla zafer kazanırız, O çiğner düşmanlarımızı. 61:1 Ey Tanrı, yakarışımı işit, Duama kulak ver! 61:2 Sana seslenirim yeryüzünün öbür ucundan, Yüreğime hüzün çökünce. Erişemeyeceğim yüksek bir kayaya çıkar beni, 61:3 Çünkü sen benim için sığınak, Düşmana karşı güçlü bir kule oldun. 61:4 Çadırında sonsuza dek oturmak Ve kanatlarının gölgesine sığınmak isterim. --iSela 61:5 Çünkü sen, ey Tanrı, adaklarımı duydun, Adından korkanların mirasını bana verdin. 61:6 Kralın günlerine gün kat, Yılları yüzyıllar olsun! 61:7 Tanrının huzurunda sonsuza dek tahtında otursun; Onu sevgin ve sadakatinle koru! 61:8 O zaman adını hep ilahilerle öveceğim, Her gün adaklarımı yerine getireceğim. 62:1 Canım yalnız Tanrıda huzur bulur, Kurtuluşum Ondan gelir. 62:2 Tek kayam, kurtuluşum, Kalem Odur, asla sarsılmam. 62:3 Birini ezmek için daha ne vakte kadar Hep birlikte üstüne saldıracaksınız, Eğri bir duvara, Yerinden oynamış bir çite saldırır gibi? 62:4 Tek düşünceleri onu doruktan indirmektir. Yalandan zevk alırlar. Ağızlarıyla hayırdua ederken, İçlerinden lanet okurlar. --iSela 62:5 Ey canım, yalnız Tanrıda huzur bul, Çünkü umudum Ondadır. 62:6 Tek kayam, kurtuluşum, Kalem Odur, sarsılmam. 62:7 Kurtuluşum ve onurum Tanrıya bağlıdır, Güçlü kayam, sığınağım Odur. 62:8 Ey halkım, her zaman Ona güven, İçini dök Ona, Çünkü Tanrı sığınağımızdır. --iSela 62:9 Sıradan insan ancak bir soluk, Soylu insansa bir yalandır. Tartıya konduğunda ikisi birlikte soluktan hafiftir. 62:10 Zorbalığa güvenmeyin, yağma malla övünmeyin; Varlığınız artsa bile, ona gönül bağlamayın. 62:11 Tanrı bir şey söyledi, Ben iki şey duydum: Güç Tanrınındır, 62:12 Sevgi de senin, ya Rab! Çünkü sen herkese, yaptığının karşılığını verirsin. 63:1 Ey Tanrı, sensin benim Tanrım, Seni çok özlüyorum, Canım sana susamış, Kurak, yorucu, susuz bir diyarda, Bütün varlığımla seni arıyorum. 63:2 Kutsal yerde baktım sana, Gücünü, görkemini görmek için. 63:3 Senin sevgin yaşamdan iyidir, Bu yüzden dudaklarım seni yüceltir. 63:4 Ömrümce sana övgüler sunacağım, Senin adınla ellerimi kaldıracağım. 63:5 Zengin yiyeceklere doyarcasına doyacağım sana, Şakıyan dudaklarla ağzım sana övgüler sunacak. 63:6 Yatağıma uzanınca seni anarım, Gece boyunca derin derin seni düşünürüm. 63:7 Çünkü sen bana yardımcı oldun, Kanatlarının gölgesinde sevincimi dile getiririm. 63:8 Canım sana sımsıkı sarılır, Sağ elin bana destek olur. 63:9 Ama canımı almak isteyenler, Yerin derinliklerine inecek, 63:10 Kılıcın ağzına atılacak, Çakallara yem olacak. 63:11 Kralsa Tanrı'da sevinç bulacak. Tanrı'nın adıyla ant içenlerin hepsi övünecek, Yalancıların ağzıysa kapanacak. 64:1 Ey Tanrı, kulak ver sesime yakındığım zaman, Hayatımı düşman korkusundan koru. 64:2 Kötülerin gizli tasarılarından, O suçlu güruhun şamatasından esirge beni. 64:3 Onlar dillerini kılıç gibi bilemiş, Acı sözlerini ok gibi hedefe yöneltmişler, 64:4 Pusularından masum insanın üzerine atmak için. Ansızın vururlar, hiç çekinmeden. 64:5 Birbirlerini kötülük yapmaya iter, Gizli tuzaklar tasarlarken, ‹‹Kim görecek?›› derler. 64:6 Haksızlık yapmayı düşünür, ‹‹Kusursuz bir plan yaptık!›› derler. İnsanın içi ve yüreği derin bir sırdır, bilinmez. 64:7 Ama Tanrı onlara ok atacak, Ansızın yaralanacaklar. 64:8 Dilleri yüzünden yıkıma uğrayacaklar, Hallerini gören herkes alayla baş sallayacak. 64:9 Bütün insanlar korkuya kapılacak, Tanrının işini duyuracak, Onun yaptıkları üzerinde düşünecekler. 64:10 Doğru insan RAB'de sevinç bulacak, O'na sığınacak, Bütün temiz yürekliler O'nu övecek. 65:1 Ey Tanrı, Siyonda seni övgü bekliyor, Yerine getirilecek sana adanan adaklar. Masoretik metin ‹‹Senin için sessizlik övgü››. 65:2 Ey sen, duaları işiten, Bütün insanlar sana gelecek. 65:3 Suçlarımızın altında ezildik, Ama sen isyanlarımızı bağışlarsın. 65:4 Ne mutlu avlularında otursun diye Seçip kendine yaklaştırdığın kişiye! Evinin, kutsal tapınağının Nimetlerine doyacağız. 65:5 Ey bizi kurtaran Tanrı, Müthiş işler yaparak Zaferle yanıtlarsın bizi. Sen yeryüzünün dört bucağında, Uzak denizlerdekilerin umudusun; 65:6 Kudret kuşanan, Gücüyle dağları kuran, 65:7 Denizlerin kükremesini, Dalgaların gümbürtüsünü, Halkların kargaşasını yatıştıran sensin. 65:8 Dünyanın öbür ucunda yaşayanlar Korkuya kapılır senin belirtilerin karşısında. Doğudan batıya kadar insanlara Sevinç çığlıkları attırırsın. 65:9 Toprağa bakar, çok verimli kılarsın, Onu zenginliğe boğarsın. Ey Tanrı, ırmakların suyla doludur, İnsanlara tahıl sağlarsın, Çünkü sen toprağı şöyle hazırlarsın: 65:10 Sabanın açtığı yarıkları bolca sular, Sırtlarını düzlersin. Yağmurla toprağı yumuşatır, Ürünlerine bereket katarsın. 65:11 İyiliklerinle yılı taçlandırırsın, Arabalarının geçtiği yollardan bolluk akar, 65:12 Otlaklar yeşillenir, Tepeler sevince bürünür, 65:13 Çayırlar sürülerle bezenir, Vadiler ekinle örtünür, Sevinçten haykırır, ezgi söylerler. 66:1 Ey yeryüzündeki bütün insanlar, Tanrıya sevinç çığlıkları atın! 66:2 Adının yüceliğine ilahiler söyleyin, Ona görkemli övgüler sunun! 66:3 ‹‹Ne müthiş işlerin var!›› deyin Tanrıya, ‹‹Öyle büyük gücün var ki, Düşmanların eğiliyor önünde. 66:4 Bütün yeryüzü sana tapınıyor, İlahiler okuyor, adını ilahilerle övüyor.›› --iSela 66:5 Gelin, bakın Tanrının neler yaptığına! Ne müthiş işler yaptı insanlar arasında: 66:6 Denizi karaya çevirdi, Atalarımız yaya geçtiler ırmaktan. Yaptığına sevindik orada. 66:7 Kudretiyle sonsuza dek egemenlik sürer, Gözleri ulusları süzer; Başkaldıranlar gurura kapılmasın! --iSela 66:8 Ey halklar, Tanrımıza şükredin, Övgülerini duyurun. 66:9 Hayatımızı koruyan, Ayaklarımızın kaymasına izin vermeyen Odur. 66:10 Sen bizi sınadın, ey Tanrı, Gümüş arıtır gibi arıttın. 66:11 Ağa düşürdün bizi, Sırtımıza ağır yük vurdun. 66:12 İnsanları başımıza çıkardın, Ateşten, sudan geçtik. Ama sonra bizi bolluğa kavuşturdun. 66:13 Yakmalık sunularla evine gireceğim, Adaklarımı yerine getireceğim, 66:14 Sıkıntı içindeyken dudaklarımdan dökülen, Ağzımdan çıkan adakları. 66:15 Yakılan koçların dumanıyla semiz hayvanlardan Sana yakmalık sunular sunacağım, Tekeler, sığırlar kurban edeceğim. --iSela 66:16 Gelin, dinleyin, ey sizler, Tanrıdan korkanlar, Benim için neler yaptığını size anlatayım. 66:17 Ağzımla Ona yakardım, Övgüsü dilimden düşmedi. 66:18 Yüreğimde kötülüğe yer verseydim, Rab beni dinlemezdi. 66:19 Oysa Tanrı dinledi beni, Kulak verdi duamın sesine. 66:20 Övgüler olsun Tanrı'ya, Çünkü duamı geri çevirmedi, Sevgisini benden esirgemedi. 67:1 Tanrı bize lütfetsin, bolluk versin, Yüzünün ışığı üzerimize parlasın. --iSela 67:2 Öyle ki, yeryüzünde yolun, Bütün uluslar arasında kurtarıcı gücün bilinsin. 67:3 Halklar sana şükretsin, ey Tanrı, Bütün halklar sana şükretsin! 67:4 Uluslar sevinsin, sevinçten çığlık atsın, Çünkü sen halkları adaletle yargılarsın, Yeryüzündeki uluslara yol gösterirsin. --iSela 67:5 Halklar sana şükretsin, ey Tanrı, Bütün halklar sana şükretsin! 67:6 Toprak ürününü verdi, Tanrı, Tanrımız, bizi bolluğa kavuştursun. 67:7 Tanrı bize bolluk versin, Dünyanın dört bucağındakiler O'ndan korksun! 68:1 Kalksın Tanrı, dağılsın düşmanları, Kaçsın önünden Ondan nefret edenler! 68:2 Dağıtsın onları dağılan duman gibi; Ateşin karşısında eriyen balmumu gibi Yok olsun kötüler Tanrının önünde! 68:3 Ancak doğrular sevinsin, Bayram etsinler Tanrının önünde, Neşeyle coşsunlar. 68:4 Tanrıya ezgiler söyleyin, adını ilahilerle övün, Çölleri geçecek biniciye yol hazırlayın; Onun adı RABdir, bayram edin önünde! ‹‹Bulutlara binmiş olana ezgiler sunun››. 68:5 Kutsal konutundaki Tanrı, Öksüzlerin babası, dul kadınların savunucusudur. 68:6 Tanrı kimsesizlere ev verir, Tutsakları özgürlüğe ve gönence kavuşturur, Ama başkaldıranlar kurak yerde oturur. 68:7 Ey Tanrı, sen halkına öncülük ettiğinde, Çölde yürüdüğünde, --iSela 68:8 Yer sarsıldı, Göklerden yağmur boşandı Tanrının önünde, Sina Dağı sarsıldı Tanrının, İsrailin Tanrısının önünde. 68:9 Bol yağmurlar yağdırdın, ey Tanrı, Canlandırdın yorgun düşen yurdunu. 68:10 Halkın oraya yerleşti, İyiliğinle mazlumların geçimini sağladın, ey Tanrı. 68:11 Rab buyruk verdi, Büyük bir kadın topluluğu duyurdu müjdeyi: 68:12 ‹‹Kaçıyor, kaçıyor orduların kralları! Evi bekleyen kadınlar ganimeti paylaşıyor. 68:13 Ağılların arasında uyurken, Kanatları gümüş, tüyleri pırıl pırıl altınla kaplı Bir güvercine benzersiniz.›› 68:14 Her Şeye Gücü Yeten, kralları dağıtırken, Sanki Salmon Dağına kar yağıyordu. 68:15 Ey Başan Dağı, Tanrı Dağı! Ey Başan Dağı, dorukları ulu dağ! 68:16 Ey ulu dağlar, niçin yan gözle bakıyorsunuz Tanrının yerleşmek için seçtiği dağa? Evet, RAB orada sonsuza dek oturacaktır. 68:17 Tanrının savaş arabaları sayısızdır, Rab kutsallık içinde Sinadan geldi. 68:18 Sen yükseğe çıktın, tutsakları peşine taktın, İnsanlardan, başkaldıranlardan bile armağanlar aldın, Oraya yerleşmek için, ya RAB Tanrı. 68:19 Her gün yükümüzü taşıyan Rabbe, Bizi kurtaran Tanrıya övgüler olsun. --iSela 68:20 Tanrımız kurtarıcı bir Tanrıdır, Ölümden kurtarış yalnız Egemen RABbe özgüdür. 68:21 Kuşkusuz Tanrı düşmanlarının başını, Suçlu yaşayanların kıllı kafasını ezer. 68:22 Rab, ‹‹Onları Başandan, Denizin derinliklerinden geri getireceğim›› der, 68:23 ‹‹Öyle ki, ayaklarını düşmanlarının kanına batırasın, Köpeklerinin dili de onlardan payını alsın.›› 68:24 Ey Tanrı, senin zafer alayını, Tanrımın, Kralımın kutsal yere törenle gelişini gördüler: 68:25 Başta okuyucular, arkada çalgıcılar, Ortada tef çalan genç kızlar. 68:26 ‹‹Ey sizler, İsrail soyundan gelenler, Toplantılarınızda Tanrıya, RABbe övgüler sunun!›› 68:27 Önde en küçük oymak Benyamin, Kalabalık halinde Yahuda önderleri, Zevulun ve Naftali önderleri oradalar! 68:28 Ey Tanrı, Yeruşalimdeki tapınağından göster gücünü, Bizim için kullandığın gücünü, ey Tanrı. Krallar sana armağanlar sunacak. 68:30 Azarla kamışlar arasında yaşayan hayvanı, Halkların buzağılarıyla boğalar sürüsünü, Çiğne ayaklarınla gümüşe gönül verenleri, Dağıt savaştan zevk alan halkları! boğalar›› ise irili ufaklı ulusları simgelemektedir. 68:31 Mısırdan elçiler gelecek, Kûşlular ellerini Tanrıya doğru kaldırıverecek. 68:32 Ey yeryüzünün krallıkları, Tanrıya ezgiler söyleyin, İlahilerle övün Rabbi, --iSela 68:33 Göklere, kadim göklere binmiş olanı. İşte sesiyle, güçlü sesiyle gürlüyor! 68:34 Tanrının gücünü tanıyın; Onun yüceliği İsrailin üzerinde, Gücü göklerdedir. 68:35 Ne heybetlisin, ey Tanrı, tapınağında! İsrail'in Tanrısı'na, Halkına güç, kudret veren Tanrı'ya övgüler olsun! 69:1 Kurtar beni, ey Tanrı, Sular boyuma ulaştı. 69:2 Dipsiz batağa gömülüyorum, Basacak yer yok. Derin sulara battım, Sellere kapıldım. 69:3 Tükendim feryat etmekten, Boğazım kurudu; Gözlerimin feri sönüyor Tanrımı beklemekten. 69:4 Yok yere benden nefret edenler Saçlarımdan daha çok. Kalabalıktır canıma kasteden haksız düşmanlarım. Çalmadığım malı nasıl geri verebilirim? 69:5 Akılsızlığımı biliyorsun, ey Tanrı, Suçlarım senden gizli değil. 69:6 Ya Rab, Her Şeye Egemen RAB, Utanmasın sana umut bağlayanlar benim yüzümden! Ey İsrailin Tanrısı, Benim yüzümden sana yönelenler rezil olmasın! 69:7 Senin uğruna hakarete katlandım, Utanç kapladı yüzümü. 69:8 Kardeşlerime yabancı, Annemin öz oğullarına uzak kaldım. 69:9 Çünkü evin için gösterdiğim gayret beni yiyip bitirdi, Sana edilen hakaretlere ben uğradım. 69:10 Oruç tutup ağlayınca, Yine hakarete uğradım. 69:11 Çula büründüğüm zaman Alay konusu oldum. 69:12 Kent kapısında oturanlar beni çekiştiriyor, Sarhoşların türküsü oldum. 69:13 Ama benim duam sanadır, ya RAB. Ey Tanrı, sevginin bolluğuyla, Güvenilir kurtarışınla uygun gördüğünde Yanıtla beni. 69:14 Beni çamurdan kurtar, İzin verme batmama; Benden nefret edenlerden, Derin sulardan kurtulayım. 69:15 Seller beni sürüklemesin, Engin beni yutmasın, Ölüm çukuru ağzını üstüme kapamasın. 69:16 Yanıt ver bana, ya RAB, Çünkü sevgin iyidir. Yüzünü çevir bana büyük merhametinle! 69:17 Kulundan yüzünü gizleme, Çünkü sıkıntıdayım, hemen yanıtla beni! 69:18 Yaklaş bana, kurtar canımı, Al başımdan düşmanlarımı. 69:19 Bana nasıl hakaret edildiğini, Utandığımı, rezil olduğumu biliyorsun; Düşmanlarımın hepsi senin önünde. 69:20 Hakaret kalbimi kırdı, dertliyim, Acılarımı paylaşacak birini bekledim, çıkmadı, Avutacak birini aradım, bulamadım. 69:21 Yiyeceğime zehir kattılar, Sirke içirdiler susadığımda. 69:22 Önlerindeki sofra tuzak olsun onlara, Yandaşları için kapan olsun! 69:23 Gözleri kararsın, göremesinler! Bellerini hep bükük tut! 69:24 Gazabını yağdır üzerlerine, Öfkenin ateşi yapışsın yakalarına! 69:25 Issız kalsın konakları, Çadırlarında oturan olmasın! 69:26 Çünkü senin vurduğun insanlara zulmediyor, Yaraladığın insanların acısını konuşuyorlar. 69:27 Ceza yağdır başlarına, Senin tarafından aklanmasınlar! 69:28 Yaşam kitabından silinsin adları, Doğrularla yan yana yazılmasınlar! 69:29 Bense ezilmiş ve kederliyim, Senin kurtarışın, ey Tanrı, bana bir kale olsun! 69:30 Tanrının adını ezgilerle öveceğim, Şükranlarımla Onu yücelteceğim. 69:31 RABbi bir öküzden, Boynuzlu, tırnaklı bir boğadan Daha çok hoşnut eder bu. 69:32 Mazlumlar bunu görünce sevinsin, Ey Tanrıya yönelen sizler, yüreğiniz canlansın. 69:33 Çünkü RAB yoksulları işitir, Kendi tutsak halkını hor görmez. 69:34 Ona övgüler sunun, ey yer, gök, Denizler ve onlardaki bütün canlılar! 69:35 Çünkü Tanrı Siyonu kurtaracak, Yahuda kentlerini onaracak; Halk oraya yerleşip sahibi olacak. 69:36 Kullarının çocukları orayı miras alacak, O'nun adını sevenler orada oturacak. 70:1 Ey Tanrı, kurtar beni! Yardımıma koş, ya RAB! 70:2 Utansın canımı almaya çalışanlar, Yüzleri kızarsın! Geri dönsün zararımı isteyenler, Rezil olsunlar! 70:3 Bana, ‹‹Oh! Oh!›› çekenler Geri çekilsin utançlarından! 70:4 Sende neşe ve sevinç bulsun Bütün sana yönelenler! ‹‹Tanrı yücedir!›› desin hep Senin kurtarışını özleyenler! 70:5 Bense, mazlum ve yoksulum, Ey Tanrı, yardımıma koş! Yardımcım ve kurtarıcım sensin, Geç kalma, ya RAB! 71:1 Ya RAB, sana sığınıyorum, Utandırma beni hiçbir zaman! 71:2 Adaletinle kurtar beni, tehlikeden uzaklaştır, Kulak ver bana, kurtar beni! 71:3 Sığınacak kayam ol, Her zaman başvurabileceğim; Buyruk ver, kurtulayım, Çünkü kayam ve kalem sensin. 71:4 Ey Tanrım, kurtar beni Kötünün elinden, haksızın, gaddarın pençesinden! 71:5 Çünkü umudum sensin, ey Egemen RAB, Gençliğimden beri dayanağım sensin. 71:6 Doğduğum günden beri sana güveniyorum, Beni ana rahminden çıkaran sensin. Övgülerim hep sanadır. 71:7 Birçokları için iyi bir örnek oldum, Çünkü sen güçlü sığınağımsın. 71:8 Ağzımdan sana övgü eksilmez, Gün boyu yüceliğini anarım. 71:9 Yaşlandığımda beni reddetme, Gücüm tükendiğinde beni terk etme! 71:10 Çünkü düşmanlarım benden söz ediyor, Beni öldürmek isteyenler birbirine danışıyor, 71:11 ‹‹Tanrı onu terk etti›› diyorlar, ‹‹Kovalayıp yakalayın, Kurtaracak kimsesi yok!›› 71:12 Ey Tanrı, benden uzak durma, Tanrım, yardımıma koş! 71:13 Utansın, yok olsun beni suçlayanlar, Utanca, rezalete bürünsün kötülüğümü isteyenler. 71:14 Ama ben her zaman umutluyum, Sana övgü üstüne övgü dizeceğim. 71:15 Gün boyu senin zaferini, Kurtarışını anlatacağım, Ölçüsünü bilmesem de. 71:16 Ey Egemen RAB, gelip yiğitliklerini, Senin, yalnız senin zaferini duyuracağım. 71:17 Ey Tanrı, çocukluğumdan beri beni sen yetiştirdin, Senin harikalarını hâlâ anlatıyorum. 71:18 Yaşlanıp saçlarıma ak düşse bile Terk etme beni, ey Tanrı, Gücünü gelecek kuşağa, Kudretini sonrakilere anlatana dek. 71:19 Ey Tanrı, doğruluğun göklere erişiyor, Büyük işler yaptın, Senin gibisi var mı, ey Tanrı? 71:20 Sen ki, bana birçok kötü sıkıntı gösterdin, Bana yeniden yaşam verecek, Beni toprağın derinliklerinden çıkaracaksın. 71:21 Saygınlığımı artıracak, Yine beni avutacaksın. 71:22 Ben de seni, Senin sadakatini çenkle öveceğim, ey Tanrım, Lir çalarak seni ilahilerle öveceğim, Ey İsrailin Kutsalı! 71:23 Seni ilahilerle överken, Dudaklarımla, varlığımla sevincimi dile getireceğim, Çünkü sen beni kurtardın. 71:24 Dilim gün boyu senin zaferinden söz edecek, Çünkü kötülüğümü isteyenler Utanıp rezil oldu. 72:1 Ey Tanrı, adaletini krala, Doğruluğunu kral oğluna armağan et. 72:2 Senin halkını doğrulukla, Mazlum kullarını adilce yargılasın! 72:3 Dağlar, tepeler, Halka adilce gönenç getirsin! 72:4 Mazlumlara hakkını versin, Yoksulların çocuklarını kurtarsın, Zalimleriyse ezsin! 72:5 Güneş ve ay durdukça, Kral kuşaklar boyunca yaşasın; metin ‹‹Kuşaklar boyunca senden korksunlar.›› 72:6 Yeni biçilmiş çayıra düşen yağmur gibi, Toprağı sulayan bereketli yağmurlar gibi olsun! 72:7 Onun günlerinde doğruluk serpilip gelişsin, Ay ışıdığı sürece esenlik artsın! 72:8 Egemenlik sürsün denizden denize, Fırattan yeryüzünün ucuna dek! 72:9 Çöl kabileleri diz çöksün önünde, Düşmanları toz yalasın. 72:10 Tarşişin ve kıyı ülkelerinin kralları Ona haraç getirsin, Saba ve Seva kralları armağanlar sunsun! 72:11 Bütün krallar önünde yere kapansın, Bütün uluslar ona kulluk etsin! 72:12 Çünkü yardım isteyen yoksulu, Dayanağı olmayan düşkünü o kurtarır. 72:13 Yoksula, düşküne acır, Düşkünlerin canını kurtarır. 72:14 Baskıdan, zorbalıktan özgür kılar onları, Çünkü onun gözünde onların kanı değerlidir. 72:15 Yaşasın kral! Ona Saba altını versinler; Durmadan dua etsinler onun için, Gün boyu onu övsünler! 72:16 Ülkede bol buğday olsun, Dağ başlarında dalgalansın! Başakları Lübnan gibi verimli olsun, Kent halkı ot gibi serpilip çoğalsın! 72:17 Kralın adı sonsuza dek yaşasın, Güneş durdukça adı var olsun, Onun aracılığıyla insanlar kutsansın, Bütün uluslar ‹‹Ne mutlu ona›› desin! 72:18 RAB Tanrıya, İsrailin Tanrısına övgüler olsun, Harikalar yaratan yalnız Odur. 72:19 Yüce adına sonsuza dek övgüler olsun, Bütün yeryüzü Onun yüceliğiyle dolsun! Amin! Amin! 72:20 İşay oğlu Davut'un duaları burada bitiyor. 73:1 Tanrı gerçekten İsraile, Yüreği temiz olanlara karşı iyidir. 73:2 Ama benim ayaklarım neredeyse tökezlemiş, Adımlarım az kalsın kaymıştı. 73:3 Çünkü kötülerin gönencini gördükçe, Küstahları kıskanıyordum. 73:4 Onlar acı nedir bilmezler, Bedenleri sağlıklı ve semizdirfç. semizdir›› ya da ‹‹Ölürken acı çekmezler, bedenleri semizdir››. 73:5 Başkalarının derdini bilmez, Onlar gibi çile çekmezler. 73:6 Bu yüzden gurur onların gerdanlığı, Zorbalık onları örten bir giysi gibidir. 73:7 Şişmanlıktan gözleri dışarı fırlar, İçleri kötülük kazanı gibi kaynar. 73:8 İnsanlarla eğlenir, kötü niyetle konuşur, Tepeden bakar, baskıyla tehdit ederler. 73:9 Göklere karşı ağızlarını açarlar, Boş sözleri yeryüzünü dolaşır. 73:10 Bu yüzden halk onlardan yana döner, Sözlerini ağzı açık dinler. 73:11 Derler ki, ‹‹Tanrı nasıl bilir? Bilgisi var mı Yüceler Yücesinin?›› 73:12 İşte böyledir kötüler, Hep tasasız, sürekli varlıklarını artırırlar. 73:13 Anlaşılan boş yere yüreğimi temiz tutmuşum, Ellerimi yıkamışım suçsuzum diye. 73:14 Gün boyu içim içimi yiyor, Her sabah azap çekiyorum. 73:15 ‹‹Ben de onlar gibi konuşayım›› deseydim, Senin çocuklarına ihanet etmiş olurdum. 73:16 Bunu anlamak için düşündüğümde, Zor geldi bana, 73:17 Tanrının Tapınağına girene dek; O zaman anladım sonlarının ne olacağını. 73:18 Gerçekten onları kaygan yere koyuyor, Yıkıma sürüklüyorsun. 73:19 Nasıl da bir anda yok oluyor, Siliniveriyorlar dehşet içinde! 73:20 Uyanan birisi için rüya nasılsa, Sen de uyanınca, ya Rab, Hor göreceksin onların görüntüsünü. 73:21 Kalbim kırıldığında, İçim acı dolduğunda, 73:22 Akılsız ve bilgisizdim, Karşında bir hayvan gibi. 73:23 Yine de sürekli seninleyim, Sağ elimden tutarsın beni. 73:24 Öğütlerinle yol gösterir, Beni sonunda yüceliğe eriştirirsin. 73:25 Senden başka kimim var göklerde? İstemem senden başkasını yeryüzünde. 73:26 Bedenim ve yüreğim tükenebilir, Ama Tanrı yüreğimde güç, Bana düşen paydır sonsuza dek. 73:27 Kuşkusuz yok olacak senden uzak duranlar, Ortadan kaldıracaksın sana vefasızlık edenleri. 73:28 Ama benim için en iyisi Tanrı'ya yakın olmaktır; Bütün işlerini duyurayım diye Sığınak yaptım Egemen RAB'bi kendime. 74:1 Ey Tanrı, neden bizi sonsuza dek reddettin? Niçin otlağının koyunlarına karşı öfken tütmekte? 74:2 Anımsa geçmişte sahiplendiğin topluluğu, Kendi halkın olsun diye kurtardığın oymağı Ve üzerine konut kurduğun Siyon Dağını. 74:3 Yönelt adımlarını şu onarılmaz yıkıntılara doğru, Düşman kutsal yerdeki her şeyi yıktı. 74:4 Düşmanların bizimle buluştuğun yerde kükredi, Zafer simgesi olarak kendi bayraklarını dikti. 74:5 Gür bir ormana Baltayla dalar gibiydiler. 74:6 Baltayla, balyozla kırdılar, Bütün oymaları. 74:7 Ateşe verdiler tapınağını, Yerle bir edip kutsallığını bozdular Adının yaşadığı konutun. 74:8 İçlerinden, ‹‹Hepsini ezelim!›› dediler. Ülkede Tanrıyla buluşma yerlerinin tümünü yaktılar. 74:9 Artık kutsal simgelerimizi görmüyoruz, Peygamberler de yok oldu, İçimizden kimse bilmiyor ne zamana dek... 74:10 Ey Tanrı, ne zamana dek düşman sana sövecek, Hasmın senin adını hor görecek? 74:11 Niçin geri çekiyorsun elini? Çıkar sağ elini bağrından, yok et onları! 74:12 Ama geçmişten bu yana kralım sensin, ey Tanrı, Yeryüzünde kurtuluş sağladın. 74:13 Gücünle denizi yardın, Canavarların kafasını sularda parçaladın. 74:14 Livyatanın başlarını ezdin, Çölde yaşayanlara onu yem ettin. 74:15 Kaynaklar, dereler fışkırttın, Sürekli akan ırmakları kuruttun. 74:16 Gün senindir, gece de senin, Ay ve güneşi sen yerleştirdin, kastediyor. 74:17 Yeryüzünün bütün sınırlarını sen saptadın, Yazı da kışı da yaratan sensin. 74:18 Anımsa, ya RAB, düşmanın sana nasıl sövdüğünü, Akılsız bir halkın, adını nasıl hor gördüğünü. 74:19 Canavara teslim etme kumrunun canını, Asla unutma düşkün kullarının yaşamını. 74:20 Yaptığın antlaşmayı gözönüne al, Çünkü ülkenin her karanlık köşesi Zorbaların inleriyle dolmuş. 74:21 Düşkünler boynu bükük geri çevrilmesin, Mazlumlar, yoksullar adına övgüler dizsin. 74:22 Kalk, ey Tanrı, davanı savun! Anımsa akılsızların gün boyu sana nasıl sövdüğünü! 74:23 Unutma hasımlarının yaygarasını, Sana başkaldıranların durmadan yükselen patırtısını! 75:1 Sana şükrederiz, ey Tanrı, Şükrederiz, çünkü sen yakınsın, Harikaların bunu gösterir. 75:2 ‹‹Belirlediğim zaman gelince, Doğrulukla yargılayacağım›› diyor Tanrı, 75:3 ‹‹Yeryüzü altüst olunca üzerindekilerle, Ben pekiştireceğim onun direklerini. --iSela 75:4 Övünenlere, ‹Övünmeyin artık!› dedim; Kötülere, ‹Kaldırmayın başınızı! 75:5 Kaldırmayın başınızı! Tepeden konuşmayın!› ›› simgesidir). 75:6 Çünkü ne doğudan, ne batıdan, Ne de çöldeki dağlardan doğar yargı. 75:7 Yargıç ancak Tanrıdır, Birini alçaltır, birini yükseltir. 75:8 RAB elinde dolu bir kâse tutuyor, Köpüklü, baharat karıştırılmış şarap döküyor; Yeryüzünün bütün kötüleri Tortusuna dek yalayıp onu içiyor. 75:9 Bense sürekli duyuracağım bunu, Yakupun Tanrısını ilahilerle öveceğim: 75:10 ‹‹Kıracağım kötülerin bütün gücünü, Doğruların gücüyse yükseltilecek.›› 76:1 Yahudada Tanrı bilinir, İsrailde adı uludur; 76:2 Konutu Şalemdedir, Yaşadığı yer Siyonda. 76:3 Orada kırdı alevli okları, Kalkanı, kılıcı, savaş silahlarını. --iSela 76:4 Işıl ışıl parıldıyorsun, Avı bol dağlardan daha görkemli. 76:5 Yağmaya uğradı yiğitler, Uykularına daldılar, En güçlüleri bile elini kıpırdatamaz oldu. 76:6 Ey Yakupun Tanrısı, sen kükreyince, Atlarla atlılar son uykularına daldılar. 76:7 Yalnız sensin korkulması gereken, Öfkelenince kim durabilir karşında? 76:8 Yargını göklerden açıkladın, Yeryüzü korkup sessizliğe büründü, 76:9 Ey Tanrı, sen yargılamaya, Ülkedeki mazlumları kurtarmaya kalkınca. --iSela 76:10 İnsanların gazabı bile sana övgüler doğuruyor, Gazabından kurtulanları çevrene topluyorsun. 76:11 Adaklar adayın Tanrınız RABbe, Yerine getirin adaklarınızı, Armağanlar sunun korkulması gereken Tanrıya, Bütün çevresindekiler. 76:12 RAB önderlerin soluğunu keser, Korku salar yeryüzü krallarına. 77:1 Yüksek sesle Tanrıya yakarıyorum, Haykırıyorum beni duysun diye. 77:2 Sıkıntılı günümde Rabbe yönelir, Gece hiç durmadan ellerimi açarım, Gönlüm avunmaz bir türlü. 77:3 Tanrıyı anımsayınca inlerim, Düşündükçe içim daralır. --iSela 77:4 Açık tutuyorsun göz kapaklarımı, Sıkıntıdan konuşamıyorum. 77:5 Geçmiş günleri, Yıllar öncesini düşünüyorum. 77:6 Gece ilahilerimi anacağım, Kendi kendimle konuşacağım, İnceden inceye soracağım: 77:7 ‹‹Rab sonsuza dek mi bizi reddedecek? Lütfunu bir daha göstermeyecek mi? 77:8 Sevgisi sonsuza dek mi yok oldu? Sözü geçerli değil mi artık? 77:9 Tanrı unuttu mu acımayı? Sevecenliğinin yerini öfke mi aldı?›› --iSela 77:10 Sonra kendi kendime, ‹‹İşte benim derdim bu!›› dedim, ‹‹Yüceler Yücesi gücünü göstermiyor artık.›› 77:11 RABbin işlerini anacağım, Evet, geçmişteki harikalarını anacağım. 77:12 Yaptıkları üzerinde derin derin düşüneceğim, Bütün işlerinin üzerinde dikkatle duracağım. 77:13 Ey Tanrı, yolun kutsaldır! Hangi ilah Tanrı kadar uludur? 77:14 Harikalar yaratan Tanrı sensin, Halklar arasında gücünü gösterdin. 77:15 Güçlü bileğinle kendi halkını, Yakup ve Yusuf oğullarını kurtardın. --iSela 77:16 Sular seni görünce, ey Tanrı, Sular seni görünce çalkalandı, Enginler titredi. 77:17 Bulutlar suyunu boşalttı, Gökler gürledi, Her yanda okların uçuştu. 77:18 Kasırgada gürleyişin duyuldu, Şimşekler dünyayı aydınlattı, Yer titreyip sarsıldı. 77:19 Kendine denizde, Derin sularda yollar açtın, Ama ayak izlerin belli değildi. 77:20 Musa ve Harun'un eliyle Halkını bir sürü gibi güttün. 78:1 Dinle, ey halkım, öğrettiklerimi, Kulak ver ağzımdan çıkan sözlere. 78:2 Özdeyişlerle söze başlayacağım, Eski sırları anlatacağım, 78:3 Duyduğumuzu, bildiğimizi, Atalarımızın bize anlattığını. 78:4 Torunlarından bunları gizlemeyeceğiz; RABbin övgüye değer işlerini, Gücünü, yaptığı harikaları Gelecek kuşağa duyuracağız. 78:5 RAB Yakup soyuna koşullar bildirdi, İsraile yasa koydu. Bunları çocuklarına öğretsinler diye Atalarımıza buyruk verdi. 78:6 Öyle ki, gelecek kuşak, yeni doğacak çocuklar bilsinler, Onlar da kendi çocuklarına anlatsınlar, 78:7 Tanrıya güven duysunlar, Tanrının yaptıklarını unutmasınlar, Onun buyruklarını yerine getirsinler; 78:8 Ataları gibi inatçı, başkaldırıcı, Yüreği kararsız, Tanrıya sadakatsiz bir kuşak olmasınlar. 78:9 Oklarla, yaylarla kuşanmış Efrayimoğulları Savaş günü sırtlarını döndüler. 78:10 Tanrının antlaşmasına uymadılar, Onun yasasına göre yaşamayı reddettiler. 78:11 Unuttular Onun işlerini, Kendilerine gösterdiği harikaları. 78:12 Mısırda, Soan bölgesinde Tanrı harikalar yapmıştı atalarının önünde. 78:13 Denizi yarıp geçirmişti onları, Bir duvar gibi ayakta tutmuştu suları. 78:14 Gündüz bulutla, Gece ateş ışığıyla onlara yol göstermişti. 78:15 Çölde kayaları yarmış, Sanki dipsiz kaynaklardan Onlara kana kana su içirmişti. 78:16 Kayadan akarsular fışkırtmış, Suları ırmak gibi akıtmıştı. 78:17 Ama onlar çölde Yüceler Yücesine başkaldırarak Günah işlemeye devam ettiler. 78:18 Canlarının çektiği yiyeceği isteyerek İçlerinde Tanrıyı denediler. 78:19 ‹‹Tanrı çölde sofra kurabilir mi?›› diyerek, Tanrıya karşı konuştular. 78:20 ‹‹Bak, kayaya vurunca sular fışkırdı, Dereler taştı. Peki, ekmek de verebilir mi, Et sağlayabilir mi halkına?›› 78:21 RAB bunu duyunca çok öfkelendi, Yakupa ateş püskürdü, Öfkesi tırmandı İsraile karşı; 78:22 Çünkü Tanrıya inanmıyorlardı, Onun kurtarıcılığına güvenmiyorlardı. 78:23 Yine de RAB buyruk verdi bulutlara, Kapaklarını açtı göklerin; 78:24 Man yağdırdı onları beslemek için, Göksel tahıl verdi onlara. 78:25 Meleklerinfı ekmeğini yedi her biri, Doyasıya yiyecek gönderdi onlara. 78:26 Doğu rüzgarını estirdi göklerde, Gücüyle güney rüzgarına yol gösterdi. 78:27 Toz gibi et yağdırdı başlarına, Deniz kumu kadar kuş; 78:28 Ordugahlarının ortasına, Konakladıkları yerin çevresine düşürdü. 78:29 Yediler, tıka basa doydular, İsteklerini yerine getirdi Tanrı. 78:30 Ancak onlar isteklerine doymadan, Daha ağızları doluyken, 78:31 Tanrının öfkesi parladı üzerlerine. En güçlülerini öldürdü, Yere serdi İsrail yiğitlerini. 78:32 Yine de günah işlemeye devam ettiler, Onun harikalarına inanmadılar. 78:33 Bu yüzden Tanrı onların günlerini boşluk, Yıllarını dehşet içinde bitirdi. 78:34 Tanrı onları öldürdükçe Ona yönelmeye, İstekle Onu yeniden aramaya başlıyorlardı. 78:35 Tanrının kayaları olduğunu, Yüce Tanrının kurtarıcıları olduğunu anımsıyorlardı. 78:36 Oysa ağızlarıyla Ona yaltaklanıyor, Dilleriyle yalan söylüyorlardı. 78:37 Ona yürekten bağlı değillerdi, Antlaşmasına sadık kalmadılar. 78:38 Yine de Tanrı sevecendi, Suçlarını bağışlıyor, onları yok etmiyordu; Çok kez öfkesini tuttu, Bütün gazabını göstermedi. 78:39 Onların yalnızca insan olduğunu anımsadı, Geçip giden, dönmeyen bir rüzgar gibi. 78:40 Çölde kaç kez Ona başkaldırdılar, Issız yerlerde Onu gücendirdiler! 78:41 Defalarca denediler Tanrıyı, İncittiler İsrailin Kutsalını. 78:42 Anımsamadılar Onun güçlü elini, Kendilerini düşmandan kurtardığı günü, 78:43 Mısırda gösterdiği belirtileri, Soan bölgesinde yaptığı şaşılası işleri. 78:44 Mısırın kanallarını kana çevirdi, Sularını içemediler. 78:45 Gönderdiği at sinekleri yedi halkı, Gönderdiği kurbağalar yok etti ülkeyi. 78:46 Ekinlerini tırtıllara, Emeklerinin ürününü çekirgelere verdi. 78:47 Asmalarını doluyla, Yabanıl incir ağaçlarını iri dolu taneleriyle yok etti. 78:48 Büyükbaş hayvanlarını kırgına, Küçükbaş hayvanlarını yıldırıma teslim etti. 78:49 Üzerlerine kızgın öfkesini, Gazap, hışım, bela Ve bir alay kötülük meleği gönderdi. 78:50 Yol verdi öfkesine, Canlarını ölümden esirgemedi, Onları salgın hastalığın pençesine düşürdü. 78:51 Mısırda bütün ilk doğanları, Hamın çadırlarında bütün ilk çocukları vurdu. 78:52 Kendi halkını davar gibi götürdü, Çölde onları bir sürü gibi güttü. 78:53 Onlara güvenlik içinde yol gösterdi, korkmadılar; Düşmanlarınıysa deniz yuttu. 78:54 Böylece onları kendi kutsal topraklarının sınırına, Sağ elinin kazandığı dağlık bölgeye getirdi. 78:55 Önlerinden ulusları kovdu, Mülk olarak topraklarını İsrail oymakları arasında bölüştürdü. Halkını konutlarına yerleştirdi. 78:56 Ama onlar yüce Tanrıyı denediler, Ona başkaldırdılar, Koşullarına uymadılar. 78:57 Döneklik edip ataları gibi ihanet ettiler, Güvenilmez bir yay gibi bozuk çıktılar. 78:58 Puta taptıkları yerlerle Onu kızdırdılar, Putlarıyla Onu kıskandırdılar. 78:59 Tanrı bunları duyunca çok öfkelendi, İsraili büsbütün reddetti. 78:60 İnsanlar arasında kurduğu çadırı, Şilodaki konutunu terk etti. 78:61 Kudretini tutsaklığa, Görkemini düşman eline teslim etti. Antlaşma Sandığını kastetmektedir. 78:62 Halkını kılıç önüne sürdü, Öfkesini kendi halkından çıkardı. 78:63 Gençlerini ateş yuttu, Kızlarına düğün türküsü söylenmez oldu. 78:64 Kâhinleri kılıç altında öldü, Dul kadınları ağlayamadı. 78:65 O zaman Rab uykudan uyanır gibi, Şarabın rehavetinden ayılan bir yiğit gibi oldu. 78:66 Düşmanlarını püskürttü, Onları sonsuz utanca boğdu. 78:67 Tanrı Yusuf soyunu reddetti, Efrayim oymağını seçmedi; 78:68 Ancak Yahuda oymağını, Sevdiği Siyon Dağını seçti. 78:69 Tapınağını doruklar gibi, Sonsuzluk için kurduğu yeryüzü gibi yaptı. 78:70 Kulu Davutu seçti, Onu koyun ağılından aldı. 78:71 Halkı Yakupu, kendi halkı İsraili gütmek için, Onu yavru kuzuların ardından getirdi. 78:72 Böylece Davut onlara dürüstçe çobanlık etti, Becerikli elleriyle onlara yol gösterdi. 79:1 Ey Tanrı, uluslar senin yurduna saldırdı, Kutsal tapınağını kirletti, Yeruşalimi taş yığınına çevirdi. 79:2 Kullarının ölülerini yem olarak yırtıcı kuşlara, Sadık kullarının etini yabanıl hayvanlara verdiler. 79:3 Kanlarını su gibi akıttılar Yeruşalimin çevresine, Onları gömecek kimse yok. 79:4 Komşularımıza yüzkarası, Çevremizdekilere eğlence ve oyuncak olduk. 79:5 Ne zamana dek, ya RAB? Sonsuza dek mi sürecek öfken, Alev gibi yanan kıskançlığın? 79:6 Öfkeni seni tanımayan ulusların, Adını anmayan ülkelerin üzerine dök. 79:7 Çünkü onlar Yakup soyunu yiyip bitirdiler, Yurdunu viraneye çevirdiler. 79:8 Atalarımızın suçlarını artık önümüze sürme, Sevecenliğini hemen göster bize, Çünkü tükendikçe tükendik. 79:9 Yardım et bize yüce adın uğruna, ey bizi kurtaran Tanrı, Kurtar bizi adın uğruna, bağışla günahlarımızı! 79:10 Niçin uluslar, ‹‹Nerede onların Tanrısı?›› diye konuşsun, Kullarının dökülen kanının öcünü alacağını bilsinler, Gözlerimizle bunu görelim! 79:11 Tutsakların iniltisi senin katına erişsin, Koru büyük gücünle ölüme mahkûm olanları. 79:12 Komşularımızın sana ettikleri hakareti Yedi kat iade et bağırlarına, ya Rab! 79:13 Bizler, kendi halkın, otlağının koyunları Sonsuza dek şükredeceğiz sana, Kuşaklar boyunca övgülerini dilimizden düşürmeyeceğiz. 80:1 Kulak ver, ey İsrailin çobanı, Ey Yusufu bir sürü gibi güden, Keruvlar arasında taht kuran, Saç ışığını, 80:2 Efrayim, Benyamin, Manaşşe önünde Uyandır gücünü, Gel, kurtar bizi! 80:3 Bizi eski halimize kavuştur, ey Tanrı, Yüzünün ışığıyla aydınlat, kurtulalım! 80:4 Ya RAB, Her Şeye Egemen Tanrı, Ne zamana dek halkının dualarına ateş püsküreceksin? 80:5 Onlara ekmek yerine gözyaşı verdin, Ölçekler dolusu gözyaşı içirdin. 80:6 Kavga nedeni ettin bizi komşularımıza, Düşmanlarımız alay ediyor bizimle. 80:7 Bizi eski halimize kavuştur, Ey Her Şeye Egemen Tanrı, Yüzünün ışığıyla aydınlat, kurtulalım! 80:8 Mısırdan bir asma çubuğu getirdin, Ulusları kovup onu diktin. 80:9 Onun için toprağı hazırladın, Kök saldı, bütün ülkeye yayıldı. 80:10 Gölgesi dağları, Dalları koca sedir ağaçlarını kapladı. 80:11 Sürgünleri Akdenize, Filizleri Fırata dek uzandı. 80:12 Niçin yıktın bağın duvarlarını? Yoldan geçen herkes üzümünü koparıyor, 80:13 Orman domuzları onu yoluyor, Yabanıl hayvanlar onunla besleniyor. 80:14 Ey Her Şeye Egemen Tanrı, ne olur, dön bize! Göklerden bak ve gör, İlgilen bu asmayla. 80:15 İlgilen sağ elinin diktiği filizle, Kendine seçtiğin oğulla! 80:16 Asman kesilmiş, yakılmış, Öfkeli bakışların yok etsin düşmanlarını! 80:17 Elin, sağ kolun olan adamın üzerinde, Kendine seçtiğin insanın üzerinde olsun! 80:18 O zaman senden asla ayrılmayacağız; Yaşam ver bize, adını analım! 80:19 Ya RAB, ey Her Şeye Egemen Tanrı, Bizi eski halimize kavuştur, Yüzünün ışığıyla aydınlat, kurtulalım! 81:1 Sevincinizi dile getirin gücümüz olan Tanrıya, Sevinç çığlıkları atın Yakupun Tanrısına! 81:2 Çalgıya başlayın, tef çalın, Tatlı sesli lir ve çenk çınlatın. 81:3 Yeni Ayda, dolunayda, Boru çalın bayram günümüzde. 81:4 Çünkü bu İsrail için bir kuraldır, Yakupun Tanrısının ilkesidir. 81:5 Tanrı Mısıra karşı yürüdüğünde, Yusuf soyuna koydu bu koşulu. Orada tanımadığım bir ses işittim: 81:6 ‹‹Sırtındaki yükü kaldırdım, Ellerin küfeden kurtuldu›› diyordu, 81:7 ‹‹Sıkıntıya düşünce seslendin, seni kurtardım, Gök gürlemesinin ardından sana yanıt verdim, Meriva sularında seni sınadım. --iSela 81:8 ‹‹Dinle, ey halkım, seni uyarıyorum; Ey İsrail, keşke beni dinlesen! 81:9 Aranızda yabancı ilah olmasın, Başka bir ilaha tapmayın! 81:10 Seni Mısırdan çıkaran Tanrın RAB benim. Ağzını iyice aç, doldurayım! 81:11 ‹‹Ama halkım sesimi dinlemedi, İsrail bana boyun eğmek istemedi. 81:12 Ben de onları inatçı yürekleriyle baş başa bıraktım, Bildikleri gibi yaşasınlar diye. 81:13 Keşke halkım beni dinleseydi, İsrail yollarımda yürüseydi! 81:14 Düşmanlarını hemen yere serer, Hasımlarına el kaldırırdım! 81:15 Benden nefret edenler bana boyun eğerdi, Bu böyle sonsuza dek sürerdi. 81:16 Oysa sizleri en iyi buğdayla besler, Kayadan akan balla doyururdum.›› 82:1 Tanrı yerini aldı tanrısal kurulda, Yargısını açıklıyor ilahların ortasında: 82:2 ‹‹Ne zamana dek haksız karar verecek, Kötüleri kayıracaksınız? --iSela 82:3 Zayıfın, öksüzün davasını savunun, Mazlumun, yoksulun hakkını arayın. 82:4 Zayıfı, düşkünü kurtarın, Onları kötülerin elinden özgür kılın.›› 82:5 Bilmiyor, anlamıyorlar, Karanlıkta dolaşıyorlar. Yeryüzünün temelleri sarsılıyor. 82:6 ‹‹ ‹Siz ilahlarsınız› diyorum, ‹Yüceler Yücesinin oğullarısınız hepiniz!› 82:7 Yine de insanlar gibi öleceksiniz, Sıradan bir önder gibi düşeceksiniz!›› 82:8 Kalk, ey Tanrı, yargıla yeryüzünü! Çünkü bütün uluslar senindir. 83:1 Ey Tanrı, susma, Sessiz, hareketsiz kalma! 83:2 Bak, düşmanların kargaşa çıkarıyor, Senden nefret edenler boy gösteriyor. 83:3 Halkına karşı kurnazlık peşindeler, Koruduğun insanlara dolap çeviriyorlar. 83:4 ‹‹Gelin, bu ulusun kökünü kazıyalım›› diyorlar, ‹‹İsrailin adı bir daha anılmasın!›› 83:5 Hepsi sözbirliği etmiş, düzen kuruyor, Sana karşı anlaşmaya vardı: 83:6 Edomlular, İsmaililer, Moavlılar, Hacerliler, 83:7 Geval, Ammon, Amalek, Filist ve Sur halkı. 83:8 Asur da onlara katıldı, Lutoğullarına güç verdiler. --iSela 83:9 Onlara Midyana, Kişon Vadisinde Siseraya ve Yavine yaptığını yap: 83:10 Onlar Eyn-Dorda yok oldular, Toprak için gübreye döndüler. 83:11 Onların soylularına Orev ve Zeeve yaptığını, Beylerine Zevah ve Salmunnaya yaptığını yap. 83:12 Onlar: ‹‹Gelin, sahiplenelim Tanrının otlaklarını›› demişlerdi. 83:13 Ey Tanrım, savrulan toza, Rüzgarın sürüklediği saman çöpüne çevir onları! 83:14 Orman yangını gibi, Dağları tutuşturan alev gibi, 83:15 Fırtınanla kovala, Kasırganla dehşete düşür onları! 83:16 Utançla kapla yüzlerini, Sana yönelsinler, ya RAB. 83:17 Sonsuza dek utanç ve dehşet içinde kalsınlar, Rezil olup yok olsunlar. 83:18 Senin adın RAB'dir, Anlasınlar yalnız senin yeryüzüne egemen en yüce Tanrı olduğunu. 84:1 Ey Her Şeye Egemen RAB, Ne kadar severim konutunu! 84:2 Canım senin avlularını özlüyor, İçim çekiyor, Yüreğim, bütün varlığım Sana, yaşayan Tanrıya sevinçle haykırıyor. 84:3 Kuşlar bile bir yuva, Kırlangıç, yavrularını koyacak bir yer buldu Senin sunaklarının yanında, Ey Her Şeye Egemen RAB, Kralım ve Tanrım! 84:4 Ne mutlu senin evinde oturanlara, Seni sürekli överler! --iSela 84:5 Ne mutlu gücünü senden alan insana! Aklı hep Siyonu ziyaret etmekte. 84:6 Baka Vadisinden geçerken, Pınar başına çevirirler orayı, İlk yağmurlar orayı berekete boğar. 84:7 Gittikçe güçlenir, Siyonda Tanrının huzuruna çıkarlar. 84:8 Ya RAB, Her Şeye Egemen Tanrı, duamı dinle, Kulak ver, ey Yakupun Tanrısı! --iSela 84:9 Ey Tanrı, kalkanımıza bak, Meshettiğin krala lütfet! 84:10 Senin avlularında bir gün, Başka yerdeki bin günden iyidir; Kötülerin çadırında yaşamaktansa, Tanrımın evinin eşiğinde durmayı yeğlerim. 84:11 Çünkü RAB Tanrı bir güneş, bir kalkandır. Lütuf ve yücelik sağlar; Dürüstçe yaşayanlardan hiçbir iyiliği esirgemez. 84:12 Ey Her Şeye Egemen RAB, Ne mutlu sana güvenen insana! 85:1 Ya RAB, ülkenden hoşnut kaldın, Yakup soyunu eski gönencine kavuşturdun. 85:2 Halkının suçlarını bağışladın, Bütün günahlarını yok saydın. --iSela 85:3 Bütün gazabını bir yana koydun, Kızgın öfkenden vazgeçtin. 85:4 Ey bizi kurtaran Tanrı, bizi eski halimize getir, Bize karşı öfkeni dindir! 85:5 Sonsuza dek mi öfkeleneceksin bize? Kuşaktan kuşağa mı sürdüreceksin öfkeni? 85:6 Halkın sende sevinç bulsun diye Bize yeniden yaşam vermeyecek misin? 85:7 Ya RAB, sevgini göster bize, Kurtarışını bağışla! 85:8 Kulak vereceğim RAB Tanrının ne diyeceğine; Halkına, sadık kullarına esenlik sözü verecek, Yeter ki, bir daha akılsızlık etmesinler. 85:9 Evet, O kendisinden korkanları kurtarmak üzeredir, Görkemi ülkemizde yaşasın diye. 85:10 Sevgiyle sadakat buluşacak, Doğrulukla esenlik öpüşecek. 85:11 Sadakat yerden bitecek, Doğruluk gökten bakacak. 85:12 Ve RAB iyi olan neyse, onu verecek, Toprağımızdan ürün fışkıracak. 85:13 Doğruluk önüsıra yürüyecek, Adımları için yol yapacak. 86:1 Kulak ver, ya RAB, yanıtla beni, Çünkü mazlum ve yoksulum. 86:2 Koru canımı, çünkü senin sadık kulunum. Ey Tanrım, kurtar sana güvenen kulunu! 86:3 Acı bana, ya Rab, Çünkü gün boyu sana yakarıyorum. 86:4 Sevindir kulunu, ya Rab, Çünkü dualarımı sana yükseltiyorum. 86:5 Sen iyi ve bağışlayıcısın, ya Rab, Sana yakaran herkese bol sevgi gösterirsin. 86:6 Kulak ver duama, ya RAB, Yalvarışlarımı dikkate al! 86:7 Sıkıntılı günümde sana yakarırım, Çünkü yanıtlarsın beni. 86:8 İlahlar arasında senin gibisi yok, ya Rab, Eşsizdir işlerin. 86:9 Yarattığın bütün uluslar gelip Sana tapınacaklar, ya Rab, Adını yüceltecekler. 86:10 Çünkü sen ulusun, harikalar yaratırsın, Tek Tanrı sensin. 86:11 Ya RAB, yolunu bana öğret, Senin gerçeğine göre yürüyeyim, Kararlı kıl beni, yalnız senin adından korkayım. 86:12 Ya Rab Tanrım, bütün yüreğimle sana şükredeceğim, Adını sonsuza dek yücelteceğim. 86:13 Çünkü bana sevgin büyüktür, Canımı ölüler diyarının derinliklerinden sen kurtardın. 86:14 Ey Tanrı, küstahlar bana saldırıyor, Zorbalar sürüsü, sana aldırmayanlar Canımı almak istiyor, 86:15 Oysa sen, ya Rab, Sevecen, lütfeden, tez öfkelenmeyen, Sevgisi ve sadakati bol bir Tanrısın. 86:16 Yönel bana, acı halime, Kuluna kendi gücünü ver, Kurtar hizmetçinin oğlunu. 86:17 İyiliğinin bir belirtisini göster bana; Benden nefret edenler görüp utansın; Çünkü sen, ya RAB, bana yardım ettin, Beni avuttun. 87:1 RAB Siyonu kutsal dağlar üzerine kurdu. 87:2 Siyonun kapılarını Yakup soyunun bütün konutlarından daha çok sever. 87:3 Ey Tanrı kenti, senin için ne yüce sözler söylenir: --iSela 87:4 ‹‹Beni tanıyanlar arasında Rahav ve Babili anacağım, Filisti, Suru, Kûşu da; ‹Bu da Siyonda doğdu› diyeceğim.›› 87:5 Evet, Siyon için şöyle denecek: ‹‹Şu da orada doğmuş, bu da, Yüceler Yücesi onu sarsılmaz kılacak.›› 87:6 RAB halkları kaydederken, ‹‹Bu da Siyonda doğmuş›› diye yazacak. --iSela 87:7 Okuyucular, kavalcılar, ‹‹Bütün kaynaklarım sendedir!›› diyecek. 88:1 Ya RAB, beni kurtaran Tanrı, Gece gündüz sana yakarıyorum. 88:2 Duam sana erişsin, Kulak ver yakarışıma. 88:3 Çünkü sıkıntıya doydum, Canım ölüler diyarına yaklaştı. 88:4 Ölüm çukuruna inenler arasında sayılıyorum, Tükenmiş gibiyim; 88:5 Ölüler arasına atılmış, Artık anımsamadığın, İlginden yoksun, Mezarda yatan cesetler gibiyim. 88:6 Beni çukurun dibine, Karanlıklara, derinliklere attın. 88:7 Öfken üzerime çöktü, Dalga dalga kızgınlığınla beni ezdin. --iSela 88:8 Yakınlarımı benden uzaklaştırdın, İğrenç kıldın beni gözlerinde. Kapalı kaldım, çıkamıyorum. 88:9 Üzüntüden gözlerimin feri sönüyor, Her gün sana yakarıyorum, ya RAB, Ellerimi sana açıyorum. 88:10 Harikalarını ölülere mi göstereceksin? Ölüler mi kalkıp seni övecek? --iSela 88:11 Sevgin mezarda, Sadakatin yıkım diyarında duyurulur mu? 88:12 Karanlıklarda harikaların, Unutulmuşluk diyarında doğruluğun bilinir mi? 88:13 Ama ben, ya RAB, yardıma çağırıyorum seni, Sabah duam sana varıyor. 88:14 Niçin beni reddediyorsun, ya RAB, Neden yüzünü benden gizliyorsun? 88:15 Düşkünüm, gençliğimden beri ölümle burun burunayım, Dehşetlerinin altında tükendim. 88:16 Şiddetli gazabın üzerimden geçti, Saçtığın dehşet beni yedi bitirdi. 88:17 Bütün gün su gibi kuşattılar beni, Çevremi tümüyle sardılar. 88:18 Eşi dostu benden uzaklaştırdın, Tek dostum karanlık kaldı. 89:1 RABbin sevgisini sonsuza dek ezgilerle öveceğim, Sadakatini bütün kuşaklara bildireceğim. 89:2 Sevgin sonsuza dek ayakta kalır diyeceğim, Sadakatini gökler kadar kalıcı kıldın. 89:3 Dedin ki, ‹‹Seçtiğim adamla antlaşma yaptım, Kulum Davuta şöyle ant içtim: 89:4 ‹Soyunu sonsuza dek sürdüreceğim, Tahtını kuşaklar boyunca sürekli kılacağım.› ›› --iSela 89:5 Ya RAB, gökler över harikalarını, Kutsallar topluluğunda övülür sadakatin. 89:6 Çünkü göklerde RABbe kim eş koşulur? Kim benzer RABbe ilahi varlıklar arasında? 89:7 Kutsallar topluluğunda Tanrı korku uyandırır, Çevresindekilerin hepsinden ulu ve müthiştir. 89:8 Ya RAB, Her Şeye Egemen Tanrı, Senin gibi güçlü RAB var mı? Sadakatin çevreni sarar. 89:9 Sen kudurmuş denizler üzerinde egemenlik sürer, Dalgalar kabardıkça onları dindirirsin. 89:10 Sen Rahavı leş ezer gibi ezdin, Güçlü kolunla düşmanlarını dağıttın. düşmanları kastediyor. 89:11 Gökler senindir, yeryüzü de senin; Dünyanın ve içindeki her şeyin temelini sen attın. 89:12 Kuzeyi, güneyi sen yarattın, Tavor ve Hermon dağları Sana sevincini dile getiriyor. 89:13 Kolun güçlüdür, Elin kudretli, sağ elin yüce. 89:14 Tahtın adalet ve doğruluk üzerine kurulu, Sevgi ve sadakat önünsıra gider. 89:15 Ne mutlu sevinç çığlıkları atmasını bilen halka, ya RAB! Yüzünün ışığında yürürler. 89:16 Gün boyu senin adınla sevinir, Doğruluğunla yücelirler. 89:17 Çünkü sen onların gücü ve yüceliğisin, Lütfun sayesinde gücümüz artar. 89:18 Kalkanımız RABbe, Kralımız İsrailin Kutsalına aittir. 89:19 Geçmişte bir görüm aracılığıyla, Sadık kullarına şöyle dedin: ‹‹Bir yiğide yardım ettim, Halkın içinden bir genci yükselttim. 89:20 Kulum Davutu buldum, Kutsal yağımla onu meshettim. 89:21 Elim ona destek olacak, Kolum güç verecek. 89:22 Düşman onu haraca bağlayamayacak, Kötüler onu ezmeyecek. 89:23 Düşmanlarını onun önünde kıracağım, Ondan nefret edenleri vuracağım. 89:24 Sadakatim, sevgim ona destek olacak, Benim adımla gücü yükselecek. 89:25 Sağ elini denizin, Irmakların üzerine egemen kılacağım. 89:26 ‹Babam sensin› diye seslenecek bana, ‹Tanrım, kurtuluşumun kayası.› 89:27 Ben de onu ilk oğlum, Dünyadaki kralların en yücesi kılacağım. 89:28 Sonsuza dek ona sevgi göstereceğim, Onunla yaptığım antlaşma hiç bozulmayacak. 89:29 Soyunu sonsuza dek, Tahtını gökler durduğu sürece sürdüreceğim. 89:30 ‹‹Çocukları yasamdan ayrılır, İlkelerime göre yaşamazsa; 89:31 Kurallarımı bozar, Buyruklarıma uymazsa, 89:32 İsyanlarını sopayla, Suçlarını dayakla cezalandıracağım. 89:33 Ama onu sevmekten vazgeçmeyecek, Sadakatime sırt çevirmeyeceğim. 89:34 Antlaşmamı bozmayacak, Ağzımdan çıkan sözü değiştirmeyeceğim. 89:35 Bir kez kutsallığım üstüne ant içtim, Davuta yalan söylemeyeceğim. 89:36 Onun soyu sonsuza dek sürecek, Tahtı karşımda güneş gibi duracak, 89:37 Göklerde güvenilir bir tanık olan ay gibi Sonsuza dek kalacak.›› --iSela 89:38 Ama sen reddettin, sırt çevirdin, Çok öfkelendin meshettiğin krala. 89:39 Kulunla yaptığın antlaşmadan vazgeçtin, Onun tacını yere atıp kirlettin. 89:40 Yıktın bütün surlarını, Viran ettin kalelerini. 89:41 Yoldan geçen herkes onu yağmaladı, Yüzkarası oldu komşularına. 89:42 Hasımlarının sağ elini onun üstüne kaldırdın, Bütün düşmanlarını sevindirdin. 89:43 Kılıcının ağzını başka yöne çevirdin, Savaşta ona yan çıkmadın. 89:44 Görkemine son verdin, Tahtını yere çaldın. 89:45 Gençlik günlerini kısalttın, Onu utanca boğdun. --iSela 89:46 Ne zamana dek, ya RAB? Sonsuza dek mi gizleneceksin? Ne zamana dek öfken alev alev yanacak? 89:47 Anımsa ömrümün ne çabuk geçtiğini, Ne boş yaratmışsın insanoğlunu! 89:48 Var mı yaşayıp da ölümü görmeyen, Ölüler diyarının pençesinden canını kurtaran? --iSela 89:49 Ya Rab, nerede o eski sevgin? Davuta göstereceğine ant içtiğin o sadık sevgin! 89:50 Anımsa, ya Rab, kullarının nasıl rezil olduğunu, Bütün halkların hakaretini bağrımda nasıl taşıdığımı, Düşmanlarının hakaretini, ya RAB, Meshettiğin kralın attığı adıma edilen hakaretleri. 89:52 Sonsuza dek övgüler olsun RAB'be! Amin! Amin! 90:1 Ya Rab, barınak oldun bize Kuşaklar boyunca. 90:2 Dağlar var olmadan, Daha evreni ve dünyayı yaratmadan, Öncesizlikten sonsuzluğa dek Tanrı sensin. 90:3 İnsanı toprağa döndürürsün, ‹‹Ey insanoğulları, toprağa dönün!›› diyerek. 90:4 Çünkü senin gözünde bin yıl Geçmiş bir gün, dün gibi, Bir gece nöbeti gibidir. 90:5 İnsanları bir düş gibi siler, süpürürsün, Sabah biten ot misali: 90:6 Sabah filizlenir, büyür, Akşam solar, kurur. 90:7 Eriyip bitiyoruz senin öfkenden, Kızgınlığından dehşete düşüyoruz. 90:8 Suçlarımızı önüne, Gizli günahlarımızı yüzünün ışığına çıkardın. 90:9 Gazabından kısalıyor günlerimiz, Bir soluk gibi tükeniyor yıllarımız. 90:10 Ömrümüz yetmiş yıl sürüyor, Bilemedin seksen, o da sağlıklıysak; En güzel yıllar da zahmetle, kederle geçiyor, Çabucak bitiyor, uçup gidiyoruz. 90:11 Kim bilir gazabının gücünü? Çünkü öfken sana duyulan korku kadar güçlüdür. 90:12 Bu yüzden günlerimizi saymayı bize öğret ki, Bilgelik kazanalım. 90:13 Vazgeç, ya RAB! Öfken ne zamana dek sürecek? Acı kullarına! 90:14 Sabah bizi sevginle doyur, Ömrümüz boyunca sevinçle haykıralım. 90:15 Kaç gün bizi sıkıntıya soktunsa, Kaç yıl çile çektirdinse, O kadar sevindir bizi. 90:16 Yaptıkların kullarına, Görkemin onların çocuklarına görünsün. 90:17 Tanrımız Rab bizden hoşnut kalsın. Ellerimizin emeğini boşa çıkarma. Evet, ellerimizin emeğini boşa çıkarma. 91:1 Yüceler Yücesinin barınağında oturan, Her Şeye Gücü Yetenin gölgesinde barınır. 91:2 ‹‹O benim sığınağım, kalemdir›› derim RAB için, ‹‹Tanrımdır, Ona güvenirim.›› 91:3 Çünkü O seni avcı tuzağından, Ölümcül hastalıktan kurtarır. 91:4 Seni kanatlarının altına alır, Onların altına sığınırsın. Onun sadakati senin kalkanın, siperin olur. 91:5 Ne gecenin dehşetinden korkarsın, Ne gündüz uçan oktan, Ne karanlıkta dolaşan hastalıktan, Ne de öğleyin yok eden kırgından. 91:7 Yanında bin kişi, Sağında on bin kişi kırılsa bile, Sana dokunmaz. 91:8 Sen yalnız kendi gözlerinle seyredecek, Kötülerin cezasını göreceksin. 91:9 Sen RABbi kendine sığınak, Yüceler Yücesini konut edindiğin için, 91:10 Başına kötülük gelmeyecek, Çadırına felaket yaklaşmayacak. 91:11 Çünkü Tanrı meleklerine buyruk verecek, Gideceğin her yerde seni korusunlar diye. 91:12 Elleri üzerinde taşıyacaklar seni, Ayağın bir taşa çarpmasın diye. 91:13 Aslanın, kobranın üzerine basıp geçeceksin, Genç aslanı, yılanı çiğneyeceksin. 91:14 ‹‹Beni sevdiği için Onu kurtaracağım›› diyor RAB, ‹‹Beni iyi tanıdığı için Ona kale olacağım. 91:15 Bana seslenince onu yanıtlayacağım, Sıkıntıda onun yanında olacağım, Kurtarıp yücelteceğim onu. 91:16 Onu uzun ömürle doyuracak, Ona kurtarışımı göstereceğim.›› 92:1 Ya RAB, sana şükretmek, Ey Yüceler Yücesi, adını ilahilerle övmek, Sabah sevgini, Gece sadakatini, On telli sazla, çenk ve lirle duyurmak ne güzel! 92:4 Çünkü yaptıklarınla beni sevindirdin, ya RAB, Ellerinin işi karşısında sevinç ilahileri okuyorum. 92:5 Yaptıkların ne büyüktür, ya RAB, Düşüncelerin ne derin! 92:6 Aptal insan bilemez, Budala akıl erdiremez: 92:7 Kötüler mantar gibi bitse, Suçlular pıtrak gibi açsa bile, Bu onların sonsuza dek yok oluşu demektir. 92:8 Ama sen sonsuza dek yücesin, ya RAB. 92:9 Ya RAB, düşmanların kesinlikle, Evet, kesinlikle yok olacak, Suç işleyen herkes dağılacak. 92:10 Beni yaban öküzü kadar güçlü kıldın, Taze zeytinyağını başıma döktün. 92:11 Gözlerim düşmanlarımın bozgununu gördü, Kulaklarım bana saldıran kötülerin sonunu duydu. 92:12 Doğru insan hurma ağacı gibi serpilecek, Lübnan sediri gibi yükselecek. 92:13 RABbin evinde dikilmiş, Tanrımızın avlularında serpilecek. 92:14 Böyleleri yaşlanınca da meyve verecek, Taptaze ve yeşil kalacaklar. 92:15 ‹‹RAB doğrudur! Kayamdır benim! O'nda haksızlık bulunmaz!›› diye duyuracaklar. 93:1 RAB egemenlik sürüyor, görkeme bürünmüş, Kudret giyinip kuşanmış. Dünya sağlam kurulmuş, sarsılmaz. 93:2 Ya RAB, tahtın öteden beri kurulmuş, Varlığın öncesizliğe uzanır. 93:3 Denizler gürlüyor, ya RAB, Denizler gümbür gümbür gürlüyor, Denizler dalgalarını çınlatıyor. 93:4 Yücelerdeki RAB engin suların gürleyişinden, Denizlerin azgın dalgalarından Daha güçlüdür. 93:5 Koşulların hep geçerlidir; Tapınağına kutsallık yaraşır Sonsuza dek, ya RAB. 94:1 Ya RAB, öç alıcı Tanrı, Saç ışığını, ey öç alıcı Tanrı! 94:2 Kalk, ey yeryüzünün yargıcı, Küstahlara hak ettikleri cezayı ver! 94:3 Kötüler ne zamana dek, ya RAB, Ne zamana dek sevinip coşacak? 94:4 Ağızlarından küstahlık dökülüyor, Suç işleyen herkes övünüyor. 94:5 Halkını eziyorlar, ya RAB, Kendi halkına eziyet ediyorlar. 94:6 Dulu, garibi boğazlıyor, Öksüzleri öldürüyorlar. 94:7 ‹‹RAB görmez›› diyorlar, ‹‹Yakupun Tanrısı dikkat etmez.›› 94:8 Ey halkın içindeki budalalar, dikkat edin; Ey aptallar, ne zaman akıllanacaksınız? 94:9 Kulağı yaratan işitmez mi? Göze biçim veren görmez mi? 94:10 Ulusları yola getiren yargılamaz mı? İnsanı eğiten bilmez mi? 94:11 RAB insanın düşüncelerinin Boş olduğunu bilir. 94:12 Ne mutlu, ya RAB, yola getirdiğin, Yasanı öğrettiğin insana! 94:13 Kötüler için çukur kazılıncaya dek, Onu sıkıntılı günlerden kurtarıp rahatlatırsın. 94:14 Çünkü RAB halkını reddetmez, Kendi halkını terk etmez. 94:15 Adalet yine doğruluk üzerine kurulacak, Yüreği temiz olan herkes ona uyacak. 94:16 Kötülere karşı beni kim savunacak? Kim benim için suçlulara karşı duracak? 94:17 RAB yardımcım olmasaydı, Şimdiye dek sessizlik diyarına göçmüştüm bile. 94:18 ‹‹Ayağım kayıyor›› dediğimde, Sevgin ayakta tutar beni, ya RAB. 94:19 Kaygılar içimi sarınca, Senin avutmaların gönlümü sevindirir. 94:20 Yasaya dayanarak haksızlık yapan koltuk sahibi Seninle bağdaşır mı? 94:21 Onlar doğruya karşı birleşiyor, Suçsuzu ölüme mahkûm ediyorlar. 94:22 Ama RAB bana kale oldu, Tanrım sığındığım kaya oldu. 94:23 Tanrımız RAB yaptıkları kötülüğü Kendi başlarına getirecek, Kötülükleri yüzünden köklerini kurutacak, Evet, köklerini kurutacak. 95:1 Gelin, RABbe sevinçle haykıralım, Bizi kurtaran kayaya sevinç çığlıkları atalım, 95:2 Şükranla huzuruna çıkalım, Ona sevinç ilahileri yükseltelim! 95:3 Çünkü RAB ulu Tanrıdır, Bütün ilahların üstünde ulu kraldır. 95:4 Yerin derinlikleri Onun elindedir, Dağların dorukları da Onun. 95:5 Deniz Onundur, çünkü O yarattı, Karaya da Onun elleri biçim verdi. 95:6 Gelin, tapınalım, eğilelim, Bizi yaratan RABbin önünde diz çökelim. 95:7 Çünkü O Tanrımızdır, Bizse Onun otlağının halkı, Elinin altındaki koyunlarız. Bugün sesini duyarsanız, 95:8 Merivada, o gün çölde, Massadafö olduğu gibi, Yüreklerinizi nasırlaştırmayın. 95:9 Yaptıklarımı görmelerine karşın, Atalarınız orada beni sınayıp denediler. 95:10 Kırk yıl o kuşaktan hep iğrendim, ‹‹Yüreği kötü yola sapan bir halktır›› dedim, ‹‹Yollarımı bilmiyorlar.›› 95:11 Bu yüzden öfkeyle ant içtim: ‹‹Huzur diyarıma asla girmeyecekler!›› Say.14:26-35; İbr.4:1-7). 96:1 Yeni bir ezgi söyleyin RABbe! Ey bütün dünya, RABbe ezgiler söyleyin! 96:2 Ezgi söyleyin, RABbin adını övün, Her gün duyurun kurtarışını! 96:3 Görkemini uluslara, Harikalarını bütün halklara anlatın! 96:4 Çünkü RAB uludur, yalnız O övgüye değer, İlahlardan çok Ondan korkulur. 96:5 Halkların bütün ilahları bir hiçtir, Oysa gökleri yaratan RABdir. 96:6 Yücelik, ululuk Onun huzurundadır, Güç ve güzellik Onun tapınağındadır. 96:7 Ey bütün halklar, RABbi övün, RABbin gücünü, yüceliğini övün, 96:8 RABbin görkemini adına yaraşır biçimde övün, Sunular getirip avlularına girin! 96:9 Kutsal giysiler içinde RABbe tapının! Titreyin Onun önünde, ey bütün yeryüzündekiler! 96:10 Uluslara, ‹‹RAB egemenlik sürüyor›› deyin. Dünya sağlam kurulmuş, sarsılmaz. O halkları adaletle yargılar. 96:11 Sevinsin gökler, coşsun yeryüzü! Gürlesin deniz içindekilerle birlikte! 96:12 Bayram etsin kırlar ve üzerindekiler! O zaman RAB'bin önünde bütün orman ağaçları Sevinçle haykıracak. Çünkü O geliyor! Yeryüzünü yargılamaya geliyor. Dünyayı adaletle, Halkları kendi gerçeğiyle yönetecek. 97:1 RAB egemenlik sürüyor, coşsun yeryüzü, Bütün kıyı halkları sevinsin! 97:2 Bulut ve zifiri karanlık sarmış çevresini, Doğruluk ve adalettir tahtının temeli. 97:3 Ateş yürüyor Onun önünde, Düşmanlarını yakıyor çevrede. 97:4 Şimşekleri dünyayı aydınlatır, Yeryüzü görüp titrer. 97:5 Dağlar balmumu gibi erir, RABbin, bütün yeryüzünün Rabbi önünde. 97:6 Gökler Onun doğruluğunu duyurur, Bütün halklar görkemini görür. 97:7 Utansın puta tapanlar, Değersiz putlarla övünenler! RABbe tapın, ey bütün ilahlar! 97:8 Siyon seviniyor yargılarını duyunca, ya RAB, Yahuda kentleri coşuyor. 97:9 Çünkü sensin, ya RAB, bütün yeryüzünün en yücesi, Bütün ilahların üstündesin, çok ulusun. 97:10 Ey sizler, RABbi sevenler, kötülükten tiksinin. O sadık kullarının canını korur, Onları kötülerin elinden kurtarır. 97:11 Doğrulara ışık, Temiz yüreklilere sevinç saçar. 97:12 Ey doğrular, RAB'de sevinç bulun, Kutsallığını anarak O'na şükredin! 98:1 Yeni bir ezgi söyleyin RABbe. Çünkü harikalar yaptı, Zaferler kazandı sağ eli ve kutsal koluyla. 98:2 RAB ulusların gözü önüne serdi kurtarışını, Zaferini bildirdi. 98:3 İsrail halkına sevgisini, Sadakatini anımsadı; Tanrımızın zaferini gördü dünyanın dört bucağı. 98:4 Sevinç çığlıkları yükseltin RABbe, ey yeryüzündekiler! Sevinç ilahileriyle yeri göğü çınlatın! 98:5 Lirle ezgiler sunun RABbe, Lir ve müzik eşliğinde! 98:6 Boru ve borazan eşliğinde Sevinç çığlıkları atın Kral olan RABbin önünde. 98:7 Gürlesin deniz ve içindekiler, Gürlesin yeryüzü ve üzerindekiler. 98:8 El çırpsın ırmaklar, Sevinçle haykırsın dağlar RAB'bin önünde! Çünkü O geliyor Yeryüzünü yönetmeye. Dünyayı adaletle, Halkları doğrulukla yönetecek. 99:1 RAB egemenlik sürüyor, titresin halklar! Keruvlar arasında tahtına oturmuş, Sarsılsın yeryüzü! 99:2 RAB Siyonda uludur, Yücedir O, bütün halklara egemendir. 99:3 Övsünler büyük, müthiş adını! O kutsaldır. 99:4 Ey adaleti seven güçlü kral, Eşitliği sen sağladın, Yakup soyunda doğru ve adil olanı sen yaptın. 99:5 Yüceltin Tanrımız RABbi, Ayaklarının taburesi önünde tapının! O kutsaldır. 99:6 Musayla Harun Onun kâhinlerindendi, Samuel de Onu adıyla çağıranlar arasındaydı. RABbe seslenirlerdi, O da yanıtlardı. 99:7 Bulut sütunu içinden onlarla konuştu, Uydular Onun buyruklarına, Kendilerine verdiği kurallara. 99:8 Ya RAB Tanrımız, yanıt verdin onlara; Bağışlayıcı bir Tanrı oldun, Ama yaptıkları kötülüğü cezasız bırakmadın. 99:9 Tanrımız RAB'bi yüceltin, Tapının O'na kutsal dağında! Çünkü Tanrımız RAB kutsaldır. 100:1 Ey bütün dünya, RABbe sevinç çığlıkları yükseltin! 100:2 Ona neşeyle kulluk edin, Sevinç ezgileriyle çıkın huzuruna! 100:3 Bilin ki RAB Tanrıdır. Bizi yaratan Odur, biz de Onunuz, Onun halkı, otlağının koyunlarıyız. 100:4 Kapılarına şükranla, Avlularına övgüyle girin! Şükredin Ona, adına övgüler sunun! 100:5 Çünkü RAB iyidir, Sevgisi sonsuzdur. Sadakati kuşaklar boyunca sürer. 101:1 Sevgini ve adaletini ezgilerle anacağım, Seni ilahilerle öveceğim, ya RAB. 101:2 Dürüst davranmaya özen göstereceğim, Ne zaman geleceksin bana? Temiz bir yaşam süreceğim evimde, 101:3 Önümde alçaklığa izin vermeyeceğim. Tiksinirim döneklerin işinden, Etkilemez beni. 101:4 Uzak olsun benden sapıklık, Tanımak istemem kötülüğü. 101:5 Yok ederim dostunu gizlice çekiştireni, Katlanamam tepeden bakan, gururlu insana. 101:6 Gözüm ülkenin sadık insanları üzerinde olacak, Yanımda oturmalarını isterim; Bana dürüst yaşayan kişi hizmet edecek. 101:7 Dolap çeviren evimde oturmayacak, Yalan söyleyen gözümün önünde durmayacak. 101:8 Her sabah ülkedeki kötüleri yok ederek Bütün haksızları RAB'bin kentinden söküp atacağım. 102:1 Ya RAB, duamı işit, Yakarışım sana erişsin. 102:2 Sıkıntılı günümde yüzünü benden gizleme, Kulak ver sesime, Seslenince yanıt ver bana hemen. 102:3 Çünkü günlerim duman gibi yok oluyor, Kemiklerim ateş gibi yanıyor. 102:4 Yüreğim kırgın yemiş ot gibi kurudu, Ekmek yemeyi bile unuttum. 102:5 Bir deri bir kemiğe döndüm Acı acı inlemekten. 102:6 Issız yerlerdeki ishakkuşunu andırıyorum, Viranelerdeki kukumav gibiyim. 102:7 Gözüme uyku girmiyor, Damda yalnız kalmış bir kuş gibiyim. 102:8 Düşmanlarım bütün gün bana hakaret ediyor, Bana dil uzatanlar adımı lanet için kullanıyor. 102:9 Kızıp öfkelendiğin için Külü ekmek gibi yiyor, İçeceğime gözyaşı katıyorum. Beni kaldırıp bir yana attın. 102:11 Günlerim akşam uzayan gölge gibi yitmekte, Ot gibi sararmaktayım. 102:12 Ama sen, sonsuza dek tahtında oturursun, ya RAB, Ünün kuşaklar boyu sürer. 102:13 Kalkıp Siyona sevecenlik göstereceksin, Çünkü onu kayırmanın zamanıdır, beklenen zaman geldi. 102:14 Kulların onun taşlarından hoşlanır, Tozunu bile severler. 102:15 Uluslar RABbin adından, Yeryüzü kralları görkeminden korkacak. 102:16 Çünkü RAB Siyonu yeniden kuracak, Görkem içinde görünecek. 102:17 Yoksulların duasına kulak verecek, Yalvarışlarını asla hor görmeyecek. 102:18 Bunlar gelecek kuşak için yazılsın, Öyle ki, henüz doğmamış insanlar RABbe övgüler sunsun. 102:19 RAB yücelerdeki kutsal katından aşağı baktı, Göklerden yeryüzünü gözetledi, 102:20 Tutsakların iniltisini duymak, Ölüm mahkûmlarını kurtarmak için. 102:21 Böylece halklar ve krallıklar RABbe tapınmak için toplanınca, Onun adı Siyonda, Övgüsü Yeruşalimde duyurulacak. 102:23 RAB gücümü kırdı yaşam yolunda, Ömrümü kısalttı. 102:24 ‹‹Ey Tanrım, ömrümün ortasında canımı alma!›› dedim. ‹‹Senin yılların kuşaklar boyu sürer! 102:25 ‹‹Çok önceden attın dünyanın temellerini, Gökler de senin ellerinin yapıtıdır. 102:26 Onlar yok olacak, ama sen kalıcısın. Hepsi bir giysi gibi eskiyecek. Onları bir kaftan gibi değiştireceksin, Geçip gidecekler. 102:27 Ama sen hep aynısın, Yılların tükenmeyecek. 102:28 Gözetiminde yaşayacak kullarının çocukları, Senin önünde duracak soyları.›› 103:1 RABbe övgüler sun, ey gönlüm! Onun kutsal adına övgüler sun, ey bütün varlığım! 103:2 RABbe övgüler sun, ey canım! İyiliklerinin hiçbirini unutma! 103:3 Bütün suçlarını bağışlayan, Bütün hastalıklarını iyileştiren, 103:4 Canını ölüm çukurundan kurtaran, Sana sevgi ve sevecenlik tacı giydiren, 103:5 Yaşam boyu seni iyiliklerle doyuran Odur, Bu nedenle gençliğin kartalınki gibi tazelenir. 103:6 RAB bütün düşkünlere Hak ve adalet sağlar. 103:7 Kendi yöntemlerini Musaya, İşlerini İsraillilere açıkladı. 103:8 RAB sevecen ve lütfedendir, Tez öfkelenmez, sevgisi engindir. 103:9 Sürekli suçlamaz, Öfkesini sonsuza dek sürdürmez. 103:10 Bize günahlarımıza göre davranmaz, Suçlarımızın karşılığını vermez. 103:11 Çünkü gökler yeryüzünden ne kadar yüksekse, Kendisinden korkanlara karşı sevgisi de o kadar büyüktür. 103:12 Doğu batıdan ne kadar uzaksa, O kadar uzaklaştırdı bizden isyanlarımızı. 103:13 Bir baba çocuklarına nasıl sevecen davranırsa, RAB de kendisinden korkanlara öyle sevecen davranır. 103:14 Çünkü mayamızı bilir, Toprak olduğumuzu anımsar. 103:15 İnsana gelince, ota benzer ömrü, Kır çiçeği gibi serpilir; 103:16 Rüzgar üzerine esince yok olur gider, Bulunduğu yer onu tanımaz. 103:17 Ama RAB kendisinden korkanları sonsuza dek sever, Antlaşmasına uyan Ve buyruklarına uymayı anımsayan soylarına adil davranır. 103:19 RAB tahtını göklere kurmuştur, Onun egemenliği her yeri kapsar. 103:20 RABbe övgüler sunun, ey sizler, Onun melekleri, Onun sözünü dinleyen, Söylediklerini yerine getiren güç sahipleri! 103:21 RABbe övgüler sunun, ey sizler, Onun bütün göksel orduları, İsteğini yerine getiren kulları! 103:22 RAB'be övgüler sunun, Ey O'nun egemen olduğu yerlerdeki bütün yaratıklar! RAB'be övgüler sun, ey gönlüm! 104:1 RABbe övgüler sun, ey gönlüm! Ya RAB Tanrım, ne ulusun! Görkem ve yücelik kuşanmışsın, 104:2 Bir kaftana bürünür gibi ışığa bürünmüşsün. Gökleri bir çadır gibi geren, 104:3 Evini yukarıdaki sular üzerine kuran, Bulutları kendine savaş arabası yapan, Rüzgarın kanatları üzerinde gezen, 104:4 Rüzgarları kendine haberci, Yıldırımları hizmetkâr eden sensin. eden sensin›› ya da ‹‹Meleklerini rüzgarlar, hizmetkârlarını ateş alevleri yapan sensin››. 104:5 Yeryüzünü temeller üzerine kurdun, Asla sarsılmasın diye. 104:6 Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu. 104:7 Sen kükreyince sular kaçtı, Göğü gürletince hemen çekildi. 104:8 Dağları aşıp derelere aktı, Onlar için belirlediğin yerlere doğru. 104:9 Bir sınır koydun önlerine, Geçmesinler, gelip yeryüzünü bir daha kaplamasınlar diye. 104:10 Vadilerde fışkırttığın pınarlar, Dağların arasından akar. 104:11 Bütün kır hayvanlarını suvarır, Yaban eşeklerinin susuzluğunu giderirler. 104:12 Kuşlar yanlarında yuva kurar, Dalların arasında ötüşürler. 104:13 Gökteki evinden dağları sularsın, Yeryüzü işlerinin meyvesine doyar. 104:14 Hayvanlar için ot, İnsanların yararı için bitkiler yetiştirirsin; İnsanlar ekmeğini topraktan çıkarsın diye, 104:15 Yüreklerini sevindiren şarabı, Yüzlerini güldüren zeytinyağını, Güçlerini artıran ekmeği hep sen verirsin. 104:16 RABbin ağaçları, Kendi diktiği Lübnan sedirleri suya doyar. 104:17 Kuşlar orada yuva yapar, Leyleğin evi ise çamlardadır. 104:18 Yüksek dağlar dağ keçilerinin uğrağı, Kayalar kaya tavşanlarının sığınağıdır. 104:19 Mevsimleri göstersin diye ayı, Batacağı zamanı bilen güneşi yarattın. 104:20 Karartırsın ortalığı, gece olur, Başlar kıpırdamaya orman hayvanları. 104:21 Genç aslan av peşinde kükrer, Tanrıdan yiyecek ister. 104:22 Güneş doğunca İnlerine çekilir, yatarlar. 104:23 İnsan işine gider, Akşama dek çalışmak için. 104:24 Ya RAB, ne çok eserin var! Hepsini bilgece yaptın; Yeryüzü yarattıklarınla dolu. 104:25 İşte uçsuz bucaksız denizler, İçinde kaynaşan sayısız canlılar, Büyük küçük yaratıklar. 104:26 Orada gemiler dolaşır, İçinde oynaşsın diye yarattığın Livyatan da orada. 104:27 Hepsi seni bekliyor, Yiyeceklerini zamanında veresin diye. 104:28 Sen verince onlar toplar, Sen elini açınca onlar iyiliğe doyar. 104:29 Yüzünü gizleyince dehşete kapılırlar, Soluklarını kesince ölüp toprak olurlar. 104:30 Ruhunu gönderince var olurlar, Yeryüzüne yeni yaşam verirsin. 104:31 RABbin görkemi sonsuza dek sürsün! Sevinsin RAB yaptıklarıyla! 104:32 O bakınca yeryüzü titrer, O dokununca dağlar tüter. 104:33 Ömrümce RABbe ezgiler söyleyecek, Var oldukça Tanrımı ilahilerle öveceğim. 104:34 Düşüncem ona hoş görünsün, Sevincim RAB olsun! 104:35 Tükensin dünyadaki günahlılar, Yok olsun artık kötüler! RAB'be övgüler sun, ey gönlüm! RAB'be övgüler sunun! 105:1 RABbe şükredin, Onu adıyla çağırın, Halklara duyurun yaptıklarını! 105:2 Onu ezgilerle, ilahilerle övün, Bütün harikalarını anlatın! 105:3 Kutsal adıyla övünün, Sevinsin RABbe yönelenler! 105:4 RABbe ve Onun gücüne bakın, Durmadan Onun yüzünü arayın! 105:5 Ey sizler, kulu İbrahimin soyu, Seçtiği Yakupoğulları, Onun yaptığı harikaları, Olağanüstü işlerini Ve ağzından çıkan yargıları anımsayın! 105:7 Tanrımız RAB Odur, Yargıları bütün yeryüzünü kapsar. 105:8 O antlaşmasını, Bin kuşak için verdiği sözü, İbrahimle yaptığı antlaşmayı, İshak için içtiği andı sonsuza dek anımsar. 105:10 ‹‹Hakkınıza düşen mülk olarak Kenan ülkesini size vereceğim›› diyerek, Bunu Yakup için bir kural, İsraille sonsuza dek geçerli bir antlaşma yaptı. 105:12 O zaman bir avuç insandılar, Sayıca az ve ülkeye yabancıydılar. 105:13 Bir ulustan öbürüne, Bir ülkeden ötekine dolaşıp durdular. 105:14 RAB kimsenin onları ezmesine izin vermedi, Onlar için kralları bile payladı: 105:15 ‹‹Meshettiklerime dokunmayın, Peygamberlerime kötülük etmeyin!›› dedi. 105:16 Ülkeye kıtlık gönderdi, Bütün yiyeceklerini yok etti. 105:17 Önlerinden bir adam göndermişti, Köle olarak satılan Yusuftu bu. 105:18 Zincir vurup incittiler ayaklarını, Demir halka geçirdiler boynuna, 105:19 Söyledikleri gerçekleşinceye dek, RABbin sözü onu sınadı. 105:20 Kral adam gönderip Yusufu salıverdi, Halklara egemen olan onu özgür kıldı. 105:21 Onu kendi sarayının efendisi, Bütün varlığının sorumlusu yaptı; 105:22 Önderlerini istediği gibi eğitsin, İleri gelenlerine akıl versin diye. 105:23 O zaman İsrail Mısıra gitti, Yakup Ham ülkesine yerleşti. 105:24 RAB halkını alabildiğine çoğalttı, Düşmanlarından sayıca artırdı onları. 105:25 Sonunda tutumunu değiştirdi düşmanlarının: Halkından tiksindiler, Kullarına kurnazca davrandılar. 105:26 Kulu Musayı, Seçtiği Harunu gönderdi aralarına. 105:27 Onlar gösterdiler RABbin belirtilerini, Ham ülkesinde şaşılası işlerini. 105:28 Karanlık gönderip ülkeyi karanlığa bürüdü RAB, Çünkü Mısırlılar Onun sözlerine karşı gelmişti. 105:29 Kana çevirdi sularını, Öldürdü balıklarını. 105:30 Ülkede kurbağalar kaynaştı Krallarının odalarına kadar. 105:31 RAB buyurunca sinek sürüleri, Sivrisinekler üşüştü ülkenin her yanına. 105:32 Dolu yağdırdı yağmur yerine, Şimşekler çaktırdı ülkelerinde. 105:33 Bağlarını, incir ağaçlarını vurdu, Parçaladı ülkenin ağaçlarını. 105:34 O buyurunca çekirgeler, Sayısız yavrular kaynadı. 105:35 Ülkenin bütün bitkilerini yediler, Toprağın ürününü yiyip bitirdiler. 105:36 RAB ülkede ilk doğanların hepsini, İlk çocuklarını öldürdü. 105:37 İsraillileri ülkeden altın ve gümüşle çıkardı, Oymaklarından tek kişi bile tökezlemedi. 105:38 Onlar gidince Mısır sevindi, Çünkü İsrail korkusu çökmüştü Mısırın üzerine. 105:39 RAB bulutu bir örtü gibi yaydı üzerlerine, Gece ateş verdi yollarını aydınlatsın diye. 105:40 İstediler, bıldırcın gönderdi, Göksel ekmekle doyurdu karınlarını. 105:41 Kayayı yardı, sular fışkırdı, Çorak topraklarda bir ırmak gibi aktı. 105:42 Çünkü kutsal sözünü, Kulu İbrahime verdiği sözü anımsadı. 105:43 Halkını sevinç içinde, Seçtiklerini sevinç çığlıklarıyla ülkeden çıkardı. 105:44 Ulusların topraklarını verdi onlara. Halkların emeğini miras aldılar; 105:45 Kurallarını yerine getirsinler, Yasalarına uysunlar diye. RAB'be övgüler sunun! 106:1 Övgüler sunun, RABbe! RABbe şükredin, çünkü O iyidir, Sevgisi sonsuzdur. 106:2 RABbin büyük işlerini kim anlatabilir, Kim Ona yeterince övgü sunabilir? 106:3 Ne mutlu adalete uyanlara, Sürekli doğru olanı yapanlara! 106:4 Ya RAB, halkına lütfettiğinde anımsa beni, Onları kurtardığında ilgilen benimle. 106:5 Öyle ki, seçtiklerinin gönencini göreyim, Ulusunun sevincini, Kendi halkının kıvancını paylaşayım. 106:6 Atalarımız gibi biz de günah işledik, Suç işledik, kötülük ettik. 106:7 Atalarımız Mısırdayken Yaptığın harikaları anlamadı, Çok kez gösterdiğin sevgiyi anımsamadı, Denizde, Kızıldenizde başkaldırdılar. 106:8 Buna karşın RAB gücünü göstermek için, Adı uğruna kurtardı onları. 106:9 Kızıldenizi azarladı, kurudu deniz, Yürüdüler enginde Onun öncülüğünde, Çölde yürür gibi. 106:10 Kendilerinden nefret edenlerin elinden aldı onları, Düşmanlarının pençesinden kurtardı. 106:11 Sular yuttu hasımlarını, Hiçbiri kurtulmadı. 106:12 O zaman atalarımız Onun sözlerine inandılar, Ezgiler söyleyerek Onu övdüler. 106:13 Ne var ki, RABbin yaptıklarını çabucak unuttular, Öğüt vermesini beklemediler. 106:14 Özlemle kıvrandılar çölde, Tanrıyı denediler ıssız yerlerde. 106:15 Tanrı onlara istediklerini verdi, Ama üzerlerine yıpratıcı bir hastalık gönderdi. 106:16 Onlar ordugahlarında Musayı, RABbin kutsal kulu Harunu kıskanınca, 106:17 Yer yarıldı ve Datanı yuttu, Aviramla yandaşlarının üzerine kapandı. 106:18 Ateş kavurdu onları izleyenleri, Alev yaktı kötüleri. 106:19 Bir buzağı heykeli yaptılar Horevde, Dökme bir puta tapındılar. 106:20 Tanrının yüceliğini, Ot yiyen öküz putuna değiştirdiler. 106:21 Unuttular kendilerini kurtaran Tanrıyı, Mısırda yaptığı büyük işleri, 106:22 Ham ülkesinde yarattığı harikaları, Kızıldeniz kıyısında yaptığı müthiş işleri. 106:23 Bu yüzden onları yok edeceğini söyledi Tanrı, Ama seçkin kulu Musa Onun önündeki gedikte durarak, Yok edici öfkesinden vazgeçirdi Onu. 106:24 Ardından hor gördüler güzelim ülkeyi, Tanrının verdiği söze inanmadılar. 106:25 Çadırlarında söylendiler, Dinlemediler RABbin sesini. 106:26 Bu yüzden RAB elini kaldırdı Ve çölde onları yere sereceğine, Soylarını ulusların arasına saçacağına, Onları öteki ülkelere dağıtacağına ant içti. 106:28 Sonra Baal-Peora bel bağladılar, Ölülere sunulan kurbanları yediler. 106:29 Öfkelendirdiler RABbi yaptıklarıyla, Salgın hastalık çıktı aralarında. 106:30 Ama Pinehas kalkıp araya girdi, Felaketi önledi. 106:31 Bu doğruluk sayıldı ona, Kuşaklar boyu, sonsuza dek sürecek bu. 106:32 Yine RABbi öfkelendirdiler Meriva suları yanında, Musanın başına dert açıldı onlar yüzünden; 106:33 Çünkü onu sinirlendirdiler, O da düşünmeden konuştu. 106:34 RABbin onlara buyurduğu gibi Yok etmediler halkları, 106:35 Tersine öteki uluslara karıştılar, Onların törelerini öğrendiler. 106:36 Putlarına taptılar, Bu da onlara tuzak oldu. 106:37 Oğullarını, kızlarını Cinlere kurban ettiler. 106:38 Kenan putlarına kurban olsun diye Oğullarının, kızlarının kanını, Suçsuzların kanını döktüler; Ülke onların kanıyla kirlendi. 106:39 Böylece yaptıklarıyla kirli sayıldılar, Vefasız duruma düştüler töreleriyle. 106:40 RABbin öfkesi parladı halkına karşı, Tiksindi kendi halkından. 106:41 Onları ulusların eline teslim etti. Onlardan nefret edenler onlara egemen oldu. 106:42 Düşmanları onları ezdi, Boyun eğdirdi hepsine. 106:43 RAB onları birçok kez kurtardı, Ama akılları fikirleri başkaldırmaktaydı Ve alçaltıldılar suçları yüzünden. 106:44 RAB yine de ilgilendi sıkıntılarıyla Yakarışlarını duyunca. 106:45 Antlaşmasını anımsadı onlar uğruna, Eşsiz sevgisinden ötürü vazgeçti yapacaklarından. 106:46 Merhamet koydu onları tutsak alanların yüreğine. 106:47 Kurtar bizi, ey Tanrımız RAB, Topla bizi ulusların arasından. Kutsal adına şükredelim, Yüceliğinle övünelim. 106:48 Öncesizlikten sonsuza dek, İsrail'in Tanrısı RAB'be övgüler olsun! Bütün halk, ‹‹Amin!›› desin. RAB'be övgüler olsun! 107:1 RABbe şükredin, çünkü O iyidir, Sevgisi sonsuzdur. 107:2 Böyle desin RABbin kurtardıkları, Düşman pençesinden özgür kıldıkları, 107:3 Doğudan, batıdan, kuzeyden, güneydenfş, Bütün ülkelerden topladıkları. 107:4 Issız çöllerde dolaştılar, Yerleşecekleri kente giden bir yol bulamadılar. 107:5 Aç, susuz, Sefil oldular. 107:6 O zaman sıkıntı içinde RABbe yakardılar, RAB kurtardı onları dertlerinden. 107:7 Yerleşecekleri bir kente varıncaya dek, Onlara doğru yolda öncülük etti. 107:8 Şükretsinler RABbe sevgisi için, İnsanlar yararına yaptığı harikalar için. 107:9 Çünkü O susamış canın susuzluğunu giderir, Aç canı iyiliklerle doyurur. 107:10 Zincire vurulmuş, acıyla kıvranan tutsaklar, Karanlıkta, zifiri karanlıkta oturmuştu. 107:11 Çünkü Tanrının buyruklarına karşı çıkmışlardı, Küçümsemişlerdi Yüceler Yücesinin öğüdünü. 107:12 Ağır işlerle hayatı onlara zehir etti, Çöktüler, yardım eden olmadı. 107:13 O zaman sıkıntı içinde RABbe yakardılar, RAB kurtardı onları dertlerinden; 107:14 Çıkardı karanlıktan, zifiri karanlıktan, Kopardı zincirlerini. 107:15 Şükretsinler RABbe sevgisi için, İnsanlar yararına yaptığı harikalar için! 107:16 Çünkü tunç kapıları kırdı, Demir kapı kollarını parçaladı O. 107:17 Cezalarını buldu aptallar, Suçları, isyanları yüzünden. 107:18 İğrenir olmuşlardı bütün yemeklerden, Ölümün kapılarına yaklaşmışlardı. 107:19 O zaman sıkıntı içinde RABbe yakardılar, RAB kurtardı onları dertlerinden. 107:20 Sözünü gönderip iyileştirdi onları, Kurtardı ölüm çukurundan. 107:21 Şükretsinler RABbe sevgisi için, İnsanlar yararına yaptığı harikalar için! 107:22 Şükran kurbanları sunsunlar Ve sevinç çığlıklarıyla duyursunlar Onun yaptıklarını! 107:23 Gemilerle denize açılanlar, Okyanuslarda iş yapanlar, 107:24 RABbin işlerini, Derinliklerde yaptığı harikaları gördüler. 107:25 Çünkü O buyurunca şiddetli bir fırtına koptu, Dalgalar şaha kalktı. 107:26 Göklere yükselip diplere indi gemiler, Sıkıntıdan canları burunlarına geldi gemicilerin, 107:27 Sarhoş gibi sallanıp sendelediler, Ustalıkları işe yaramadı. 107:28 O zaman sıkıntı içinde RABbe yakardılar, RAB kurtardı onları dertlerinden. 107:29 Fırtınayı limanlığa çevirdi, Yatıştı dalgalar; 107:30 Rahatlayınca sevindiler, Diledikleri limana götürdü RAB onları. 107:31 Şükretsinler RABbe sevgisi için, İnsanlar yararına yaptığı harikalar için! 107:32 Yüceltsinler Onu halk topluluğunda, Övgüler sunsunlar ileri gelenlerin toplantısında. 107:33 Irmakları çöle çevirir, Pınarları kurak toprağa, 107:34 Verimli toprağı çorak alana, Orada yaşayanların kötülüğü yüzünden. 107:35 Çölü su birikintisine çevirir, Kuru toprağı pınara. 107:36 Açları yerleştirir oraya; Oturacak bir kent kursunlar, 107:37 Tarlalar ekip bağlar diksinler, Bol ürün alsınlar diye. 107:38 RABbin kutsamasıyla, Çoğaldılar alabildiğine, Eksiltmedi hayvanlarını. 107:39 Sonra azaldılar, alçaldılar, Baskı, sıkıntı ve acı yüzünden. 107:40 RAB rezalet saçtı soylular üzerine, Yolu izi belirsiz bir çölde dolaştırdı onları. 107:41 Ama yoksulu sefaletten kurtardı, Davar sürüsü gibi çoğalttı ailelerini. 107:42 Doğru insanlar görüp sevinecek, Kötülerse ağzını kapayacak. 107:43 Aklı olan bunları göz önünde tutsun, RAB'bin sevgisini dikkate alsın. 108:1 Kararlıyım, ey Tanrı, Bütün varlığımla sana ezgiler, ilahiler söyleyeceğim! 108:2 Uyan, ey lir, ey çenk, Seheri ben uyandırayım! 108:3 Halkların arasında sana şükürler sunayım, ya RAB, Ulusların arasında seni ilahilerle öveyim. 108:4 Çünkü sevgin göklere erişir, Sadakatin gökyüzüne ulaşır. 108:5 Yüceliğini göster göklerin üstünde, ey Tanrı, Görkemin bütün yeryüzünü kaplasın! 108:6 Kurtar bizi sağ elinle, yardım et, Sevdiklerin özgürlüğe kavuşsun diye! 108:7 Tanrı şöyle konuştu kutsal yerinde: ‹‹Şekemi sevinçle bölüştürecek, Sukkot Vadisini ölçeceğim. 108:8 Gilat benimdir, Manaşşe de benim, Efrayim miğferim, Yahuda asam. 108:9 Moav yıkanma leğenim, Edomun üzerine çarığımı fırlatacağım, Filiste zaferle haykıracağım.›› fırlatılması, bir yerin sahiplenilmesi anlamına geliyordu. 108:10 Kim beni surlu kente götürecek? Kim bana Edoma kadar yol gösterecek? 108:11 Ey Tanrı, sen bizi reddetmedin mi? Ordularımıza öncülük etmiyor musun artık? 108:12 Yardım et bize düşmana karşı, Çünkü boştur insan yardımı. 108:13 Tanrı'yla zafer kazanırız, O çiğner düşmanlarımızı. 109:1 Ey övgüler sunduğum Tanrı, Sessiz kalma! 109:2 Çünkü kötüler, yalancılar Bana karşı ağzını açtı, Karalıyorlar beni. 109:3 Nefret dolu sözlerle beni kuşatıp Yok yere bana savaş açtılar. 109:4 Sevgime karşılık bana düşman oldular, Bense dua etmekteyim. 109:5 İyiliğime kötülük, Sevgime nefretle karşılık verdiler. 109:6 Kötü bir adam koy düşmanın başına, Sağında onu suçlayan biri dursun! 109:7 Yargılanınca suçlu çıksın, Duası bile günah sayılsın! 109:8 Ömrü kısa olsun, Görevini bir başkası üstlensin! 109:9 Çocukları öksüz, Karısı dul kalsın! 109:10 Çocukları avare gezip dilensin, Yıkık evlerinden uzakta yiyecek arasın! 109:11 Bütün malları tefecinin ağına düşsün, Emeğini yabancılar yağmalasın! 109:12 Kimse ona sevgi göstermesin, Öksüzlerine acıyan olmasın! 109:13 Soyu kurusun, Bir kuşak sonra adı silinsin! 109:14 Atalarının suçları RABbin önünde anılsın, Annesinin günahı silinmesin! 109:15 Günahları hep RABbin önünde dursun, RAB anılarını yok etsin yeryüzünden! 109:16 Çünkü düşmanım sevgi göstermeyi düşünmedi, Ölesiye baskı yaptı mazluma, yoksula, Yüreği kırık insana. 109:17 Sevdiği lanet başına gelsin! Madem kutsamaktan hoşlanmıyor, Uzak olsun ondan kutsamak! 109:18 Laneti bir giysi gibi giydi, Su gibi içine, yağ gibi kemiklerine işlesin lanet! 109:19 Bir giysi gibi onu örtünsün, Bir kuşak gibi hep onu sarsın! düşmanlarının konuşmasıdır. 109:20 Düşmanlarıma, beni kötüleyenlere, RAB böyle karşılık versin! 109:21 Ama sen, ey Egemen RAB, Adın uğruna bana ilgi göster; Kurtar beni, iyiliğin, sevgin uğruna! 109:22 Çünkü düşkün ve yoksulum, Yüreğim yaralı içimde. 109:23 Batan güneş gibi geçip gidiyorum, Çekirge gibi silkilip atılıyorum. 109:24 Dizlerim titriyor oruç tutmaktan; Bir deri bir kemiğe döndüm. 109:25 Düşmanlarıma yüzkarası oldum; Beni görünce kafalarını sallıyorlar! 109:26 Yardım et bana, ya RAB Tanrım; Kurtar beni sevgin uğruna! 109:27 Bilsinler bu işte senin elin olduğunu, Bunu senin yaptığını, ya RAB! 109:28 Varsın lanet etsin onlar, sen kutsa beni, Bana saldıranlar utanacak, Ben kulunsa sevineceğim. 109:29 Rezilliğe bürünsün beni suçlayanlar, Kaftan giyer gibi utançlarıyla örtünsünler! 109:30 RABbe çok şükredeceğim, Kalabalığın arasında Ona övgüler dizeceğim; 109:31 Çünkü O yoksulun sağında durur, Onu yargılayanlardan kurtarmak için. 110:1 RAB efendime: ‹‹Ben düşmanlarını ayaklarının altına serinceye dekfü Sağımda otur›› diyor. ‹‹Ayaklarına tabure yapıncaya dek››. 110:2 RAB Siyondan uzatacak kudret asanı, Düşmanlarının ortasında egemenlik sür! 110:3 Savaşacağın gün Gönüllü gidecek askerlerin. Seherin bağrından doğan çiy gibi Kutsal giysiler içinde Sana gelecek gençlerin. 110:4 RAB ant içti, kararından dönmez: ‹‹Melkisedek düzeni uyarınca Sonsuza dek kâhinsin sen!›› dedi. 110:5 Rab senin sağındadır, Kralları ezecek öfkelendiği gün. 110:6 Ulusları yargılayacak, ortalığı cesetler dolduracak, Dünyanın dört bucağında başları ezecek. 110:7 Yol kenarındaki dereden su içecek; Bu yüzden başını dik tutacak. 111:1 Övgüler sunun RABbe! Doğru insanların toplantısında, Topluluk içinde, Bütün yüreğimle RABbe şükredeceğim. 111:2 RABbin işleri büyüktür, Onlardan zevk alanlar hep onları düşünür. 111:3 Onun yaptıkları yüce ve görkemlidir, Doğruluğu sonsuza dek sürer. 111:4 RAB unutulmayacak harikalar yaptı, O sevecen ve lütfedendir. 111:5 Kendisinden korkanları besler, Antlaşmasını sonsuza dek anımsar. 111:6 Ulusların topraklarını kendi halkına vermekle Gösterdi onlara işlerinin gücünü. 111:7 Yaptığı her işte sadık ve adildir, Bütün koşulları güvenilirdir; 111:8 Sonsuza dek sürer, Sadakat ve doğrulukla yapılır. 111:9 O halkının kurtuluşunu sağladı, Antlaşmasını sonsuza dek geçerli kıldı. Adı kutsal ve müthiştir. 111:10 Bilgeliğin temeli RAB korkusudur, O'nun kurallarını yerine getiren herkes Sağduyu sahibi olur. O'na sonsuza dek övgü sunulur! 112:1 Övgüler sunun RABbe! Ne mutlu RABden korkan insana, Onun buyruklarından büyük zevk alana! 112:2 Soyu yeryüzünde güç kazanacak, Doğruların kuşağı kutsanacak. 112:3 Bolluk ve zenginlik eksilmez evinden, Sonsuza dek sürer doğruluğu. 112:4 Karanlıkta ışık doğar dürüstler için, Lütfeden, sevecen, doğru insanlar için. 112:5 Ne mutlu eli açık olan, ödünç veren, İşlerini adaletle yürüten insana! 112:6 Asla sarsılmaz, Sonsuza dek anılır doğru insan. 112:7 Kötü haberden korkmaz, Yüreği sarsılmaz, RABbe güvenir. 112:8 Gözü pektir, korku nedir bilmez, Sonunda düşmanlarının yenilgisini görür. 112:9 Armağanlar dağıttı, yoksullara verdi; Doğruluğu sonsuza dek kalıcıdır, Gücü ve saygınlığı artar. 112:10 Kötü kişi bunu görünce kudurur, Dişlerini gıcırdatır, kendi kendini yer, bitirir. Kötülerin dileği boşa çıkar. 113:1 Övgüler sunun RABbe! Övgüler sunun, ey RABbin kulları, RABbin adına övgüler sunun! 113:2 Şimdiden sonsuza dek RABbin adına şükürler olsun! 113:3 Güneşin doğduğu yerden battığı yere kadar RABbin adına övgüler sunulmalı! 113:4 RAB bütün uluslara egemendir, Görkemi gökleri aşar. 113:5 Var mı Tanrımız RAB gibi, Yücelerde oturan, 113:6 Göklerde ve yeryüzünde olanlara Bakmak için eğilen? 113:7 Düşkünü yerden kaldırır, Yoksulu çöplükten çıkarır; 113:8 Soylularla, Halkının soylularıyla birlikte oturtsun diye. 113:9 Kısır kadını evde oturtur, Çocuk sahibi mutlu bir anne kılar. RAB'be övgüler sunun! 114:1 İsrail Mısırdan çıktığında, Yakupun soyu yabancı dil konuşan bir halktan ayrıldığında, 114:2 Yahuda Rabbin kutsal yeri oldu, İsrail de Onun krallığı. 114:3 Deniz olanı görüp geri çekildi, Şeria Irmağı tersine aktı. 114:4 Dağlar koç gibi, Tepeler kuzu gibi sıçradı. 114:5 Ey deniz, sana ne oldu da kaçtın? Ey Şeria, neden tersine aktın? 114:6 Ey dağlar, niçin koç gibi, Ey tepeler, niçin kuzu gibi sıçradınız? 114:7 Titre, ey yeryüzü, Kayayı havuza, Çakmaktaşını pınara çeviren Rab'bin önünde, Yakup'un Tanrısı'nın huzurunda. 115:1 Bizi değil, ya RAB, bizi değil, Sevgin ve sadakatin uğruna, Kendi adını yücelt! 115:2 Niçin uluslar: ‹‹Hani, nerede onların Tanrısı?›› desin. 115:3 Bizim Tanrımız göklerdedir, Ne isterse yapar. 115:4 Oysa onların putları altın ve gümüşten yapılmış, İnsan elinin eseridir. 115:5 Ağızları var, konuşmazlar, Gözleri var, görmezler, 115:6 Kulakları var, duymazlar, Burunları var, koku almazlar, 115:7 Elleri var, hissetmezler, Ayakları var, yürümezler, Boğazlarından ses çıkmaz. 115:8 Onları yapan, onlara güvenen herkes Onlar gibi olacak! 115:9 Ey İsrail halkı, RABbe güven, Odur yardımcınız ve kalkanınız! 115:10 Ey Harun soyu, RABbe güven, Odur yardımcınız ve kalkanınız! 115:11 Ey RABden korkanlar, RABbe güvenin, Odur yardımcınız ve kalkanınız! 115:12 RAB bizi anımsayıp kutsayacak, İsrail halkını, Harun soyunu kutsayacak. 115:13 Küçük, büyük, Kendisinden korkan herkesi kutsayacak. 115:14 RAB sizi, Sizi ve çocuklarınızı çoğaltsın! 115:15 Yeri göğü yaratan RAB Sizleri kutsasın. 115:16 Göklerin öteleri RABbindir, Ama yeryüzünü insanlara vermiştir. 115:17 Ölüler, sessizlik diyarına inenler, RABbe övgüler sunmaz; 115:18 Biziz RAB'bi öven, Şimdiden sonsuza dek. RAB'be övgüler sunun! 116:1 RABbi seviyorum, Çünkü O feryadımı duyar. 116:2 Bana kulak verdiği için, Yaşadığım sürece Ona sesleneceğim. 116:3 Ölüm iplerine dolaşmıştım, Ölüler diyarının kâbusu yakama yapışmıştı, Sıkıntıya, acıya gömülmüştüm. 116:4 O zaman RABbi adıyla çağırdım, ‹‹Aman, ya RAB, kurtar canımı!›› dedim. 116:5 RAB lütufkâr ve adildir, Sevecendir Tanrımız. 116:6 RAB saf insanları korur, Tükendiğim zaman beni kurtardı. 116:7 Ey canım, yine huzura kavuş, Çünkü RAB sana iyilik etti. 116:8 Sen, ya RAB, canımı ölümden, Gözlerimi yaştan, Ayaklarımı sürçmekten kurtardın. 116:9 Yaşayanların diyarında, RABbin huzurunda yürüyeceğim. 116:10 İman ettim, ‹‹Büyük acı çekiyorum›› dediğim zaman bile. bile›› ya da ‹‹İman ettim, bu nedenle konuştum. Büyük acı çekiyorum›› (bkz. 2Ko.4:13). 116:11 Şaşkınlık içinde, ‹‹Bütün insanlar yalancı›› dedim. 116:12 Ne karşılık verebilirim RABbe, Bana yaptığı onca iyilik için? 116:13 Kurtuluş sunusu olarak kadeh kaldırıp RABbi adıyla çağıracağım. 116:14 Bütün halkının önünde, RABbe adadıklarımı yerine getireceğim. 116:15 RABbin gözünde değerlidir Sadık kullarının ölümü. 116:16 Ya RAB, ben gerçekten senin kulunum; Kulun, hizmetçinin oğluyum, Sen çözdün bağlarımı. 116:17 Ya RAB, seni adınla çağırıp Şükran kurbanı sunacağım. 116:18 RABbe adadıklarımı yerine getireceğim Bütün halkının önünde, 116:19 RAB'bin Tapınağı'nın avlularında, Senin orta yerinde, ey Yeruşalim! RAB'be övgüler sunun! 117:1 Ey bütün uluslar, RABbe övgüler sunun! Ey bütün halklar, Onu yüceltin! 117:2 Çünkü bize beslediği sevgi büyüktür, RAB'bin sadakati sonsuza dek sürer. RAB'be övgüler sunun! 118:1 RABbe şükredin, çünkü O iyidir, Sevgisi sonsuzdur. 118:2 ‹‹Sonsuzdur sevgisi!›› desin İsrail halkı. 118:3 ‹‹Sonsuzdur sevgisi!›› desin Harunun soyu. 118:4 ‹‹Sonsuzdur sevgisi!›› desin RABden korkanlar. 118:5 Sıkıntı içinde RABbe seslendim; Yanıtladı, rahata kavuşturdu beni. 118:6 RAB benden yana, korkmam; İnsan bana ne yapabilir? 118:7 RAB benden yana, benim yardımcım, Benden nefret edenlerin sonuna zaferle bakacağım. 118:8 RABbe sığınmak İnsana güvenmekten iyidir. 118:9 RABbe sığınmak Soylulara güvenmekten iyidir. 118:10 Bütün uluslar beni kuşattı, RABbin adıyla püskürttüm onları. 118:11 Kuşattılar, sardılar beni, RABbin adıyla püskürttüm onları. 118:12 Arılar gibi sardılar beni, Ama diken ateşi gibi sönüverdiler; RABbin adıyla püskürttüm onları. 118:13 İtilip kakıldım, düşmek üzereydim, Ama RAB yardım etti bana. metin ‹‹Beni itip kaktın››. 118:14 RAB gücüm ve ezgimdir, O kurtardı beni. 118:15 Sevinç ve zafer çığlıkları Çınlıyor doğruların çadırlarında: ‹‹RABbin sağ eli güçlü işler yapar! 118:16 RABbin sağ eli üstündür, RABbin sağ eli güçlü işler yapar!›› 118:17 Ölmeyecek, yaşayacağım, RABbin yaptıklarını duyuracağım. 118:18 RAB beni şiddetle yola getirdi, Ama ölüme terk etmedi. 118:19 Açın bana adalet kapılarını, Girip RABbe şükredeyim. 118:20 İşte budur RABbin kapısı! Doğrular girebilir oradan. 118:21 Sana şükrederim, çünkü bana yanıt verdin, Kurtarıcım oldun. 118:22 Yapıcıların reddettiği taş, Köşenin baş taşı oldu. 118:23 RABbin işidir bu, Gözümüzde harika bir iş! 118:24 Bugün RABbin yarattığı gündür, Onun için sevinip coşalım! 118:25 Ne olur, ya RAB, kurtar bizi, Ne olur, başarılı kıl bizi! 118:26 Kutsansın RABbin adıyla gelen! Kutsuyoruz sizi RABbin evinden. 118:27 RAB Tanrıdır, aydınlattı bizi. İplerle bağlayın bayram kurbanını, İlerleyin sunağın boynuzlarına kadar. dallarla bayramı kutlayın››. 118:28 Tanrım sensin, şükrederim sana, Tanrım sensin, yüceltirim seni. 118:29 RAB'be şükredin, çünkü O iyidir, Sevgisi sonsuzdur. 119:1 Ne mutlu yolları temiz olanlara, RABbin yasasına göre yaşayanlara! 119. Mezmur akrostiş biçimde yazılmış bir şiirdir. 119:2 Ne mutlu Onun öğütlerine uyanlara, Bütün yüreğiyle Ona yönelenlere! 119:3 Hiç haksızlık etmezler, Onun yolunda yürürler. 119:4 Koyduğun koşullara Dikkatle uyulmasını buyurdun. 119:5 Keşke kararlı olsam Senin kurallarına uymakta! 119:6 Hiç utanmayacağım, Bütün buyruklarını izledikçe. 119:7 Şükredeceğim sana temiz yürekle, Adil hükümlerini öğrendikçe. 119:8 Kurallarını yerine getireceğim, Bırakma beni hiçbir zaman! 119:9 Genç insan yolunu nasıl temiz tutar? Senin sözünü tutmakla. 119:10 Bütün yüreğimle sana yöneliyorum, İzin verme buyruklarından sapmama! 119:11 Aklımdan çıkarmam sözünü, Sana karşı günah işlememek için. 119:12 Övgüler olsun sana, ya RAB, Bana kurallarını öğret. 119:13 Ağzından çıkan bütün hükümleri Dudaklarımla yineliyorum. 119:14 Sevinç duyuyorum öğütlerini izlerken, Sanki benim oluyor bütün hazineler. 119:15 Koşullarını derin derin düşünüyorum, Yollarını izlerken. 119:16 Zevk alıyorum kurallarından, Sözünü unutmayacağım. 119:17 Ben kuluna iyilik et ki yaşayayım, Sözüne uyayım. 119:18 Gözlerimi aç, Yasandaki harikaları göreyim. 119:19 Garibim bu dünyada, Buyruklarını benden gizleme! 119:20 İçim tükeniyor, Her an hükümlerini özlemekten. 119:21 Buyruklarından sapan Lanetli küstahları azarlarsın. 119:22 Uzaklaştır benden küçümsemeleri, hakaretleri, Çünkü öğütlerini tutuyorum. 119:23 Önderler toplanıp beni kötüleseler bile, Ben kulun senin kurallarını derin derin düşüneceğim. 119:24 Öğütlerin benim zevkimdir, Bana akıl verirler. 119:25 Toza toprağa serildim, Sözün uyarınca yaşam ver bana. 119:26 Yaptıklarımı açıkladım, beni yanıtladın; Kurallarını öğret bana! 119:27 Koşullarını anlamamı sağla ki, Harikalarının üzerinde düşüneyim. 119:28 İçim eriyor kederden, Sözün uyarınca güçlendir beni! 119:29 Yalan yoldan uzaklaştır, Yasan uyarınca lütfet bana. 119:30 Ben sadakat yolunu seçtim, Hükümlerini uygun gördüm. 119:31 Öğütlerine dört elle sarıldım, ya RAB, Utandırma beni! 119:32 İçime huzur verdiğin için Buyrukların doğrultusunda koşacağım. 119:33 Kurallarını nasıl izleyeceğimi öğret bana, ya RAB, Öyle ki, onları sonuna kadar izleyeyim. 119:34 Anlamamı sağla, yasana uyayım, Bütün yüreğimle onu yerine getireyim. 119:35 Buyrukların doğrultusunda yol göster bana, Çünkü yolundan zevk alırım. 119:36 Yüreğimi haksız kazanca değil, Kendi öğütlerine yönelt. 119:37 Gözlerimi boş şeylerden çevir, Beni kendi yolunda yaşat. 119:38 Senden korkulması için Ben kuluna verdiğin sözü yerine getir. 119:39 Korktuğum hakaretten uzak tut beni, Çünkü senin ilkelerin iyidir. 119:40 Çok özlüyorum senin koşullarını! Beni doğruluğunun içinde yaşat! 119:41 Bana sevgini göster, ya RAB, Sözün uyarınca kurtar beni! 119:42 O zaman beni aşağılayanlara Gereken yanıtı verebilirim, Çünkü senin sözüne güvenirim. 119:43 Gerçeğini ağzımdan düşürme, Çünkü senin hükümlerine umut bağladım. 119:44 Yasana sürekli, Sonsuza dek uyacağım. 119:45 Özgürce yürüyeceğim, Çünkü senin koşullarına yöneldim ben. 119:46 Kralların önünde senin öğütlerinden söz edecek, Utanç duymayacağım. 119:47 Senin buyruklarından zevk alıyor, Onları seviyorum. 119:48 Saygı ve sevgi duyuyorum buyruklarına, Derin derin düşünüyorum kurallarını. 119:49 Kuluna verdiğin sözü anımsa, Bununla umut verdin bana. 119:50 Acı çektiğimde beni avutan budur, Sözün bana yaşam verir. 119:51 Çok eğlendiler küstahlar benimle, Yine de yasandan şaşmadım. 119:52 Geçmişte verdiğin hükümleri anımsayınca, Avundum, ya RAB. 119:53 Çileden çıkıyorum, Yasanı terk eden kötüler yüzünden. 119:54 Senin kurallarındır ezgilerimin konusu, Konuk olduğum bu dünyada. 119:55 Gece adını anarım, ya RAB, Yasana uyarım. 119:56 Tek yaptığım, Senin koşullarına uymak. 119:57 Benim payıma düşen sensin, ya RAB, Sözlerini yerine getireceğim, dedim. 119:58 Bütün yüreğimle sana yakardım. Lütfet bana, sözün uyarınca. 119:59 Tuttuğum yolları düşündüm, Senin öğütlerine göre adım attım. 119:60 Buyruklarına uymak için Elimi çabuk tuttum, oyalanmadım. 119:61 Kötülerin ipleri beni sardı, Yasanı unutmadım. 119:62 Doğru hükümlerin için Gece yarısı kalkıp sana şükrederim. 119:63 Dostuyum bütün senden korkanların, Koşullarına uyanların. 119:64 Yeryüzü sevginle dolu, ya RAB, Kurallarını öğret bana! 119:65 Ya RAB, iyilik ettin kuluna, Sözünü tuttun. 119:66 Bana sağduyu ve bilgi ver, Çünkü inanıyorum buyruklarına. 119:67 Acı çekmeden önce yoldan sapardım, Ama şimdi sözüne uyuyorum. 119:68 Sen iyisin, iyilik edersin; Bana kurallarını öğret. 119:69 Küstahlar yalanlarla beni lekeledi, Ama ben bütün yüreğimle senin koşullarına uyarım. 119:70 Onların yüreği yağ bağladı, Bense zevk alırım yasandan. 119:71 İyi oldu acı çekmem; Çünkü kurallarını öğreniyorum. 119:72 Ağzından çıkan yasa benim için Binlerce altın ve gümüşten daha değerlidir. 119:73 Senin ellerin beni yarattı, biçimlendirdi. Anlamamı sağla ki buyruklarını öğreneyim. 119:74 Senden korkanlar beni görünce sevinsin, Çünkü senin sözüne umut bağladım. 119:75 Biliyorum, ya RAB, hükümlerin adildir; Bana acı çektirirken bile sadıksın. 119:76 Ben kuluna verdiğin söz uyarınca, Sevgin beni avutsun. 119:77 Sevecenlik göster bana, yaşayayım, Çünkü yasandan zevk alıyorum. 119:78 Utansın küstahlar beni yalan yere suçladıkları için. Bense senin koşullarını düşünüyorum. 119:79 Bana dönsün senden korkanlar, Öğütlerini bilenler. 119:80 Yüreğim kusursuz uysun kurallarına, Öyle ki, utanç duymayayım. 119:81 İçim tükeniyor senin kurtarışını özlerken, Senin sözüne umut bağladım ben. 119:82 Gözümün feri sönüyor söz verdiklerini beklemekten, ‹‹Ne zaman avutacaksın beni?›› diye soruyorum. 119:83 Dumandan kararmış tuluma döndüm, Yine de unutmuyorum kurallarını. 119:84 Daha ne kadar bekleyecek kulun? Ne zaman yargılayacaksın bana zulmedenleri? 119:85 Çukur kazdılar benim için Yasana uymayan küstahlar. 119:86 Bütün buyrukların güvenilirdir; Haksız yere zulmediyorlar, yardım et bana! 119:87 Nerdeyse sileceklerdi beni yeryüzünden, Ama ben senin koşullarından ayrılmadım. 119:88 Koru canımı sevgin uyarınca, Tutayım ağzından çıkan öğütleri. 119:89 Ya RAB, sözün Göklerde sonsuza dek duruyor. 119:90 Sadakatin kuşaklar boyu sürüyor, Kurduğun yeryüzü sapasağlam duruyor. 119:91 Bugün hükümlerin uyarınca ayakta duran her şey Sana kulluk ediyor. 119:92 Eğer yasan zevk kaynağım olmasaydı, Çektiğim acılardan yok olurdum. 119:93 Koşullarını asla unutmayacağım, Çünkü onlarla bana yaşam verdin. 119:94 Kurtar beni, çünkü seninim, Senin koşullarına yöneldim. 119:95 Kötüler beni yok etmeyi beklerken, Ben senin öğütlerini inceliyorum. 119:96 Kusursuz olan her şeyin bir sonu olduğunu gördüm, Ama senin buyruğun sınır tanımaz. 119:97 Ne kadar severim yasanı! Bütün gün düşünürüm onun üzerinde. 119:98 Buyrukların beni düşmanlarımdan bilge kılar, Çünkü her zaman aklımdadır onlar. 119:99 Bütün öğretmenlerimden daha akıllıyım, Çünkü öğütlerin üzerinde düşünüyorum. 119:100 Yaşlılardan daha bilgeyim, Çünkü senin koşullarına uyuyorum. 119:101 Sakınırım her kötü yoldan, Senin sözünü tutmak için. 119:102 Ayrılmam hükümlerinden, Çünkü bana sen öğrettin. 119:103 Ne tatlı geliyor verdiğin sözler damağıma, Baldan tatlı geliyor ağzıma! 119:104 Senin koşullarına uymakla bilgelik kazanıyorum, Bu yüzden nefret ediyorum her yanlış yoldan. 119:105 Sözün adımlarım için çıra, Yolum için ışıktır. 119:106 Adil hükümlerini izleyeceğime ant içtim, Andımı tutacağım. 119:107 Çok sıkıntı çektim, ya RAB; Koru hayatımı sözün uyarınca. 119:108 Ağzımdan çıkan içten övgüleri Kabul et, ya RAB, Bana hükümlerini öğret. 119:109 Hayatım her an tehlikede, Yine de unutmam yasanı. 119:110 Kötüler tuzak kurdu bana, Yine de sapmadım senin koşullarından. 119:111 Öğütlerin sonsuza dek mirasımdır, Yüreğimin sevincidir onlar. 119:112 Kararlıyım Sonuna kadar senin kurallarına uymaya. 119:113 Döneklerden tiksinir, Senin yasanı severim. 119:114 Sığınağım ve kalkanım sensin, Senin sözüne umut bağlarım. 119:115 Ey kötüler, benden uzak durun, Tanrımın buyruklarını yerine getireyim. 119:116 Sözün uyarınca destek ol bana, yaşam bulayım; Umudumu boşa çıkarma! 119:117 Sıkı tut beni, kurtulayım, Her zaman kurallarını dikkate alayım. 119:118 Kurallarından sapan herkesi reddedersin, Çünkü onların hileleri boştur. 119:119 Dünyadaki kötüleri cüruf gibi atarsın, Bu yüzden severim senin öğütlerini. 119:120 Bedenim ürperiyor dehşetinden, Korkuyorum hükümlerinden. 119:121 Adil ve doğru olanı yaptım, Gaddarların eline bırakma beni! 119:122 Güven altına al kulunun mutluluğunu, Baskı yapmasın bana küstahlar. 119:123 Gözümün feri sönüyor, Beni kurtarmanı, Adil sözünü yerine getirmeni beklemekten. 119:124 Kuluna sevgin uyarınca davran, Bana kurallarını öğret. 119:125 Ben senin kulunum, bana akıl ver ki, Öğütlerini anlayabileyim. 119:126 Ya RAB, harekete geçmenin zamanıdır, Yasanı çiğniyorlar. 119:127 Bu yüzden senin buyruklarını, Altından, saf altından daha çok seviyorum; 119:128 Koyduğun koşulların hepsini doğru buluyorum, Her yanlış yoldan tiksiniyorum. 119:129 Harika öğütlerin var, Bu yüzden onlara candan uyuyorum. 119:130 Sözlerinin açıklanışı aydınlık saçar, Saf insanlara akıl verir. 119:131 Ağzım açık, soluk soluğayım, Çünkü buyruklarını özlüyorum. 119:132 Bana lütufla bak, Adını sevenlere her zaman yaptığın gibi. 119:133 Adımlarımı pekiştir verdiğin söz uyarınca, Hiçbir suç bana egemen olmasın. 119:134 Kurtar beni insan baskısından, Koşullarına uyabileyim. 119:135 Yüzün aydınlık saçsın kulunun üzerine, Kurallarını öğret bana. 119:136 Oluk oluk yaş akıyor gözlerimden, Çünkü uymuyorlar yasana. 119:137 Sen adilsin, ya RAB, Hükümlerin doğrudur. 119:138 Buyurduğun öğütler doğru Ve tam güvenilirdir. 119:139 Gayretim beni tüketti, Çünkü düşmanlarım unuttu senin sözlerini. 119:140 Sözün çok güvenilirdir, Kulun onu sever. 119:141 Önemsiz ve horlanan biriyim ben, Ama koşullarını unutmuyorum. 119:142 Adaletin sonsuza dek doğrudur, Yasan gerçektir. 119:143 Sıkıntıya, darlığa düştüm, Ama buyrukların benim zevkimdir. 119:144 Öğütlerin sonsuza dek doğrudur; Bana akıl ver ki, yaşayayım. 119:145 Bütün yüreğimle haykırıyorum, Yanıtla beni, ya RAB! Senin kurallarına uyacağım. 119:146 Sana sesleniyorum, Kurtar beni, Öğütlerine uyayım. 119:147 Gün doğmadan kalkıp yardım dilerim, Senin sözüne umut bağladım. 119:148 Verdiğin söz üzerinde düşüneyim diye, Gece boyunca uyku girmiyor gözüme. 119:149 Sevgin uyarınca sesime kulak ver, Hükümlerin uyarınca, ya RAB, yaşam ver bana! 119:150 Yaklaşıyor kötülük ardınca koşanlar, Yasandan uzaklaşıyorlar. 119:151 Oysa sen yakınsın, ya RAB, Bütün buyrukların gerçektir. 119:152 Çoktan beri anladım Öğütlerini sonsuza dek verdiğini. 119:153 Çektiğim sıkıntıyı gör, kurtar beni, Çünkü yasanı unutmadım. 119:154 Davamı savun, özgür kıl beni, Sözün uyarınca koru canımı. 119:155 Kurtuluş kötülerden uzaktır, Çünkü senin kurallarına yönelmiyorlar. 119:156 Çok sevecensin, ya RAB, Hükümlerin uyarınca koru canımı. 119:157 Bana zulmedenler, düşmanlarım çok, Yine de sapmadım senin öğütlerinden. 119:158 Tiksinerek bakıyorum hainlere, Çünkü uymuyorlar senin sözüne. 119:159 Bak, ne kadar seviyorum koşullarını, Sevgin uyarınca, ya RAB, koru canımı. 119:160 Sözlerinin temeli gerçektir, Doğru hükümlerinin tümü sonsuza dek sürecektir. 119:161 Yok yere zulmediyor bana önderler, Oysa yüreğim senin sözünle titrer. 119:162 Ganimet bulan biri gibi Verdiğin sözlerde sevinç bulurum. 119:163 Tiksinir, iğrenirim yalandan, Ama senin yasanı severim. 119:164 Doğru hükümlerin için Seni günde yedi kez överim. 119:165 Yasanı sevenler büyük esenlik bulur, Hiçbir şey sendeletmez onları. 119:166 Ya RAB, kurtarışına umut bağlar, Buyruklarını yerine getiririm. 119:167 Öğütlerine candan uyar, Onları çok severim. 119:168 Öğütlerini, koşullarını uygularım, Çünkü bütün davranışlarımı görürsün sen. 119:169 Feryadım sana erişsin, ya RAB, Sözün uyarınca akıl ver bana! 119:170 Yalvarışım sana ulaşsın; Verdiğin söz uyarınca kurtar beni! 119:171 Dudaklarımdan övgüler aksın, Çünkü bana kurallarını öğretiyorsun. 119:172 Dilimde sözün ezgilere dönüşsün, Çünkü bütün buyrukların doğrudur. 119:173 Elin bana yardıma hazır olsun, Çünkü senin koşullarını seçtim ben. 119:174 Kurtarışını özlüyorum, ya RAB, Yasan zevk kaynağımdır. 119:175 Beni yaşat ki, sana övgüler sunayım, Hükümlerin bana yardımcı olsun. 119:176 Kaybolmuş koyun gibi avare dolaşıyordum; Kulunu ara, Çünkü buyruklarını unutmadım ben. 120:1 Sıkıntıya düşünce RABbe seslendim; Yanıtladı beni. 120:2 Ya RAB, kurtar canımı yalancı dudaklardan, Aldatıcı dillerden! için Yeruşalime çıkarken söylenen ezgi. 120:3 Ey aldatıcı dil, RAB ne verecek sana, Daha ne verecek? 120:4 Yiğidin sivri oklarıyla Retem çalısından alevli korlar! 120:5 Vay bana, Meşekte garip kaldım sanki, Kedar çadırları arasında oturdum. 120:6 Fazla kaldım Barıştan nefret edenler arasında. 120:7 Ben barış yanlısıyım, Ama söze başladığımda, Onlar savaşa kalkıyor! 121:1 Gözlerimi dağlara kaldırıyorum, Nereden yardım gelecek? 121:2 Yeri göğü yaratan RABden gelecek yardım. 121:3 O ayaklarının kaymasına izin vermez, Seni koruyan uyuklamaz. 121:4 İsrailin koruyucusu ne uyur ne uyuklar. 121:5 Senin koruyucun RABdir, O sağ yanında sana gölgedir. 121:6 Gündüz güneş, Gece ay sana zarar vermez. 121:7 RAB her kötülükten seni korur, Esirger canını. 121:8 Şimdiden sonsuza dek RAB koruyacak gidişini, gelişini. 122:1 Bana: ‹‹RABbin evine gidelim›› dendikçe Sevinirim. 122:2 Ayaklarımız senin kapılarında, Ey Yeruşalim! 122:3 Bitişik nizamda kurulmuş bir kenttir Yeruşalim! 122:4 Oymaklar çıkar oraya, RABbin oymakları, İsraile verilen öğüt uyarınca, RABbin adına şükretmek için. 122:5 Çünkü orada yargı tahtları, Davut soyunun tahtları kurulmuştur. 122:6 Esenlik dileyin Yeruşalime: ‹‹Huzur bulsun seni sevenler! 122:7 Surlarına esenlik, Saraylarına huzur egemen olsun!›› 122:8 Kardeşlerim, dostlarım için, ‹‹Esenlik olsun sana!›› derim. 122:9 Tanrımız RAB'bin evi için İyilik dilerim sana. 123:1 Gözlerimi sana kaldırıyorum, Ey göklerde taht kuran! 123:2 Nasıl kulların gözleri efendilerinin, Hizmetçinin gözleri hanımının eline bakarsa, Bizim gözlerimiz de RAB Tanrımıza öyle bakar, O bize acıyıncaya dek. 123:3 Acı bize, ya RAB, acı; Gördüğümüz hakaret yeter de artar. 123:4 Rahat yaşayanların alayları, Küstahların hakareti Canımıza yetti. 124:1 RAB bizden yana olmasaydı, Desin şimdi İsrail: 124:2 RAB bizden yana olmasaydı, İnsanlar bize saldırdığında, 124:3 Diri diri yutarlardı bizi, Öfkeleri bize karşı alevlenince. 124:4 Sular silip süpürürdü bizleri, Seller geçerdi üzerimizden. 124:5 Kabaran sular Aşardı başımızdan. 124:6 Övgüler olsun Bizi onların ağzına yem etmeyen RABbe! 124:7 Bir kuş gibi Kurtuldu canımız avcının tuzağından, Kırıldı tuzak, kurtulduk. 124:8 Yeri göğü yaratan RAB'bin adı yardımcımızdır. 125:1 RABbe güvenenler Siyon Dağına benzer, Sarsılmaz, sonsuza dek durur. 125:2 Dağlar Yeruşalimi nasıl kuşatmışsa, RAB de halkını öyle kuşatmıştır, Şimdiden sonsuza dek. 125:3 Kalmayacak kötülerin asası, Doğruların payına düşen toprakta, Yoksa doğrular haksızlığa el uzatabilir. 125:4 İyilik et, ya RAB, İyilere, yüreği temiz olanlara. 125:5 Ama kendi halkından eğri yollara sapanları, RAB kötü uluslarla birlikte kovacak. İsrail'e esenlik olsun! 126:1 RAB sürgünleri Siyona geri getirince, Rüya gibi geldi bize. Siyonu eski gönencine kavuşturunca››. 126:2 Ağzımız gülüşlerle, Dilimiz sevinç çığlıklarıyla doldu. ‹‹RAB onlar için büyük işler yaptı›› Diye konuşuldu uluslar arasında. 126:3 RAB bizim için büyük işler yaptı, Sevinç doldu içimiz. 126:4 Ya RAB, eski gönencimize kavuştur bizi, Negevde suya kavuşan vadiler gibi. 126:5 Gözyaşları içinde ekenler, Sevinç çığlıklarıyla biçecek; 126:6 Ağlayarak tohum çuvalını taşıyıp dolaşan, Sevinç çığlıkları atarak demetlerle dönecek. 127:1 Evi RAB yapmazsa, Yapıcılar boşuna didinir. Kenti RAB korumazsa, Bekçi boşuna bekler. 127:2 Boşuna erken kalkıp Geç yatıyorsunuz. Ey zahmetle kazanılan ekmeği yiyenler, RAB sevdiklerinin rahat uyumasını sağlar. 127:3 Çocuklar RABbin verdiği bir armağandır, Rahmin ürünü bir ödüldür. 127:4 Yiğidin elinde nasılsa oklar, Öyledir gençlikte doğan çocuklar. 127:5 Ne mutlu ok kılıfı onlarla dolu insana! Kent kapısında hasımlarıyla tartışırken Utanç duymayacaklar. kapısında yapılırdı. 128:1 Ne mutlu RABden korkana, Onun yolunda yürüyene! 128:2 Emeğinin ürününü yiyeceksin, Mutlu ve başarılı olacaksın. 128:3 Eşin evinde verimli bir asma gibi olacak; Çocukların zeytin filizleri gibi sofranın çevresinde. 128:4 İşte RABden korkan kişi Böyle kutsanacak. 128:5 RAB seni Siyondan kutsasın! Yeruşalimin gönencini göresin, Bütün yaşamın boyunca! 128:6 Çocuklarının çocuklarını göresin! İsrail'e esenlik olsun! 129:1 Gençliğimden beri bana sık sık saldırdılar; Şimdi söylesin İsrail: 129:2 ‹‹Gençliğimden beri bana sık sık saldırdılar, Ama yenemediler beni. 129:3 Çiftçiler saban sürdüler sırtımda, Upuzun iz bıraktılar.›› 129:4 Ama RAB adildir, Kesti kötülerin bağlarını. 129:5 Siyondan nefret eden herkes Utanç içinde geri çekilsin. 129:6 Damlardaki ota, Büyümeden kuruyan ota dönsünler. 129:7 Orakçı avucunu, Demetçi kucağını dolduramaz onunla. 129:8 Yoldan geçenler de, ‹‹RAB sizi kutsasın, RAB'bin adıyla sizi kutsarız›› demezler. 130:1 Derinliklerden sana sesleniyorum, ya RAB, 130:2 Sesimi işit, ya Rab, Yalvarışıma iyi kulak ver! 130:3 Ya RAB, sen suçların hesabını tutsan, Kim ayakta kalabilir, ya Rab? 130:4 Ama sen bağışlayıcısın, Öyle ki senden korkulsun. 130:5 RABbi gözlüyorum, Canım RABbi gözlüyor, Umut bağlıyorum Onun sözüne. 130:6 Sabahı gözleyenlerden, Evet, sabahı gözleyenlerden daha çok, Canım Rabbi gözlüyor. 130:7 Ey İsrail, RABbe umut bağla! Çünkü RABde sevgi, Tam kurtuluş vardır. 130:8 İsrail'i bütün suçlarından Fidyeyle O kurtaracaktır. 131:1 Ya RAB, yüreğimde gurur yok, Gözüm yükseklerde değil. Büyük işlerle, Kendimi aşan harika işlerle uğraşmıyorum. 131:2 Tersine, ana kucağında sütten kesilmiş çocuk gibi, Kendimi yatıştırıp huzur buldum, Sütten kesilmiş çocuğa döndüm. 131:3 Ey İsrail, RAB'be umut bağla Şimdiden sonsuza dek! 132:1 Ya RAB, Davutun hatırı için, Çektiği bütün zorlukları, Sana nasıl ant içtiğini, Yakupun güçlü Tanrısına adak adadığını anımsa: 132:3 ‹‹Evime gitmeyeceğim, Yatağıma uzanmayacağım, 132:4 Gözlerime uyku girmeyecek, Göz kapaklarım kapanmayacak, 132:5 RABbe bir yer, Yakupun güçlü Tanrısına bir konut buluncaya dek.›› 132:6 Antlaşma Sandığının Efratada olduğunu duyduk, Onu Yaar kırlarında bulduk. 132:7 ‹‹RABbin konutuna gidelim, Ayağının taburesi önünde tapınalım›› dedik. 132:8 Çık, ya RAB, yaşayacağın yere, Gücünü simgeleyen sandıkla birlikte. 132:9 Kâhinlerin doğruluğu kuşansın, Sadık kulların sevinç çığlıkları atsın. 132:10 Kulun Davutun hatırı için, Meshettiğin krala yüz çevirme. 132:11 RAB Davuta kesin ant içti, Andından dönmez: ‹‹Senin soyundan birini tahtına oturtacağım. 132:12 Eğer oğulların antlaşmama, Vereceğim öğütlere uyarlarsa, Onların oğulları da sonsuza dek Senin tahtına oturacak.›› 132:13 Çünkü RAB Siyonu seçti, Onu konut edinmek istedi. 132:14 ‹‹Sonsuza dek yaşayacağım yer budur›› dedi, ‹‹Burada oturacağım, çünkü bunu kendim istedim. 132:15 Çok bereketli kılacağım erzağını, Yiyecekle doyuracağım yoksullarını. 132:16 Kurtuluşla donatacağım kâhinlerini; Hep sevinç ezgileri söyleyecek sadık kulları. 132:17 Burada Davut soyundan güçlü bir kral çıkaracağım, Meshettiğim kralın soyunu Işık olarak sürdüreceğim. 132:18 Düşmanlarını utanca bürüyeceğim, Ama onun başındaki taç parıldayacak.›› 133:1 Ne iyi, ne güzeldir, Birlik içinde kardeşçe yaşamak! 133:2 Başa sürülen değerli yağ gibi, Sakaldan, Harunun sakalından Kaftanının yakasına dek inen yağ gibi. 133:3 Hermon Dağı'na yağan çiy Siyon dağlarına yağıyor sanki. Çünkü RAB orada bereketi, Sonsuz yaşamı buyurdu. 134:1 Ey sizler, RABbin bütün kulları, RABbin Tapınağında gece hizmet edenler, Ona övgüler sunun! 134:2 Ellerinizi kutsal yere doğru kaldırıp RABbe övgüler sunun! 134:3 Yeri göğü yaratan RAB kutsasın sizi Siyon'dan. 135:1 RABbe övgüler sunun! RABbin adına övgüler sunun, Ey RABbin kulları! Ey sizler, RABbin Tapınağında, Tanrımızın Tapınağının avlularında hizmet edenler, Övgüler sunun! 135:3 RABbe övgüler sunun, Çünkü RAB iyidir. Adını ilahilerle övün, Çünkü hoştur bu. 135:4 RAB kendine Yakup soyunu, Öz halkı olarak İsraili seçti. 135:5 Biliyorum, RAB büyüktür, Rabbimiz bütün ilahlardan üstündür. 135:6 RAB ne isterse yapar, Göklerde, yeryüzünde, Denizlerde, bütün derinliklerde. 135:7 Yeryüzünün dört bucağından bulutlar yükseltir, Yağmur için şimşek çaktırır, Ambarlarından rüzgar estirir. 135:8 İnsanlardan hayvanlara dek Mısırda ilk doğanları öldürdü. 135:9 Ey Mısır, senin orta yerinde, Firavunla bütün görevlilerine Belirtiler, şaşılası işler gösterdi. 135:10 Birçok ulusu bozguna uğrattı, Güçlü kralları öldürdü: 135:11 Amorlu kral Sihonu, Başan Kralı Ogu, Bütün Kenan krallarını. 135:12 Topraklarını mülk, Evet, mülk olarak halkı İsraile verdi. 135:13 Ya RAB, adın sonsuza dek sürecek, Bütün kuşaklar seni anacak. 135:14 RAB halkını haklı çıkarır, Kullarına acır. 135:15 Ulusların putları altın ve gümüşten yapılmış, İnsan elinin eseridir. 135:16 Ağızları var, konuşmazlar, Gözleri var, görmezler, 135:17 Kulakları var, duymazlar, Soluk alıp vermezler. 135:18 Onları yapan, onlara güvenen herkes Onlar gibi olacak! 135:19 Ey İsrail halkı, RABbe övgüler sun! Ey Harun soyu, RABbe övgüler sun! 135:20 Ey Levi soyu, RABbe övgüler sun! RABbe övgüler sunun, ey RABden korkanlar! 135:21 Yeruşalim'de oturan RAB'be Siyon'dan övgüler sunulsun! RAB'be övgüler sunun! 136:1 Şükredin RABbe, çünkü O iyidir, --iSevgisi sonsuzdur; 136:2 Şükredin tanrılar Tanrısına, --iSevgisi sonsuzdur; 136:3 Şükredin rabler Rabbine, --iSevgisi sonsuzdur; 136:4 Büyük harikalar yapan tek varlığa, --iSevgisi sonsuzdur; 136:5 Gökleri bilgece yaratana, --iSevgisi sonsuzdur; 136:6 Yeri sular üzerine yayana, --iSevgisi sonsuzdur; 136:7 Büyük ışıklar yaratana, --iSevgisi sonsuzdur; 136:8 Gündüze egemen olsun diye güneşi, --iSevgisi sonsuzdur; 136:9 Geceye egemen olsun diye ayı ve yıldızları yaratana, --iSevgisi sonsuzdur; 136:10 Mısırda ilk doğanları öldürene, --iSevgisi sonsuzdur; 136:11 Güçlü eli, kudretli koluyla --iSevgisi sonsuzdur; İsraili Mısırdan çıkarana, --iSevgisi sonsuzdur; 136:13 Kızıldenizi ikiye bölene, --iSevgisi sonsuzdur; 136:14 İsraili ortasından geçirene, --iSevgisi sonsuzdur; 136:15 Firavunla ordusunu Kızıldenize dökene, --iSevgisi sonsuzdur; 136:16 Kendi halkını çölde yürütene, --iSevgisi sonsuzdur; 136:17 Büyük kralları vurana, --iSevgisi sonsuzdur; 136:18 Güçlü kralları öldürene, --iSevgisi sonsuzdur; 136:19 Amorlu kral Sihonu, --iSevgisi sonsuzdur; 136:20 Başan Kralı Ogu öldürene, --iSevgisi sonsuzdur; 136:21 Topraklarını mülk olarak, --iSevgisi sonsuzdur; Kulu İsraile mülk verene, --iSevgisi sonsuzdur; 136:23 Düşkün günlerimizde bizi anımsayana, --iSevgisi sonsuzdur; 136:24 Düşmanlarımızdan bizi kurtarana, --iSevgisi sonsuzdur; 136:25 Bütün canlılara yiyecek verene, --iSevgisi sonsuzdur; 136:26 Şükredin Göklerin Tanrısı'na, --iSevgisi sonsuzdur. 137:1 Babil ırmakları kıyısında oturup Siyonu andıkça ağladık; 137:2 Çevredeki kavaklara Lirlerimizi astık. 137:3 Çünkü orada bizi tutsak edenler bizden ezgiler, Bize zulmedenler bizden şenlik istiyor, ‹‹Siyon ezgilerinden birini okuyun bize!›› diyorlardı. 137:4 Nasıl okuyabiliriz RABbin ezgisini El toprağında? 137:5 Ey Yeruşalim, seni unutursam, Sağ elim kurusun. 137:6 Seni anmaz, Yeruşalimi en büyük sevincimden üstün tutmazsam, Dilim damağıma yapışsın! 137:7 Yeruşalimin düştüğü gün, ‹‹Yıkın onu, yıkın temellerine kadar!›› Diyen Edomluların tavrını anımsa, ya RAB. 137:8 Ey sen, yıkılası Babil kızı, Bize yaptıklarını Sana ödetecek olana ne mutlu! 137:9 Ne mutlu senin yavrularını tutup Kayalarda parçalayacak insana! 138:1 Bütün yüreğimle sana şükrederim, ya RAB, İlahlar önünde seni ilahilerle överim. 138:2 Kutsal tapınağına doğru eğilir, Adına şükrederim, Sevgin, sadakatin için. Çünkü adını ve sözünü her şeyden üstün tuttun. 138:3 Seslendiğim gün bana yanıt verdin, İçime güç koydun, beni yüreklendirdin. 138:4 Şükretsin sana, ya RAB, yeryüzü krallarının tümü, Çünkü ağzından çıkan sözleri işittiler. 138:5 Yaptığın işleri ezgilerle övsünler, ya RAB, Çünkü çok yücesin. 138:6 RAB yüksekse de, Alçakgönüllüleri gözetir, Küstahları uzaktan tanır. 138:7 Sıkıntıya düşersem, canımı korur, Düşmanlarımın öfkesine karşı el kaldırırsın, Sağ elin beni kurtarır. 138:8 Ya RAB, her şeyi yaparsın benim için. Sevgin sonsuzdur, ya RAB, Elinin eserini bırakma! 139:1 Ya RAB, sınayıp tanıdın beni. 139:2 Oturup kalkışımı bilirsin, Niyetimi uzaktan anlarsın. 139:3 Gittiğim yolu, yattığım yeri inceden inceye elersin, Bütün yaptıklarımdan haberin var. 139:4 Daha sözü ağzıma almadan, Söyleyeceğim her şeyi bilirsin, ya RAB. 139:5 Beni çepeçevre kuşattın, Elini üzerime koydun. 139:6 Kaldıramam böylesi bir bilgiyi, Başa çıkamam, erişemem. 139:7 Nereye gidebilirim senin Ruhundan, Nereye kaçabilirim huzurundan? 139:8 Göklere çıksam, oradasın, Ölüler diyarına yatak sersem, yine oradasın. 139:9 Seherin kanatlarını alıp uçsam, Denizin ötesine konsam, 139:10 Orada bile elin yol gösterir bana, Sağ elin tutar beni. 139:11 Desem ki, ‹‹Karanlık beni kaplasın, Çevremdeki aydınlık geceye dönsün.›› 139:12 Karanlık bile karanlık sayılmaz senin için, Gece, gündüz gibi ışıldar, Karanlıkla aydınlık birdir senin için. 139:13 İç varlığımı sen yarattın, Annemin rahminde beni sen ördün. 139:14 Sana övgüler sunarım, Çünkü müthiş ve harika yaratılmışım. Ne harika işlerin var! Bunu çok iyi bilirim. 139:15 Gizli yerde yaratıldığımda, Yerin derinliklerinde örüldüğümde, Bedenim senden gizli değildi. 139:16 Henüz döl yatağındayken gözlerin gördü beni; Bana ayrılan günlerin hiçbiri gelmeden, Hepsi senin kitabına yazılmıştı. 139:17 Hakkımdaki düşüncelerin ne değerli, ey Tanrı, Sayıları ne çok! 139:18 Kum tanelerinden fazladır saymaya kalksam. Uyanıyorum, hâlâ seninleyim. 139:19 Ey Tanrı, keşke kötüleri öldürsen! Ey eli kanlı insanlar, uzaklaşın benden! 139:20 Çünkü senin için kötü konuşuyorlar, Adını kötüye kullanıyor düşmanların. 139:21 Ya RAB, nasıl tiksinmem senden tiksinenlerden? Nasıl iğrenmem sana başkaldıranlardan? 139:22 Onlardan tümüyle nefret ediyor, Onları düşman sayıyorum. 139:23 Ey Tanrı, yokla beni, tanı yüreğimi, Sına beni, öğren kaygılarımı. 139:24 Bak, seni gücendiren bir yönüm var mı, Öncülük et bana sonsuz yaşam yolunda! 140:1 Ya RAB, kurtar beni kötü insandan, Koru beni zorbadan. 140:2 Onlar yüreklerinde kötülük tasarlar, Savaşı sürekli körükler, 140:3 Yılan gibi dillerini bilerler, Engerek zehiri var dudaklarının altında. --iSela 140:4 Ya RAB, sakın beni kötünün elinden, Koru beni zorbadan; Bana çelme takmayı tasarlıyorlar. 140:5 Küstahlar benim için tuzak kurdu, Haydutlar ağ gerdi; Yol kenarına kapan koydular benim için. --iSela 140:6 Sana diyorum, ya RAB: ‹‹Tanrım sensin.›› Yalvarışıma kulak ver, ya RAB. 140:7 Ey Egemen RAB, güçlü kurtarıcım, Savaş gününde başımı korudun. 140:8 Kötülerin dileklerini yerine getirme, ya RAB, Tasarılarını ileri götürme! Yoksa gurura kapılırlar. --iSela 140:9 Beni kuşatanların başını, Dudaklarından dökülen fesat kaplasın. 140:10 Kızgın korlar yağsın üzerlerine! Ateşe, dipsiz çukurlara atılsınlar, Bir daha kalkamasınlar. 140:11 İftiracılara ülkede hayat kalmasın, Felaket zorbaları amansızca avlasın. 140:12 Biliyorum, RAB mazlumun davasını savunur, Yoksulları haklı çıkarır. 140:13 Kuşkusuz doğrular senin adına şükredecek, Dürüstler senin huzurunda oturacak. 141:1 Seni çağırıyorum, ya RAB, yardımıma koş! Sana yakarınca sesime kulak ver! 141:2 Duam önünde yükselen buhur gibi, El açışım akşam sunusu gibi kabul görsün! 141:3 Ya RAB, ağzıma bekçi koy, Dudaklarımın kapısını koru! 141:4 Yüreğim kötülüğe eğilim göstermesin, Suç işleyenlerin fesadına bulaşmayayım; Onların nefis yemeklerini tatmayayım. 141:5 Doğru insan bana vursa, iyilik sayılır, Azarlasa, başa sürülen yağ gibidir, Başım reddetmez onu. Çünkü duam hep kötülere karşıdır. 141:6 Önderleri kayalardan aşağı atılınca, Dinleyecekler tatlı sözlerimi. 141:7 Sabanla sürülüp yarılmış toprak gibi, Saçılmış kemiklerimiz ölüler diyarının ağzına. 141:8 Ancak gözlerim sende, ey Egemen RAB, Sana sığınıyorum, beni savunmasız bırakma! 141:9 Koru beni kurdukları tuzaktan, Suç işleyenlerin kapanlarından. 141:10 Ben güvenlik içinde geçip giderken, Kendi ağlarına düşsün kötüler. 142:1 Yüksek sesle yakarıyorum RABbe, Yüksek sesle RABbe yalvarıyorum. 142:2 Önüne döküyorum yakınmalarımı, Önünde anlatıyorum sıkıntılarımı. 142:3 Bunalıma düştüğümde, Gideceğim yolu sen bilirsin. Tuzak kurdular yürüdüğüm yola. 142:4 Sağıma bak da gör, Kimse saymıyor beni, Sığınacak yerim kalmadı, Kimse aramıyor beni. 142:5 Sana haykırıyorum, ya RAB: ‹‹Sığınağım, Yaşadığımız bu dünyada nasibim sensin›› diyorum. 142:6 Haykırışıma kulak ver, Çünkü çok çaresizim; Kurtar beni ardıma düşenlerden, Çünkü benden güçlüler. 142:7 Çıkar beni zindandan, Adına şükredeyim. O zaman doğrular çevremi saracak, Bana iyilik ettiğin için. 143:1 Duamı işit, ya RAB, Yalvarışlarıma kulak ver! Sadakatinle, doğruluğunla yanıtla beni! 143:2 Kulunla yargıya girme, Çünkü hiçbir canlı senin karşında aklanmaz. 143:3 Düşman beni kovalıyor, Ezip yere seriyor. Çoktan ölmüş olanlar gibi, Beni karanlıklarda oturtuyor. 143:4 Bu yüzden bunalıma düştüm, Yüreğim perişan. 143:5 Geçmiş günleri anıyor, Bütün yaptıklarını derin derin düşünüyor, Ellerinin işine bakıp dalıyorum. 143:6 Ellerimi sana açıyorum, Canım kurak toprak gibi sana susamış. --iSela 143:7 Çabuk yanıtla beni, ya RAB, Tükeniyorum. Çevirme benden yüzünü, Yoksa ölüm çukuruna inen ölülere dönerim. 143:8 Sabahları duyur bana sevgini, Çünkü sana güveniyorum; Bana gideceğim yolu bildir, Çünkü duam sanadır. 143:9 Düşmanlarımdan kurtar beni, ya RAB; Sana sığınıyorum. 143:10 Bana istemini yapmayı öğret, Çünkü Tanrımsın benim. Senin iyi Ruhun Düz yolda bana öncülük etsin! 143:11 Ya RAB, adın uğruna yaşam ver bana, Doğruluğunla kurtar beni sıkıntıdan. 143:12 Sevginden ötürü, Öldür düşmanlarımı, Yok et bütün hasımlarımı, Çünkü senin kulunum ben. 144:1 Ellerime vuruşmayı, Parmaklarıma savaşmayı öğreten Kayam RABbe övgüler olsun! 144:2 Odur benim vefalı dostum, kalem, Kurtarıcım, kulem, Kalkanım, Ona sığınırım; Odur halkları bana boyun eğdiren! 144:3 Ya RAB, insan ne ki, onu gözetesin, İnsan soyu ne ki, onu düşünesin? 144:4 İnsan bir soluğu andırır, Günleri geçici bir gölge gibidir. 144:5 Ya RAB, gökleri yar, aşağıya in, Dokun dağlara, tütsünler. 144:6 Şimşek çaktır, dağıt düşmanı, Savur oklarını, şaşkına çevir onları. 144:7 Yukarıdan elini uzat, kurtar beni; Çıkar derin sulardan, Al eloğlunun elinden. 144:8 Onların ağzı yalan saçar, Sağ ellerini kaldırır, yalan yere ant içerler. 144:9 Ey Tanrı, sana yeni bir ezgi söyleyeyim, Seni on telli çenkle, ilahilerle öveyim. 144:10 Sensin kralları zafere ulaştıran, Kulun Davutu kötülük kılıcından kurtaran. 144:11 Kurtar beni, özgür kıl Eloğlunun elinden. Onların ağzı yalan saçar, Sağ ellerini kaldırır, yalan yere ant içerler. 144:12 O zaman gençliğinde Sağlıklı yetişen fidan gibi olacak oğullarımız, Sarayın oymalı sütunları gibi olacak kızlarımız. 144:13 Her türlü ürünle dolup taşacak ambarlarımız; Binlerce, on binlerce yavrulayacak Çayırlarda davarlarımız. 144:14 Semiz olacak sığırlarımız; Surlarımıza gedik açılmayacak, İnsanlarımız sürgün edilmeyecek, Meydanlarımızda feryat duyulmayacak! 144:15 Ne mutlu bunlara sahip olan halka! Ne mutlu Tanrısı RAB olan halka! 145:1 Ey Tanrım, ey Kral, seni yücelteceğim, Adını sonsuza dek öveceğim. 145:2 Seni her gün övecek, Adını sonsuza dek yücelteceğim. 145:3 RAB büyüktür, yalnız O övgüye yaraşıktır, Akıl ermez büyüklüğüne. 145:4 Yaptıkların kuşaktan kuşağa şükranla anılacak, Güçlü işlerin duyurulacak. 145:5 Düşüneceğim harika işlerini, İnsanlar büyüklüğünü, yüce görkemini konuşacak. 145:6 Yaptığın müthiş işlerin gücünden söz edecekler, Ben de senin büyüklüğünü duyuracağım. 145:7 Eşsiz iyiliğinin anılarını kutlayacak, Sevinç ezgileriyle övecekler doğruluğunu. 145:8 RAB lütufkâr ve sevecendir, Tez öfkelenmez, sevgisi engindir. 145:9 RAB herkese iyi davranır, Sevecenliği bütün yapıtlarını kapsar. 145:10 Bütün yapıtların sana şükreder, ya RAB, Sadık kulların sana övgüler sunar. 145:11 Krallığının yüceliğini anlatır, Kudretini konuşur; 145:12 Herkes senin gücünü, Krallığının yüce görkemini bilsin diye. 145:13 Senin krallığın ebedi krallıktır, Egemenliğin kuşaklar boyunca sürer. RAB verdiği bütün sözleri tutar, Her davranışı sadıktır. 145:14 RAB her düşene destek olur, İki büklüm olanları doğrultur. 145:15 Herkesin umudu sende, Onlara yiyeceklerini zamanında veren sensin. 145:16 Elini açar, Bütün canlıları doyurursun dilediklerince. 145:17 RAB bütün davranışlarında adil, Yaptığı bütün işlerde sevecendir. 145:18 RAB kendisine yakaran, İçtenlikle yakaran herkese yakındır. 145:19 Dileğini yerine getirir kendisinden korkanların, Feryatlarını işitir, onları kurtarır. 145:20 RAB korur kendisini seven herkesi, Yok eder kötülerin hepsini. 145:21 RAB'be övgüler sunsun ağzım! Bütün canlılar O'nun kutsal adına, Sonsuza dek övgüler dizsin. 146:1 RABbe övgüler sunun! Ey gönlüm, RABbe övgüler sun. 146:2 Yaşadıkça RABbe övgüler sunacak, Var oldukça Tanrıma ilahiler söyleyeceğim. 146:3 Önderlere, Sizi kurtaramayacak insanlara güvenmeyin. 146:4 O son soluğunu verince toprağa döner, O gün tasarıları da biter. 146:5 Ne mutlu yardımcısı Yakupun Tanrısı olan insana, Umudu Tanrısı RABde olana! 146:6 Yeri göğü, Denizi ve içindeki her şeyi yaratan, Sonsuza dek sadık kalan, 146:7 Ezilenlerin hakkını alan, Açlara yiyecek sağlayan Odur. RAB tutsakları özgür kılar, 146:8 Körlerin gözünü açar, İki büklüm olanları doğrultur, Doğruları sever. 146:9 RAB garipleri korur, Öksüze, dul kadına yardım eder, Kötülerin yolunuysa saptırır. 146:10 RAB Tanrın sonsuza dek, ey Siyon, Kuşaklar boyunca egemenlik sürecek. RAB'be övgüler sunun! 147:1 RABbe övgüler sunun! Ne güzel, ne hoş Tanrımızı ilahilerle övmek! Ona övgü yaraşır. 147:2 RAB yeniden kuruyor Yeruşalimi, Bir araya topluyor İsrailin sürgünlerini. 147:3 O kırık kalplileri iyileştirir, Yaralarını sarar. 147:4 Yıldızların sayısını belirler, Her birini adıyla çağırır. 147:5 Rabbimiz büyük ve çok güçlüdür, Sınırsızdır anlayışı. 147:6 RAB mazlumlara yardım eder, Kötüleri yere çalar. 147:7 RABbe şükran ezgileri okuyun, Tanrımızı lirle, ilahilerle övün. 147:8 Odur gökleri bulutlarla kaplayan, Yeryüzüne yağmur sağlayan, Dağlarda ot bitiren. 147:9 O yiyecek sağlar hayvanlara, Bağrışan kuzgun yavrularına. 147:10 Ne atın gücünden zevk alır, Ne de insanın yiğitliğinden hoşlanır. 147:11 RAB kendisinden korkanlardan, Sevgisine umut bağlayanlardan hoşlanır. 147:12 RABbi yücelt, ey Yeruşalim! Tanrına övgüler sun, ey Siyon! 147:13 Çünkü senin kapılarının kol demirlerine güç katar, İçindeki halkı kutsar. 147:14 Sınırlarını esenlik içinde tutar, Seni en iyi buğdayla doyurur. 147:15 Yeryüzüne buyruğunu gönderir, Sözü çarçabuk yayılır. 147:16 Yapağı gibi kar yağdırır, Kırağıyı kül gibi saçar. 147:17 Aşağıya iri iri dolu savurur, Kim dayanabilir soğuğuna? 147:18 Buyruk verir, eritir buzları, Rüzgarını estirir, sular akmaya başlar. 147:19 Sözünü Yakup soyuna, Kurallarını, ilkelerini İsraile bildirir. 147:20 Başka hiçbir ulus için yapmadı bunu, Onlar O'nun ilkelerini bilmezler. RAB'be övgüler sunun! 148:1 RABbe övgüler sunun! Göklerden RABbe övgüler sunun, Yücelerde Ona övgüler sunun! 148:2 Ey bütün melekleri, Ona övgüler sunun, Övgüler sunun Ona, ey bütün göksel orduları! 148:3 Ey güneş, ay, Ona övgüler sunun, Övgüler sunun Ona, ey ışıldayan bütün yıldızlar! 148:4 Ey göklerin gökleri Ve göklerin üstündeki sular, Ona övgüler sunun! 148:5 RABbin adına övgüler sunsunlar, Çünkü O buyruk verince, var oldular; 148:6 Bozulmayacak bir kural koyarak, Onları sonsuza dek yerlerine oturttu. 148:7 Yeryüzünden RABbe övgüler sunun, Ey deniz canavarları, bütün enginler, 148:8 Şimşek, dolu, kar, bulutlar, Onun buyruğuna uyan fırtınalar, 148:9 Dağlar, bütün tepeler, Meyve ağaçları, sedir ağaçları, 148:10 Yabanıl ve evcil hayvanlar, Sürüngenler, uçan kuşlar, 148:11 Yeryüzünün kralları, bütün halklar, Önderler, yeryüzünün bütün yöneticileri, 148:12 Delikanlılar, genç kızlar, Yaşlılar, çocuklar! 148:13 RABbin adına övgüler sunsunlar, Çünkü yalnız Onun adı yücedir. Onun yüceliği yerin göğün üstündedir. 148:14 RAB kendi halkını güçlü kıldı, Bütün sadık kullarına, Kendisine yakın olan halka, İsrailliler'e ün kazandırdı. RAB'be övgüler sunun! 149:1 RABbe övgüler sunun! RABbe yeni bir ezgi söyleyin, Sadık kullarının toplantısında Onu ezgilerle övün! 149:2 İsrail Yaratıcısında sevinç bulsun, Siyon halkı Krallarıyla coşsun! 149:3 Dans ederek övgüler sunsunlar Onun adına, Tef ve lir çalarak Onu ilahilerle övsünler! 149:4 Çünkü RAB halkından hoşlanır, Alçakgönüllüleri zafer tacıyla süsler. 149:5 Bu onurla mutlu olsun sadık kulları, Sevinç ezgileri okusunlar yataklarında! 149:6 Ağızlarında Tanrıya yüce övgüler, Ellerinde iki ağızlı kılıçla 149:7 Uluslardan öç alsınlar, Halkları cezalandırsınlar, 149:8 Krallarını zincire, Soylularını prangaya vursunlar! 149:9 Yazılan kararı onlara uygulasınlar! Bütün sadık kulları için onurdur bu. RAB'be övgüler sunun! 150:1 RABbe övgüler sunun! Kutsal yerde Tanrıya övgüler sunun! Gücünü gösteren göklerde övgüler sunun Ona! 150:2 Övgüler sunun Ona güçlü işleri için! Övgüler sunun Ona eşsiz büyüklüğüne yaraşır biçimde! 150:3 Boru çalarak Ona övgüler sunun! Çenkle ve lirle Ona övgüler sunun! 150:4 Tef ve dansla Ona övgüler sunun! Saz ve neyle Ona övgüler sunun! 150:5 Zillerle Ona övgüler sunun! Çınlayan zillerle Ona övgüler sunun! 150:6 Bütün canlı varlıklar RAB'be övgüler sunsun! RAB'be övgüler sunun!