Uncharted Knowledge Wisdom From Previous Realities View as JSON for agents & LLMs

Bible & Christianity

Turkish Bible: Proverbs

1:1 Davut oğlu İsrail Kralı Süleymanın özdeyişleri: 1:2 Bu özdeyişler, bilgeliğe ve terbiyeye ulaşmak, Akıllıca sözleri anlamak, 1:3 Başarıya götüren terbiyeyi edinip Doğru, haklı ve adil olanı yapmak, 1:4 Saf kişiyi ihtiyatlı, Genç adamı bilgili ve sağgörülü kılmak içindir. 1:5 Özdeyişlerle benzetmeleri, Bilgelerin sözleriyle bilmecelerini anlamak için Bilge kişi dinlesin ve kavrayışını artırsın, Akıllı kişi yaşam hüneri kazansın. 1:7 RAB korkusudur bilginin temeli. Ahmaklarsa bilgeliği ve terbiyeyi küçümser. 1:8 Oğlum, babanın uyarılarına kulak ver, Annenin öğrettiklerinden ayrılma. 1:9 Çünkü bunlar başın için sevimli bir çelenk, Boynun için gerdanlık olacaktır. 1:10 Oğlum, seni ayartmaya çalışan günahkârlara teslim olma. 1:11 Şöyle diyebilirler: ‹‹Bizimle gel, Adam öldürmek için pusuya yatalım, Zevk uğruna masum kişileri tuzağa düşürelim. 1:12 Onları ölüler diyarı gibi diri diri, Ölüm çukuruna inenler gibi Bütünüyle yutalım. 1:13 Bir sürü değerli mal ele geçirir, Evlerimizi ganimetle doldururuz. 1:14 Gel, sen de bize katıl, Tek bir kesemiz olacak.›› 1:15 Oğlum, böyleleriyle gitme, Onların tuttuğu yoldan uzak dur. 1:16 Çünkü ayakları kötülüğe koşar, Çekinmeden kan dökerler. 1:17 Kuşların gözü önünde ağ sermek boşunadır. 1:18 Başkasına pusu kuran kendi kurduğu pusuya düşer. Yalnız kendi canıdır tuzağa düşürdüğü. 1:19 Haksız kazanca düşkün olanların sonu böyledir. Bu düşkünlük onları canlarından eder. 1:20 Bilgelik dışarıda yüksek sesle haykırıyor, Meydanlarda sesleniyor. 1:21 Kalabalık sokak başlarında bağırıyor, Kentin giriş kapılarında sözlerini duyuruyor: 1:22 ‹‹Ey budalalar, budalalığı ne zamana dek seveceksiniz? Alaycılar ne zamana dek alay etmekten zevk alacak? Akılsızlar ne zamana dek bilgiden nefret edecek? 1:23 Uyardığımda yola gelin, o zaman size yüreğimi açar, Sözlerimi anlamanıza yardım ederim. 1:24 Ama sizi çağırdığım zaman beni reddettiniz. Elimi uzattım, umursayan olmadı. 1:25 Duymazlıktan geldiniz bütün öğütlerimi, Uyarılarımı duymak istemediniz. 1:26 Bu yüzden ben de felaketinize sevineceğim. Belaya uğradığınızda, Bela üzerinize bir fırtına gibi geldiğinde, Bir kasırga gibi geldiğinde felaketiniz, Sıkıntıya, kaygıya düştüğünüzde, Sizinle alay edeceğim. 1:28 O zaman beni çağıracaksınız, Ama yanıtlamayacağım. Var gücünüzle arayacaksınız beni, Ama bulamayacaksınız. 1:29 Çünkü bilgiden nefret ettiniz. RABden korkmayı reddettiniz. 1:30 Öğütlerimi istemediniz, Uyarılarımın tümünü küçümsediniz. 1:31 Bu nedenle tuttuğunuz yolun meyvesini yiyeceksiniz, Kendi düzenbazlığınıza doyacaksınız. 1:32 Bön adamlar dönekliklerinin kurbanı olacak. Akılsızlar kaygısızlıklarının içinde yok olup gidecek. 1:33 Ama beni dinleyen güvenlik içinde yaşayacak, Kötülükten korkmayacak, huzur bulacak.›› 2:1 Oğlum, bilgeliğe kulak verip Yürekten akla yönelerek Sözlerimi kabul eder, Buyruklarımı aklında tutarsan, 2:3 Evet, aklı çağırır, Ona gönülden seslenirsen, 2:4 Gümüş ararcasına onu ararsan, Onu ararsan define arar gibi, 2:5 RAB korkusunu anlar Ve Tanrıyı yakından tanırsın. 2:6 Çünkü bilgeliğin kaynağı RABdir. Onun ağzından bilgi ve anlayış çıkar. 2:7 Doğru kişileri başarıya ulaştırır, Kalkanıdır dürüst yaşayanların. 2:8 Adil olanların adımlarını korur, Sadık kullarının yolunu gözetir. 2:9 O zaman anlarsın her iyi yolu, Neyin doğru, haklı ve adil olduğunu. 2:10 Çünkü yüreğin bilgelikle dolacak, Zevk alacaksın bilgiden. 2:11 Sağgörü sana bekçilik edecek Ve akıl seni koruyacak. 2:12 Bunlar seni kötü yoldan, Ahlaksızın sözlerinden kurtaracak. 2:13 Onlar ki karanlık yollarda yürümek için Doğru yoldan ayrılırlar. 2:14 Kötülük yapmaktan hoşlanır, Zevk alırlar kötülüğün aşırısından. 2:15 Yolları dolambaçlı, Yaşayışları çarpıktır. 2:16 Bilgelik, gençken evlendiği eşini terk eden, Tanrının önünde içtiği andı unutan ahlaksız kadından, Sözleriyle yaltaklanan Vefasız kadından seni kurtaracak. 2:18 O kadının evi insanı ölüme, Yolları ölülere götürür. 2:19 Ona gidenlerden hiçbiri geri dönmez, Yaşam yollarına erişmez. 2:20 Bu nedenle sen iyilerin yolunda yürü, Doğruların izinden git. 2:21 Çünkü ülkede yaşayacak olan doğrulardır, Dürüst kişilerdir orada kalacak olan. 2:22 Kötüler ülkeden sürülecek, Hainler sökülüp atılacak. 3:1 Oğlum, unutma öğrettiklerimi, Aklında tut buyruklarımı. 3:2 Çünkü bunlar ömrünü uzatacak, Yaşam yıllarını, esenliğini artıracaktır. 3:3 Sevgiyi, sadakati hiç yanından ayırma, Bağla onları boynuna, Yaz yüreğinin levhasına. 3:4 Böylece Tanrının ve insanların gözünde Beğeni ve saygınlık kazanacaksın. 3:5 RABbe güven bütün yüreğinle, Kendi aklına bel bağlama. 3:6 Yaptığın her işte RABbi an, O senin yolunu düze çıkarır. 3:7 Kendini bilge biri olarak görme, RABden kork, kötülükten uzak dur. 3:8 Böylece bedenin sağlık Ve ferahlık bulur. 3:9 Servetinle ve ürününün turfandasıyla RABbi onurlandır. 3:10 O zaman ambarların tıka basa dolar, Teknelerin yeni şarapla dolup taşar. 3:11 Oğlum, RABbin terbiye edişini hafife alma, Onun azarlamasından usanma. 3:12 Çünkü RAB, oğlundan hoşnut bir baba gibi, Sevdiğini azarlar. 3:13 Bilgeliğe erişene, Aklı bulana ne mutlu! 3:14 Gümüş kazanmaktansa onu kazanmak daha iyidir. Onun yararı altından daha çoktur. 3:15 Daha değerlidir mücevherden, Dileyeceğin hiçbir şey onunla kıyaslanamaz. 3:16 Sağ elinde uzun ömür, Sol elinde zenginlik ve onur vardır. 3:17 Yolları sevinç yollarıdır, Evet, bütün yolları esenliğe çıkarır. 3:18 Bilgelik yaşam ağacıdır ona sarılanlara, Ne mutlu ona sımsıkı tutunanlara! 3:19 RAB dünyanın temelini bilgelikle attı, Gökleri akıllıca yerleştirdi. 3:20 Bilgisiyle enginler yarıldı, Bulutlar suyunu verdi. 3:21 Oğlum, sağlam öğüde, sağgörüye tutun. Sakın gözünü ayırma onlardan. 3:22 Onlar sana yaşam verecek Ve boynuna güzel bir süs olacak. 3:23 O zaman güvenlik içinde yol alırsın, Sendelemeden. 3:24 Korkusuzca yatar, Tatlı tatlı uyursun. 3:25 Beklenmedik felaketten, Ya da kötülerin uğradığı yıkımdan korkma. 3:26 Çünkü senin güvencen RABdir, Tuzağa düşmekten seni O koruyacaktır. 3:27 Elinden geldikçe, İyiliğe hakkı olanlardan iyiliği esirgeme. 3:28 Elinde varken komşuna, ‹‹Bugün git, yarın gel, o zaman veririm›› deme. 3:29 Sana güvenerek yanında yaşayan komşuna Kötülük tasarlama. 3:30 Sana kötülük etmemiş biriyle Yok yere çekişme. 3:31 Zorba kişiye imrenme, Onun yollarından hiçbirini seçme. 3:32 Çünkü RAB sapkınlardan tiksinir, Ama doğruların candan dostudur. 3:33 RAB kötülerin evini lanetler, Doğruların oturduğu yeriyse kutsar. 3:34 RAB alaycılarla alay eder, Ama alçakgönüllülere lütfeder. 3:35 Bilge kişiler onuru miras alacak, Akılsızlara yalnız utanç kalacak. 4:1 Çocuklarım, babanızın uyarılarına kulak verin. Dikkat edin ki anlayışlı olasınız. 4:2 Çünkü size iyi ders veriyorum, Ayrılmayın öğrettiğimden. 4:3 Ben bir çocukken babamın evinde, Annemin körpecik tek yavrusuyken, 4:4 Babam bana şunu öğretti: ‹‹Söylediklerime yürekten sarıl, Buyruklarımı yerine getir ki yaşayasın. 4:5 Bilgeliği ve aklı sahiplen, Söylediklerimi unutma, onlardan sapma. 4:6 Bilgelikten ayrılma, o seni korur. Sev onu, seni gözetir. 4:7 Bilgeliğe ilk adım onu sahiplenmektir. Bütün servetine mal olsa da akla sahip çık. 4:8 Onu el üstünde tut, o da seni yüceltecek, Ona sarılırsan seni onurlandıracak. 4:9 Başına zarif bir çelenk, Görkemli bir taç giydirecektir.›› 4:10 Dinle oğlum, sözlerimi benimse ki, Uzasın ömrün. 4:11 Seni bilgelik yolunda eğitir, Doğru yollara yöneltirim. 4:12 Ayakların takılmadan yürür, Sürçmeden koşarsın. 4:13 Aldığın terbiyeye sarıl, bırakma, Onu uygula, çünkü odur yaşamın. 4:14 Kötülerin yoluna ayak basma, Yürüme alçakların yolunda, 4:15 O yoldan sakın, yakınından bile geçme, Yönünü değiştirip geç. 4:16 Çünkü kötülük etmedikçe uyuyamaz onlar, Uykuları kaçar saptırmadıkça birilerini. 4:17 Yedikleri ekmek kötülük, İçtikleri şarap zorbalık ürünüdür. 4:18 Oysa doğruların yolu şafak ışığı gibidir, Giderek öğle güneşinin parlaklığına erişir. 4:19 Kötülerin yoluysa zifiri karanlık gibidir, Neden tökezlediklerini bilmezler. 4:20 Oğlum, sözlerime dikkat et, Dediklerime kulak ver. 4:21 Aklından çıkmasın bunlar, Onları yüreğinde sakla. 4:22 Çünkü onları bulan için yaşam, Bedeni için şifadır bunlar. 4:23 Her şeyden önce de yüreğini koru, Çünkü yaşam ondan kaynaklanır. 4:24 Yalan çıkmasın ağzından, Uzak tut dudaklarını sapık sözlerden. 4:25 Gözlerin hep ileriye baksın, Dosdoğru önüne! 4:26 Gideceğin yolu düzle, O zaman bütün işlerin sağlam olur. 4:27 Sapma sağa sola, Ayağını kötülükten uzak tut. 5:1 Oğlum, bilgeliğime dikkat et, Akıllıca sözlerime kulak ver. 5:2 Böylelikle her zaman sağgörülü olur, Dudaklarınla bilgiyi korursun. 5:3 Zina eden kadının bal damlar dudaklarından, Ağzı daha yumuşaktır zeytinyağından. 5:4 Ama sonu pelinotu kadar acı, İki ağızlı kılıç kadar keskindir. 5:5 Ayakları ölüme gider, Adımları ölüler diyarına ulaşır. 5:6 Yaşama giden yolu hiç düşünmez, Yolları dolaşıktır, ama farkında değil. 5:7 Oğlum, şimdi beni dinle, Ağzımdan çıkan sözlerden ayrılma. 5:8 Öyle kadınlardan uzak dur, Yaklaşma evinin kapısına. 5:9 Yoksa onurunu başkalarına, Yıllarını bir gaddara kaptırırsın. 5:10 Varını yoğunu yer bitirir yabancılar, Emeğin başka birinin evini bayındır kılar. 5:11 Ah çekip inlersin ömrünün son günlerinde, Etinle bedenin tükendiğinde. 5:12 ‹‹Eğitilmekten neden bu kadar nefret ettim, Yüreğim uyarıları neden önemsemedi?›› dersin. 5:13 ‹‹Öğretmenlerimin sözünü dinlemedim, Beni eğitenlere kulak vermedim. 5:14 Halkın ve topluluğun arasında Tam bir yıkımın eşiğine gelmişim.›› 5:15 Suyu kendi sarnıcından, Kendi kuyunun kaynağından iç. 5:16 Pınarların sokakları, Akarsuların meydanları mı sulamalı? 5:17 Yalnız senin olsun onlar, Paylaşma yabancılarla. 5:18 Çeşmen bereketli olsun Ve gençken evlendiğin karınla mutlu ol. 5:19 Sevimli bir geyik, zarif bir ceylan gibi, Hep seni doyursun memeleri. Aşkıyla sürekli coş. 5:20 Oğlum, neden ahlaksız bir kadınla coşasın, Neden başka birinin karısını koynuna alasın? 5:21 RAB insanın tuttuğu yolu gözler, Attığı her adımı denetler. 5:22 Kötü kişiyi kendi suçları ele verecek, Günahının kemendi kıskıvrak bağlayacak onu. 5:23 Aşırı ahmaklığı onu yoldan çıkaracak, Terbiyeyi umursamadığı için ölecek. 6:1 Oğlum, eğer birine kefil oldunsa, Onun borcunu yüklendinse, 6:2 Düştünse tuzağa kendi sözlerinle, Ağzının sözleriyle yakalandınsa, 6:3 O kişinin eline düştün demektir. Oğlum, şunu yap ve kendini kurtar: Git, yere kapan onun önünde, Ona yalvar yakar. 6:4 Gözlerine uyku girmesin, Ağırlaşmasın göz kapakların. 6:5 Avcının elinden ceylan gibi, Kuşbazın elinden kuş gibi kurtar kendini. 6:6 Ey tembel kişi, git, karıncalara bak, Onların yaşamından bilgelik öğren. 6:7 Başkanları, önderleri ya da yöneticileri olmadığı halde, 6:8 Yazın erzaklarını biriktirirler, Yiyeceklerini toplarlar biçim mevsiminde. 6:9 Ne zamana dek yatacaksın, ey tembel kişi? Ne zaman kalkacaksın uykundan? 6:10 ‹‹Biraz kestireyim, biraz uyuklayayım, Ellerimi kavuşturup şöyle bir uyuyayım›› demeye kalmadan, 6:11 Yokluk bir haydut gibi, Yoksulluk bir akıncı gibi gelir üzerine. 6:12 Ağzında yalanla dolaşan kişi, Soysuz ve fesatçıdır. 6:13 Göz kırpar, bir sürü ayak oyunu, El kol hareketleri yapar, 6:14 Ahlaksız yüreğinde kötülük tasarlar, Çekişmeler yaratır durmadan. 6:15 Bu yüzden ansızın yıkıma uğrayacak, Birdenbire çaresizce yok olacak. 6:16 RABbin nefret ettiği altı şey, İğrendiği yedi şey vardır: 6:17 Gururlu gözler, Yalancı dil, Suçsuz kanı döken eller, 6:18 Düzenbaz yürek, Kötülüğe seğirten ayaklar, 6:19 Yalan soluyan yalancı tanık Ve kardeşler arasında çekişme yaratan kişi. 6:20 Oğlum, babanın buyruklarına uy, Annenin öğrettiklerinden ayrılma. 6:21 Bunlar sürekli yüreğinin bağı olsun, Tak onları boynuna. 6:22 Yolunda sana rehber olacak, Seni koruyacaklar yattığın zaman; Söyleşecekler seninle uyandığında. 6:23 Bu buyruklar sana çıra, Öğretilenler ışıktır. Eğitici uyarılar yaşam yolunu gösterir. 6:24 Seni kötü kadından, Başka birinin karısının yaltaklanan dilinden Koruyacak olan bunlardır. 6:25 Böyle kadınların güzelliği seni ayartmasın, Bakışları seni tutsak etmesin. 6:26 Çünkü fahişe yüzünden insan bir lokma ekmeğe muhtaç kalır, Başkasının karısıyla yatmak da kişinin canına mal olur. kalır›› ya da ‹‹Çünkü fahişenin ücreti ancak bir somun ekmektir››. 6:27 İnsan koynuna ateş alır da, Giysisi yanmaz mı? 6:28 Korlar üzerinde yürür de, Ayakları kavrulmaz mı? 6:29 Başkasının karısıyla yatan adamın durumu budur. Böyle bir ilişkiye giren cezasız kalmaz. 6:30 Aç hırsız karnını doyurmak için çalıyorsa, Kimse onu hor görmez. 6:31 Ama yakalanırsa, çaldığının yedi katını ödemek zorunda; Varını yoğunu vermek anlamına gelse bile. 6:32 Zina eden adam sağduyudan yoksundur. Yaptıklarıyla kendini yok eder. 6:33 Payına düşen dayak ve onursuzluktur, Asla kurtulamaz utançtan. 6:34 Çünkü kıskançlık kocanın öfkesini azdırır, Öç alırken acımasız olur. 6:35 Hiçbir fidye kabul etmez, Gönlünü alamazsın armağanların çokluğuyla. 7:1 Oğlum, sözlerimi yerine getir, Aklında tut buyruklarımı. 7:2 Buyruklarımı yerine getir ki, yaşayasın. Öğrettiklerimi gözünün bebeği gibi koru. 7:3 Onları yüzük gibi parmaklarına geçir, Yüreğinin levhasına yaz. 7:4 Bilgeliğe, ‹‹Sen kızkardeşimsin››, Akla, ‹‹Akrabamsın›› de. 7:5 Zina eden kadından, Yaltaklanan ahlaksız kadından seni koruyacak olan bunlardır. 7:6 Evimin penceresinden, Kafesin ardından dışarıyı seyrederken, 7:7 Bir sürü toy gencin arasında, Sağduyudan yoksun bir delikanlı çarptı gözüme. 7:8 Akşamüzeri, alaca karanlıkta, Akşam karanlığı çökerken, O kadının oturduğu sokağa saptığını, Onun evine yöneldiğini gördüm. 7:10 Derken kadın onu karşıladı, Fahişe kılığıyla sinsice. 7:11 Yaygaracı, dik başlı biriydi kadın. Bir an bile durmaz evde. 7:12 Kâh sokakta, kâh meydanlardadır. Sokak başlarında pusuya yatar. 7:13 Delikanlıyı tutup öptü, Yüzü kızarmadan ona şöyle dedi: 7:14 ‹‹Esenlik kurbanlarımı kesmek zorundaydım, Adak sözümü bugün yerine getirdim. 7:15 Bunun için seni karşılamaya, seni aramaya çıktım, İşte buldum seni! 7:16 Döşeğime Mısır ipliğinden dokunmuş Renkli örtüler serdim. 7:17 Yatağıma mür, öd Ve tarçın serptim. 7:18 Haydi gel, sabaha dek doya doya sevişelim, Aşktan zevk alalım. 7:19 Kocam evde değil, Uzun bir yolculuğa çıktı. 7:20 Yanına para torbasını aldı, Dolunaydan önce eve dönmeyecek.›› 7:21 Onu bir sürü çekici sözlerle baştan çıkardı, Tatlı diliyle peşinden sürükledi. 7:22 Kesimevine götürülen öküz gibi Hemen izledi onu delikanlı; Tuzağa düşen geyik gibi, 7:23 Ciğerini bir ok delene kadar; Kapana koşan bir kuş gibi, Bunun yaşamına mal olacağını bilmeden. 7:24 Çocuklarım, şimdi dinleyin beni, Kulak verin söylediklerime, 7:25 Sakın o kadına gönül vermeyin, Onun yolundan gitmeyin. 7:26 Yere serdiği bir sürü kurbanı var, Öldürdüğü kişilerin sayısı pek çok. 7:27 Ölüler diyarına giden yoldur onun evi, Ölüm odalarına götürür. 8:1 Bilgelik çağırıyor, Akıl sesini yükseltiyor. 8:2 Yol kenarındaki tepelerin başında, Yolların birleştiği yerde duruyor o. 8:3 Kentin girişinde, kapıların yanında, Sesini yükseltiyor: 8:4 ‹‹Ey insanlar, size sesleniyorum, Çağrım insan soyunadır! 8:5 Ey bön kişiler, ihtiyatlı olmayı öğrenin; Sağduyulu olmayı öğrenin, ey akılsızlar! 8:6 Söylediğim yetkin sözleri dinleyin, Ağzımı doğruları söylemek için açarım. 8:7 Ağzım gerçeği duyurur, Çünkü dudaklarım kötülükten iğrenir. 8:8 Ağzımdan çıkan her söz doğrudur, Yoktur eğri ya da sapık olanı. 8:9 Apaçıktır hepsi anlayana, Bilgiye erişen, doğruluğunu bilir onların. 8:10 Gümüş yerine terbiyeyi, Saf altın yerine bilgiyi edinin. 8:11 Çünkü bilgelik mücevherden değerlidir, Dilediğin hiçbir şey onunla kıyaslanamaz. 8:12 Ben bilgelik olarak ihtiyatı kendime konut edindim. Bilgi ve sağgörü bendedir. 8:13 RABden korkmak kötülükten nefret etmek demektir. Kibirden, küstahlıktan, Kötü yoldan, sapık ağızdan nefret ederim. 8:14 Öğüt ve sağlam karar bana özgüdür. Akıl ve güç kaynağı benim. 8:15 Krallar sayemde egemenlik sürer, Hükümdarlar adil kurallar koyar. 8:16 Önderler, adaletle yöneten soylular Sayemde yönetirler. 8:17 Beni sevenleri ben de severim, Gayretle arayan beni bulur. 8:18 Zenginlik ve onur, Kalıcı değerler ve bolluk bendedir. 8:19 Meyvem altından, saf altından, Ürünüm seçme gümüşten daha iyidir. 8:20 Doğruluk yolunda, Adaletin izinden yürürüm. 8:21 Böylelikle, beni sevenleri servet sahibi yapar, Hazinelerini doldururum. 8:22 RAB yaratma işine başladığında İlk beni yarattı, 8:23 Dünya var olmadan önce, Ta başlangıçta, öncesizlikte yerimi aldım. 8:24 Enginler yokken, Suları bol pınarlar yokken doğdum ben. 8:25 Dağlar daha oluşmadan, Tepeler belirmeden, RAB dünyayı, kırları Ve dünyadaki toprağın zerresini yaratmadan doğdum. 8:27 RAB gökleri yerine koyduğunda oradaydım, Engin denizleri ufukla çevirdiğinde, 8:28 Bulutları oluşturduğunda, Denizin kaynaklarını güçlendirdiğinde, 8:29 Sular buyruğundan öte geçmesinler diye Denize sınır çizdiğinde, Dünyanın temellerini pekiştirdiğinde, 8:30 Baş mimar olarak Onun yanındaydım. Gün be gün sevinçle dolup taştım, Huzurunda hep coştum. 8:31 Onun dünyası mutluluğum, İnsanları sevincimdi. 8:32 Çocuklarım, şimdi beni dinleyin: Yolumu izleyenlere ne mutlu! 8:33 Uyarılarımı dinleyin ve bilge kişiler olun, Görmezlikten gelmeyin onları. 8:34 Beni dinleyen, Her gün kapımı gözleyen, Kapımın eşiğinden ayrılmayan kişiye ne mutlu! 8:35 Çünkü beni bulan yaşam bulur Ve RABbin beğenisini kazanır. 8:36 Beni gözardı edense kendine zarar verir, Benden nefret eden, ölümü seviyor demektir.›› 9:1 Bilgelik kendi evini yaptı, Yedi direğini yonttu. 9:2 Hayvanlarını kesti, Şarabını hazırlayıp sofrasını kurdu. 9:3 Kentin en yüksek noktalarına gönderdiği Hizmetçileri aracılığıyla herkesi çağırıyor: 9:4 ‹‹Kim safsa buraya gelsin›› diyor. Sağduyudan yoksun olanlara da, ‹‹Gelin, yiyeceklerimi yiyin, Hazırladığım şaraptan için›› diyor. 9:6 ‹‹Saflığı bırakın da yaşayın, Aklın yolunu izleyin. 9:7 ‹‹Alaycıyı paylayan aşağılanmayı hak eder, Kötü kişiyi azarlayan hakarete uğrar. 9:8 Alaycıyı azarlama, yoksa senden nefret eder. Bilge kişiyi azarlarsan, seni sever. 9:9 Bilge kişiyi eğitirsen Daha bilge olur, Doğru kişiye öğretirsen bilgisini artırır. 9:10 RAB korkusudur bilgeliğin temeli. Akıl Kutsal Olanı tanımaktır. 9:11 Benim sayemde günlerin çoğalacak, Ömrüne yıllar katılacak. 9:12 Bilgeysen, bilgeliğinin yararı sanadır, Alaycı olursan acısını yalnız sen çekersin.›› 9:13 Akılsız kadın yaygaracı Ve saftır, hiçbir şey bilmez. 9:14 Evinin kapısında, Kentin en yüksek yerinde bir iskemleye oturur; Yoldan geçenleri, Kendi yollarından gidenleri çağırmak için, 9:16 ‹‹Kim safsa buraya gelsin›› der. Sağduyudan yoksun olanlara da, 9:17 ‹‹Çalıntı su tatlı, Gizlice yenen yemek lezzetlidir›› der. 9:18 Ne var ki, evine girenler ölüme gittiklerini, Ona konuk olanlar Ölüler diyarının dibine indiklerini bilmezler. 10:1 Süleymanın özdeyişleri: Bilge çocuk babasını sevindirir, Akılsız çocuk annesini üzer. 10:2 Haksızca kazanılan servetin yararı yoktur, Ama doğruluk ölümden kurtarır. 10:3 RAB doğru kişiyi aç komaz, Ama kötülerin isteğini boşa çıkarır. 10:4 Tembel eller insanı yoksullaştırır, Çalışkan el zengin eder. 10:5 Aklı başında evlat ürünü yazın toplar, Hasatta uyuyansa ailesinin yüzkarasıdır. 10:6 Bereket doğru kişinin başına yağar, Kötülerse zorbalıklarını sözle gizler. 10:7 Doğrular övgüyle, Kötüler nefretle anılır. 10:8 Bilge kişi buyrukları kabul eder, Çenesi düşük ahmaksa yıkıma uğrar. 10:9 Dürüst kişi güvenlik içinde yaşar, Ama hileli yoldan giden açığa vurulacaktır. 10:10 Sinsice göz kırpan, acılara neden olur. Çenesi düşük ahmak da yıkıma uğrar. (bkz.10:8), Septuaginta ‹‹Cesaretle azarlayan esenlik sağlar››. 10:11 Doğru kişinin ağzı yaşam pınarıdır, Kötülerse zorbalıklarını sözle gizlerler. 10:12 Nefret çekişmeyi azdırır, Sevgi her suçu bağışlar. 10:13 Akıllı kişinin dudaklarından bilgelik akar, Ama sağduyudan yoksun olan sırtına kötek yer. 10:14 Bilge kişi bilgi biriktirir, Ahmağın ağzıysa onu yıkıma yaklaştırır. 10:15 Zenginin serveti onun kalesidir, Fakirin yoksulluğu ise onu yıkıma götürür. 10:16 Doğru kişinin ücreti yaşamdır, Kötünün geliriyse kendisine cezadır. 10:17 Terbiyeye kulak veren yaşam yolunu bulur. Uyarıları reddedense başkalarını yoldan saptırır. 10:18 Nefretini gizleyen kişinin dudakları yalancıdır. İftira yayan akılsızdır. 10:19 Çok konuşanın günahı eksik olmaz, Sağduyulu kişiyse dilini tutar. 10:20 Doğru kişinin dili saf gümüş gibidir, Kötünün niyetleriyse değersizdir. 10:21 Doğru kişinin sözleri birçoklarını besler, Ahmaklarsa sağduyu yoksunluğundan ölür. 10:22 RABbin bereketidir kişiyi zengin eden, RAB buna dert katmaz. 10:23 Kötülük akılsızlar için eğlence gibidir. Aklı başında olanlar içinse bilgelik aynı şeydir. 10:24 Kötü kişinin korktuğu başına gelir, Doğru kişiyse dileğine erişir. 10:25 Kasırga gelince kötü kişiyi silip götürür; Ama doğru kişi sonsuza dek ayakta kalır. 10:26 Dişler için sirke, Gözler için duman neyse, Tembel ulak da kendisini gönderen için öyledir. 10:27 RAB korkusu ömrü uzatır, Kötülerin yıllarıysa kısadır. 10:28 Doğrunun umudu onu sevindirir, Kötünün beklentileriyse boşa çıkar. 10:29 RABbin yolu dürüst için sığınak, Fesatçı içinse yıkımdır. 10:30 Doğru kişi hiçbir zaman sarsılmaz, Ama kötüler ülkede kalamaz. 10:31 Doğru kişinin ağzı bilgelik üretir, Sapık dilse kesilir. 10:32 Doğru kişinin dudakları söylenecek sözü bilir, Kötünün ağzındansa sapık sözler çıkar. 11:1 RAB hileli teraziden iğrenir, Hilesiz tartıdansa hoşnut kalır. 11:2 Küstahlığın ardından utanç gelir, Ama bilgelik alçakgönüllülerdedir. 11:3 Erdemlinin dürüstlüğü ona yol gösterir, Hainin yalancılığıysa yıkıma götürür. 11:4 Gazap günü servet işe yaramaz, Oysa doğruluk ölümden kurtarır. 11:5 Dürüst insanın doğruluğu onun yolunu düzler, Kötü kişiyse kötülüğü yüzünden yıkılıp düşer. 11:6 Erdemlinin doğruluğu onu kurtarır, Ama haini kendi hırsı ele verir. 11:7 Kötü kişi öldüğünde umutları yok olur, Güvendiği güç de biter. 11:8 Doğru kişi sıkıntıdan kurtulur, Onun yerine sıkıntıyı kötü kişi çeker. 11:9 Tanrısız kişi başkalarını ağzıyla yıkıma götürür, Oysa doğrular bilgi sayesinde kurtulur. 11:10 Doğruların başarısına kent bayram eder, Kötülerin ölümüne sevinç çığlıkları atılır. 11:11 Dürüstlerin kutsamasıyla kent gelişir, Ama kötülerin ağzı kenti yerle bir eder. 11:12 Başkasını küçük gören sağduyudan yoksundur, Akıllı kişiyse dilini tutar. 11:13 Dedikoducu sır saklayamaz, Oysa güvenilir insan sırdaş olur. 11:14 Yol göstereni olmayan ulus düşer, Danışmanı bol olan zafere gider. 11:15 Yabancıya kefil olan mutlaka zarar görür, Kefaletten kaçınan güvenlik içinde yaşar. 11:16 Sevecen kadın onurfç, Zorbalarsa yalnızca servet kazanır. geçiyor: ‹‹Ama doğruluktan nefret eden kadın onursuzluk tahtıdır. Tembeller servetten yoksun olur.›› 11:17 İyilikseverin yararı kendinedir, Gaddarsa kendi başına bela getirir. 11:18 Kötü kişinin kazancı aldatıcıdır, Doğruluk ekenin ödülüyse güvenlidir. 11:19 Yürekten doğru olan yaşama kavuşur, Kötülüğün ardından giden ölümünü hazırlar. 11:20 RAB sapık yürekliden iğrenir, Dürüst yaşayandan hoşnut kalır. 11:21 Bilin ki, kötü kişi cezasız kalmaz, Doğruların soyuysa kurtulur. 11:22 Sağduyudan yoksun kadının güzelliği, Domuzun burnundaki altın halkaya benzer. 11:23 Doğruların isteği hep iyilikle sonuçlanır, Kötülerin umutlarıysa gazapla. 11:24 Eliaçık olan daha çok kazanır, Hak yiyenin sonuysa yoksulluktur. 11:25 Cömert olan bolluğa erecek, Başkasına su verene su verilecek. 11:26 Halk buğday istifleyeni lanetler, Ama buğday satanı kutsar. 11:27 İyiliği amaç edinen beğeni kazanır, Kötülüğü amaç edinense kötülüğe uğrar. 11:28 Zenginliğine güvenen tepetaklak gidecek, Oysa doğrular dalındaki yaprak gibi gelişecek. 11:29 Ailesine sıkıntı çektirenin mirası yeldir, Ahmaklar da bilgelerin kulu olur. 11:30 Doğru kişinin işleri yaşam ağacının meyvesine benzer, Bilge kişi insanları kazanır. 11:31 Bu dünyada doğru kişi bile cezalandırılırsa, Kötülerle günahlıların cezalandırılacağı kesindir. 12:1 Terbiye edilmeyi seven bilgiyi de sever, Azarlanmaktan nefret eden budaladır. 12:2 İyi kişi RABbin lütfuna erer, Ama düzenbazı RAB mahkûm eder. 12:3 Kötülük kişiyi güvenliğe kavuşturmaz, Ama doğruların kökü kazılamaz. 12:4 Erdemli kadın kocasının tacıdır, Edepsiz kadınsa kocasını yer bitirir. 12:5 Doğruların tasarıları adil, Kötülerin öğütleri aldatıcıdır. 12:6 Kötülerin sözleri ölüm tuzağıdır, Doğruların konuşmasıysa onları kurtarır. 12:7 Kötüler yıkılıp yok olur, Doğru kişinin evi ayakta kalır. 12:8 Kişi sağduyusu oranında övülür, Çarpık düşünceliyse küçümsenir. 12:9 Köle sahibi olup aşağılanan Büyüklük taslayıp ekmeğe muhtaç olandan yeğdir. 12:10 Doğru kişi hayvanıyla ilgilenir, Ama kötünün sevecenliği bile zalimcedir. 12:11 Toprağını işleyenin ekmeği bol olur, Hayal peşinde koşansa sağduyudan yoksundur. 12:12 Kötü kişi kötülerin ganimetini ister, Ama doğru kişilerin kökü ürün verir. 12:13 Kötü kişinin günahlı sözleri kendisi için tuzaktır, Ama doğru kişi sıkıntıyı atlatır. 12:14 İnsan ağzının ürünüyle iyiliğe doyar, Elinin emeğine göre de karşılığını alır. 12:15 Ahmağın yolu kendi gözünde doğrudur, Bilge kişiyse öğüde kulak verir. 12:16 Ahmak sinirlendiğini hemen belli eder, Ama ihtiyatlı olan aşağılanmaya aldırmaz. 12:17 Dürüst tanık doğruyu söyler, Yalancı tanıksa hile solur. 12:18 Düşünmeden söylenen sözler kılıç gibi keser, Bilgelerin diliyse şifa verir. 12:19 Gerçek sözler sonsuza dek kalıcıdır, Oysa yalanın ömrü bir anlıktır. 12:20 Kötülük tasarlayanın yüreği hileci, Barışı öğütleyenin yüreğiyse sevinçlidir. 12:21 Doğru kişiye hiç zarar gelmez, Kötünün başıysa beladan kurtulmaz. 12:22 RAB yalancı dudaklardan iğrenir, Ama gerçeğe uyanlardan hoşnut kalır. 12:23 İhtiyatlı kişi bilgisini kendine saklar, Oysa akılsızın yüreği ahmaklığını ilan eder. 12:24 Çalışkanların eli egemenlik sürer, Tembellikse köleliğe götürür. 12:25 Kaygılı yürek insanı çökertir, Ama güzel söz sevindirir. 12:26 Doğru kişi arkadaşına da yol gösterir, Kötünün tuttuğu yolsa kendini saptırır. 12:27 Tembel kişi işini bitirmez, Oysa çalışkan değerli bir servet kazanır. 12:28 Doğru yol yaşam kaynağıdır, Bu yol ölümsüzlüğe götürür. 13:1 Bilge kişi terbiye edilmeyi sever, Alaycı kişi azarlansa da aldırmaz. 13:2 İyi insan ağzından çıkan sözler için ödüllendirilir, Ama hainlerin soluduğu zorbalıktır. 13:3 Dilini tutan canını korur, Ama boşboğazın sonu yıkımdır. 13:4 Tembel canının çektiğini elde edemez, Çalışkanın istekleriyse tümüyle yerine gelir. 13:5 Doğru kişi yalandan nefret eder, Kötünün sözleriyse iğrençtir, yüzkarasıdır. 13:6 Doğruluk dürüst yaşayanı korur, Kötülük günahkârı yıkar. 13:7 Kimi hiçbir şeyi yokken kendini zengin gösterir, Kimi serveti çokken kendini yoksul gösterir. 13:8 Kişinin serveti gün gelir canına fidye olur, Oysa yoksul kişi tehdide aldırmaz. 13:9 Doğruların ışığı parlak yanar, Kötülerin çırası söner. 13:10 Kibirden ancak kavga çıkar, Öğüt dinleyense bilgedir. 13:11 Havadan kazanılan para yok olur, Azar azar biriktirenin serveti çok olur. 13:12 Ertelenen umut hayal kırıklığına uğratır, Yerine gelen dilekse yaşam verir. 13:13 Uyarılara kulak asmayan bedelini öder, Buyruklara saygılı olansa ödülünü alır. 13:14 Bilgelerin öğrettikleri yaşam kaynağıdır, İnsanı ölüm tuzaklarından uzaklaştırır. 13:15 Sağduyulu davranış saygınlık kazandırır, Hainlerin yoluysa yıkıma götürür. Masoretik metin ‹‹Sürer›› ya da ‹‹Çetindir››. 13:16 İhtiyatlı kişi işini bilerek yapar, Akılsız kişiyse ahmaklığını sergiler. 13:17 Kötü ulak belaya düşer, Güvenilir elçiyse şifa getirir. 13:18 Terbiye edilmeye yanaşmayanı Yokluk ve utanç bekliyor, Ama azara kulak veren onurlandırılır. 13:19 Yerine getirilen dilek mutluluk verir. Akılsız kötülükten uzak kalamaz. 13:20 Bilgelerle oturup kalkan bilge olur, Akılsızlarla dost olansa zarar görür. 13:21 Günahkârın peşini felaket bırakmaz, Doğruların ödülüyse gönençtir. 13:22 İyi kişi torunlarına miras bırakır, Günahkârın servetiyse doğru kişiye kalır. 13:23 Yoksulun tarlası bol ürün verebilir, Ama haksızlık bunu alıp götürür. 13:24 Oğlundan değneği esirgeyen, onu sevmiyor demektir. Seven baba özenle terbiye eder. 13:25 Doğru kişinin yeterince yiyeceği vardır, Kötünün karnıysa aç kalır. 14:1 Bilge kadın evini yapar, Ahmak kadın evini kendi eliyle yıkar. 14:2 Doğru yolda yürüyen, RABden korkar, Yoldan sapan, RABbi hor görür. 14:3 Ahmağın sözleri sırtına kötektir, Ama bilgenin dudakları kendisini korur. 14:4 Öküz yoksa yemlik boş kalır, Çünkü bol ürünü sağlayan öküzün gücüdür. 14:5 Güvenilir tanık yalan söylemez, Yalancı tanıksa yalan solur. 14:6 Alaycı bilgeliği arasa da bulamaz, Akıllı içinse bilgi edinmek kolaydır. 14:7 Akılsız kişiden uzak dur, Çünkü sana öğretecek bir şeyi yok. 14:8 İhtiyatlı kişinin bilgeliği, ne yapacağını bilmektir, Akılsızların ahmaklığıysa aldanmaktır. 14:9 Ahmaklar suç sunusuyla alay eder, Dürüstler ise iyi niyetlidir. 14:10 Yürek kendi acısını bilir, Sevinciniyse kimse paylaşmaz. 14:11 Kötü kişinin evi yerle bir edilecek, Doğru kişinin konutuysa bayındır olacak. 14:12 Öyle yol var ki, insana düz gibi görünür, Ama sonu ölümdür. 14:13 Gülerken bile yürek sızlayabilir, Sevinç bitince acı yine görünebilir. 14:14 Yüreği dönek olan tuttuğu yolun, İyi kişi de yaptıklarının ödülünü alacaktır. 14:15 Saf kişi her söze inanır, İhtiyatlı olansa attığı her adımı hesaplar. 14:16 Bilge kişi korktuğu için kötülükten uzaklaşır, Akılsızsa büyüklük taslayıp kendine güvenir. 14:17 Çabuk öfkelenen ahmakça davranır, Düzenbazdan herkes nefret eder. 14:18 Saf kişilerin mirası akılsızlıktır, İhtiyatlı kişilerin tacı ise bilgidir. 14:19 Alçaklar iyilerin önünde, Kötüler doğruların kapısında eğilirler. 14:20 Komşusu bile yoksulu sevmez, Oysa zenginin dostu çoktur. 14:21 Komşuyu hor görmek günahtır, Ne mutlu mazluma lütfedene! 14:22 Kötülük tasarlayan yolunu şaşırmaz mı? Oysa iyilik tasarlayan sevgi ve sadakat kazanır. 14:23 Her emek kazanç getirir, Ama boş lakırdı yoksulluğa götürür. 14:24 Bilgelerin tacı servetleridir, Akılsızlarsa ahmaklıklarıyla tanınır. ‹‹Akılsızların çelengiyse ahmaklıktır››. 14:25 Dürüst tanık can kurtarır, Yalancı tanık aldatıcıdır. 14:26 RABden korkan tam güvenliktedir, RAB onun çocuklarına da sığınak olacaktır. 14:27 RAB korkusu yaşam kaynağıdır, İnsanı ölüm tuzaklarından uzaklaştırır. 14:28 Kralın yüceliği halkının çokluğuna bağlıdır, Halk yok olursa hükümdar da mahvolur. 14:29 Geç öfkelenen akıllıdır, Çabuk sinirlenen ahmaklığını gösterir. 14:30 Huzurlu yürek bedenin yaşam kaynağıdır, Hırs ise insanı için için yer bitirir. 14:31 Muhtacı ezen, Yaradanını hor görüyor demektir. Yoksula acıyansa Yaradanı yüceltir. 14:32 Kötü kişi uğradığı felaketle yıkılır, Doğru insanın ölümde bile sığınacak yeri var. 14:33 Bilgelik akıllı kişinin yüreğinde barınır, Akılsızlar arasında bile kendini belli eder. 14:34 Doğruluk bir ulusu yüceltir, Oysa günah herhangi bir halk için utançtır. 14:35 Kral sağduyulu kulunu beğenir, Utanç getirene öfkelenir. 15:1 Yumuşak yanıt gazabı yatıştırır, Oysa yaralayıcı söz öfkeyi alevlendirir. 15:2 Bilgenin dili bilgiyi iyi kullanır, Akılsızın ağzındansa ahmaklık akar. 15:3 RABbin gözü her yerde olanı görür, Kötüleri de iyileri de gözler. 15:4 Okşayıcı dil yaşam verirfı, Çarpık dilse ruhu yaralar. 15:5 Ahmak babasının uyarılarını küçümser, İhtiyatlı kişi azara kulak verir. 15:6 Doğru kişinin evi büyük hazine gibidir, Kötünün geliriyse sıkıntı kaynağıdır. 15:7 Bilgelerin dudakları bilgi yayar, Ama akılsızların yüreği öyle değildir. 15:8 RAB kötülerin kurbanından iğrenir, Ama doğruların duası Onu hoşnut eder. 15:9 RAB kötü kişinin yolundan iğrenir, Doğruluğun ardından gideni sever. 15:10 Yoldan sapan şiddetle cezalandırılır Ve azarlanmaktan nefret eden ölüme gider. 15:11 RAB, ölüm ve yıkım diyarında olup biteni bilir, Nerde kaldı ki insanın yüreği! 15:12 Alaycı kişi azarlanmaktan hoşlanmaz, Bilgelere gidip danışmaz. 15:13 Mutlu yürek yüzü neşelendirir, Acılı yürek ruhu ezer. 15:14 Akıllı yürek bilgi arar, Akılsızın ağzıysa ahmaklıkla beslenir. 15:15 Mazlumun bütün günleri sıkıntı doludur, Mutlu bir yürekse sahibine sürekli ziyafettir. 15:16 Yoksul olup RABden korkmak, Zengin olup kaygı içinde yaşamaktan yeğdir. 15:17 Sevgi dolu bir ortamdaki sebze yemeği, Nefret dolu bir ortamdaki besili danadan yeğdir. 15:18 Huysuz kişi çekişme yaratır, Sabırlı kişi kavgayı yatıştırır. 15:19 Tembelin yolu dikenli çit gibidir, Doğrunun yoluysa ana caddeye benzer. 15:20 Bilge çocuk babasını sevindirir, Akılsız çocuksa annesini küçümser. 15:21 Sağduyudan yoksun kişi ahmaklığıyla sevinir, Ama akıllı insan dürüst bir yaşam sürer. 15:22 Karşılıklı danışılmazsa tasarılar boşa çıkar, Danışmanların çokluğuyla başarıya ulaşılır. 15:23 Uygun yanıt sahibini mutlu eder, Yerinde söylenen söz ne güzeldir! 15:24 Sağduyulu kişi yukarıya, yaşama giden yoldadır, Bu da ölüler diyarına inmesini önler. 15:25 RAB kibirlinin evini yıkar, Dul kadının sınırını korur. 15:26 RAB kötünün tasarılarından iğrenir, Temiz düşüncelerden hoşnut kalır. temizdir››. 15:27 Kazanca düşkün kişi kendi evine sıkıntı verir, Rüşvetten nefret edense rahat yaşar. 15:28 Doğru kişinin aklı yanıtını iyi tartar, Kötünün ağzı kötülük saçar. 15:29 RAB kötülerden uzak durur, Oysa doğruların duasını duyar. 15:30 Gülen gözler yüreği sevindirir, İyi haber bedeni ferahlatır. 15:31 Yaşam veren uyarıları dinleyen, Bilgeler arasında konaklar. 15:32 Terbiyeden kaçan kendine zarar verir, Azara kulak verense sağduyu kazanır. 15:33 RAB korkusu bilgelik öğretir, Alçakgönüllülük de onurun önkoşuludur. 16:1 İnsan aklıyla çok şey tasarlayabilir, Ama dilin vereceği yanıt RABdendir. 16:2 İnsan her yaptığını temiz sanır, Ama niyetlerini tartan RABdir. 16:3 Yapacağın işleri RABbe emanet et, O zaman tasarıların gerçekleşir. 16:4 RAB her şeyi amacına uygun yapar, Kötü kişinin yıkım gününü de O hazırlar. 16:5 RAB yüreği küstah olandan iğrenir, Bilin ki, öyleleri cezasız kalmaz. 16:6 Sevgi ve bağlılık suçları bağışlatır, RAB korkusu insanı kötülükten uzaklaştırır. 16:7 RAB kişinin yaşayışından hoşnutsa Düşmanlarını bile onunla barıştırır. 16:8 Doğrulukla kazanılan az şey Haksızlıkla kazanılan büyük gelirden iyidir. 16:9 Kişi yüreğinde gideceği yolu tasarlar, Ama adımlarını RAB yönlendirir. 16:10 Tanrı buyruklarını kralın ağzıyla açıklar, Bu nedenle kral adaleti çiğnememelidir. 16:11 Doğru terazi ve baskül RABbindir, Bütün tartı ağırlıklarını O belirler. 16:12 Krallar kötülükten iğrenir, Çünkü tahtın güvencesi adalettir. 16:13 Kral doğru söyleyenden hoşnut kalır, Dürüst konuşanı sever. 16:14 Kralın öfkesi ölüm habercisidir, Ama bilge kişi onu yatıştırır. 16:15 Kralın yüzü gülüyorsa, yaşam demektir. Lütfu son yağmuru getiren bulut gibidir. 16:16 Bilgelik kazanmak altından daha değerlidir, Akla sahip olmak da gümüşe yeğlenir. 16:17 Dürüstlerin tuttuğu yol kötülükten uzaklaştırır, Yoluna dikkat eden, canını korur. 16:18 Gururun ardından yıkım, Kibirli ruhun ardından da düşüş gelir. 16:19 Mazlumlar arasında alçakgönüllü biri olmak, Kibirlilerle çapul malı paylaşmaktan iyidir. 16:20 Öğüde kulak veren başarıya ulaşır, RABbe güvenen mutlu olur. 16:21 Bilge yüreklilere akıllı denir, Tatlı söz ikna gücünü artırır. 16:22 Sağduyu, sahibine yaşam kaynağı, Ahmaklıksa ahmaklara cezadır. 16:23 Bilgenin aklı diline yön verir, Dudaklarının ikna gücünü artırır. 16:24 Hoş sözler petek balı gibidir, Cana tatlı ve bedene şifadır. 16:25 Öyle yol var ki, insana düz gibi görünür, Ama sonu ölümdür. 16:26 Emekçinin iştahıdır onu çalıştıran, Çünkü açlığı onu kamçılar. 16:27 Alçaklar başkalarına kötülük tasarlar, Konuşmaları kavurucu ateş gibidir. 16:28 Huysuz kişi çekişmeyi körükler, Dedikoducu can dostları ayırır. 16:29 Zorba kişi başkalarını ayartır Ve onları olumsuz yola yöneltir. 16:30 Göz kırpmak düzenbazlığa, Sinsi gülücükler kötülüğe işarettir. 16:31 Ağarmış saçlar onur tacıdır, Doğru yaşayışla kazanılır. 16:32 Sabırlı kişi yiğitten üstündür, Kendini denetleyen de kentler fethedenden üstündür. 16:33 İnsan kura atar, Ama her kararı RAB verir. 17:1 Huzur içinde kuru bir lokma, Kavga ve ziyafet dolu evden iyidir. 17:2 Sağduyulu köle, Ailesini utanca sokan oğula egemen olur Ve kardeşlerle birlikte mirastan pay alır. 17:3 Altın ocakta, gümüş potada arıtılır, Yüreği arıtansa RABdir. 17:4 Kötü kişi fesat yüklü dudakları dinler, Yalancı da yıkıcı dile kulak verir. 17:5 Yoksulla alay eden, onu yaratanı hor görür. Felakete sevinen cezasız kalmaz. 17:6 Torunlar yaşlıların tacıdır, Çocukların övüncü anne babalarıdır. 17:7 Kurumlu sözler ahmağa nasıl yakışmazsa, Soyluya da yalancı dudaklar hiç yakışmaz. 17:8 Sahibinin gözünde rüşvet bir tılsımdır. Ne yapsa başarılı olur. 17:9 Sevgi isteyen kişi suçları bağışlar, Olayı diline dolayansa can dostları ayırır. 17:10 Akıllı kişiyi azarlamak, Akılsıza yüz darbe vurmaktan etkilidir. 17:11 Kötü kişi ancak başkaldırmaya eğilimlidir, Ona gönderilecek ulak acımasız olacaktır. 17:12 Azgınlığı üstünde bir akılsızla karşılaşmak, Yavrularından edilmiş dişi ayıyla karşılaşmaktan beterdir. 17:13 İyiliğin karşılığını kötülükle ödeyenin Evinden kötülük eksik olmaz. 17:14 Kavganın başlangıcı su sızıntısına benzer, Bir patlamaya yol açmadan çekişmeyi bırak. 17:15 Kötüyü aklayan da, doğruyu mahkûm eden de RABbi tiksindirir. 17:16 Akılsız biri bilgelik satın almak için niye para harcasın? Zaten sağduyudan yoksun! 17:17 Dost her zaman sever, Kardeş sıkıntılı günde belli olur. 17:18 Sağduyudan yoksun kişi el sıkışıp Başkasına kefil olur. 17:19 Başkaldırıyı seven kavgayı sever, Kapısını yüksek yapan yıkımına davetiye çıkarır. 17:20 Sapık yürekli kişi iyilik beklememeli. Diliyle aldatan da belaya düşer. 17:21 Akılsız kendisini doğurana derttir, Ahmağın babası sevinç nedir bilmez. 17:22 İç ferahlığı sağlık getirir, Ezik ruh ise bedeni yıpratır. 17:23 Kötü kişi adaleti saptırmak için Gizlice rüşvet alır. 17:24 Akıllı kişi gözünü bilgelikten ayırmaz, Akılsızın gözüyse hep sağda soldadır. 17:25 Akılsız çocuk babasına üzüntü, Annesine acı verir. 17:26 Ne suçsuza ceza kesmek iyidir, Ne de görevliyi dürüst davrandığı için dövmek... 17:27 Bilgili kişi az konuşur, Akıllı kişi sakin ruhludur. 17:28 Çenesini tutup susan ahmak bile Bilge ve akıllı sayılır. 18:1 Geçimsiz kişi kendi çıkarı peşindedir, İyi öğüde hep karşı çıkar. 18:2 Akılsız kişi bir şey anlamaktan çok Kendi düşüncelerini açmaktan hoşlanır. 18:3 Kötülüğü aşağılanma, Ayıbı utanç izler. 18:4 Bilge kişinin ağzından çıkan sözler derin sular gibidir, Bilgelik pınarı da coşkun bir akarsu. 18:5 Kötüyü kayırmak da, Suçsuzdan adaleti esirgemek de iyi değildir. 18:6 Akılsızın dudakları çekişmeye yol açar, Ağzı da dayağı davet eder. 18:7 Akılsızın ağzı kendisini mahveder, Dudakları da canına tuzaktır. 18:8 Dedikodu tatlı lokma gibidir, İnsanın ta içine işler. 18:9 İşini savsaklayan kişi Yıkıcıya kardeştir. 18:10 RABbin adı güçlü kuledir, Ona sığınan doğru kişi için korunaktır. 18:11 Zengin servetini bir kale, Aşılmaz bir sur sanır. 18:12 Yürekteki gururu düşüş, Alçakgönüllülüğü ise onur izler. 18:13 Dinlemeden yanıt vermek Ahmaklık ve utançtır. 18:14 İnsanın ruhu hastalıkta ona destektir. Ama ezik ruh nasıl dayanabilir? 18:15 Akıllı kişi bilgiyi satın alır, Bilgenin kulağı da bilgi peşindedir. 18:16 Armağan, verenin yolunu açar Ve kendisini büyüklerin önüne çıkartır. 18:17 Duruşmada ilk konuşan haklı görünür, Başkası çıkıp onu sorgulayana dek. 18:18 Kura çekişmeleri sona erdirir, Güçlü rakipleri uzlaştırır. 18:19 Gücenmiş kardeş surlu kentten daha zor elde edilir. Çekişme sürgülü kale kapısı gibidir. 18:20 İnsanın karnı ağzının meyvesiyle, Dudaklarının ürünüyle doyar. 18:21 Dil ölüme de götürebilir, yaşama da; Konuşmayı seven, dilin meyvesine katlanmak zorundadır. 18:22 İyi bir eş bulan iyilik bulur Ve RABbin lütfuna erer. 18:23 Yoksul acınma dilenir, Zenginin yanıtıysa serttir. 18:24 Yıkıma götüren dostlar vardır, Ama öyle dost var ki, kardeşten yakındır insana. yıkıma gider››. 19:1 Dürüst yaşayan bir yoksul olmak, Yalancı bir akılsız olmaktan yeğdir. 19:2 Bilgisiz heves işe yaramaz, Acelecilik insanı yanılgıya düşürür. 19:3 İnsanın ahmaklığı yaşamını yıkar, Yine de içinden RABbe öfkelenir. 19:4 Zenginlik dost üstüne dost kazandırır. Oysa yoksulun dostu onu yüzüstü bırakır. 19:5 Yalancı tanık cezasız kalmaz, Yalan soluyan kurtulamaz. 19:6 Birçokları önemli kişinin gözüne girmek Ve eli açık olanın dostu olmak ister. 19:7 Yoksulun akrabaları bile onu sevmezse, Dostlarının ondan uzak duracağı daha da kesindir. Ne kadar yalvarsa ona yaklaşmazlar. 19:8 Sağduyulu olan canını sever, Aklı izleyen bolluğa kavuşur. 19:9 Yalancı tanık cezasız kalmaz, Yalan soluyan yok olur. 19:10 Akılsızın gösterişli bir yaşam sürmesi uygun değilse, Kölelerin önderlere egemen olması Hiç uygun değildir. 19:11 Sağduyulu kişi sabırlıdır, Kusurları hoş görmesi ona onur kazandırır. 19:12 Kralın öfkesi genç aslanın kükreyişine benzer, Lütfuysa otların üzerine düşen çiy gibidir. 19:13 Akılsız çocuk babasının başına beladır, Dırdır eden kadın sürekli damlayan su gibidir. 19:14 Ev ve servet babadan mirastır, Ama sağduyulu kadın RABbin armağanıdır. 19:15 Tembellik insanı uyuşukluğa iter, Haylaz kişi de aç kalır. 19:16 Tanrı buyruğuna uyan canını korur, Gitmesi gereken yolları umursamayan ölür. 19:17 Yoksula acıyan kişi RABbe ödünç vermiş olur, Yaptığı iyilik için RAB onu ödüllendirir. 19:18 Henüz umut varken çocuğunu eğit, Onun yıkımına neden olma. 19:19 Huysuz insan cezasını çekmelidir. Onu bir kere kurtarsan da, hep aynı şeyi yapman gerekir. 19:20 Öğüde kulak ver, terbiyeyi kabul et ki, Ömrünün kalan kısmı boyunca bilge olasın. 19:21 İnsan yüreğinde çok şey tasarlar, Ama gerçekleşen, RABbin amacıdır. 19:22 İnsandan istenen vefadır, Yoksul olmak yalancı olmaktan yeğdir. 19:23 RAB korkusu Doygun ve dertsiz bir yaşama kavuşturur. 19:24 Tembel sahana daldırdığı elini Ağzına geri götürmek bile istemez. 19:25 Alaycıyı döversen bön kişi ibret alır, Akıllı kişiyi azarlarsan bilgisine bilgi katar. 19:26 Babasına saldıran, annesini kovan çocuk, Ailesinin utancı ve yüzkarasıdır. 19:27 Oğlum, uyarılara kulağını tıkarsan, Bilgi kaynağı sözlerden saparsın. 19:28 Niyeti bozuk tanık adaletle eğlenir, Kötülerin ağzı fesatla beslenir. 19:29 Alaycılar için ceza, Akılsızların sırtı için kötek hazırdır. 20:1 Şarap insanı alaycı, içki gürültücü yapar, Onun etkisiyle yoldan sapan bilge değildir. 20:2 Kralın öfkesi genç aslanın kükreyişine benzer, Onu kızdıran canından olur. 20:3 Kavgadan kaçınmak insan için onurdur, Oysa her ahmak tartışmaya hazırdır. 20:4 Sonbaharda çift sürmeyen tembel, Hasatta aradığını bulamaz. 20:5 İnsanın niyetleri derin bir kuyunun suları gibidir, Akıllı kişi onları açığa çıkarır. 20:6 İnsanların çoğu, ‹‹Vefalıyım›› der. Ama sadık birini kim bulabilir? 20:7 Doğru ve dürüst bir babaya Sahip olan çocuklara ne mutlu! 20:8 Yargı kürsüsünde oturan kral, Kötülüğü gözleriyle ayıklar. 20:9 Kim, ‹‹Yüreğimi pak kıldım, Günahımdan arındım›› diyebilir? 20:10 RAB hileli tartıdan da, hileli ölçüden de tiksinir. 20:11 Çocuk bile eylemleriyle kendini belli eder, Yaptıkları pak ve doğru mu, değil mi, anlaşılır. 20:12 İşiten kulağı da gören gözü de RAB yaratmıştır. 20:13 Uykuyu seversen yoksullaşırsın, Uyanık durursan ekmeğin bol olur. 20:14 Alıcı, ‹‹İşe yaramaz, işe yaramaz›› der, Ama alıp gittikten sonra aldığıyla övünür. 20:15 Bol bol altının, mücevherin olabilir, Ama bilgi akıtan dudaklar daha değerlidir. 20:16 Tanımadığı birine kefil olanın giysisini al; Bir yabancı için yapıyorsa bunu, Giysisini rehin tut. 20:17 Hileyle kazanılan yiyecek insana tatlı gelir, Ama sonra ağza dolan çakıl gibidir. 20:18 Tasarılarını danışarak yap, Yöntemlere uyarak savaş. 20:19 Dedikoducu sır saklayamaz, Bu nedenle ağzı gevşek olanla arkadaşlık etme. 20:20 Annesine ya da babasına sövenin Işığı zifiri karanlıkta sönecek. 20:21 Tez elde edilen mirasın Sonu bereketli olmaz. 20:22 ‹‹Bu kötülüğü sana ödeteceğim›› deme; RABbi bekle, O seni kurtarır. 20:23 RAB hileli tartıdan tiksinir, Hileli teraziden hoşlanmaz. 20:24 İnsanın adımlarını RAB yönlendirir; Öyleyse insan tuttuğu yolu nasıl anlayabilir? 20:25 Düşünmeden adakta bulunmak Sakıncalıdır. 20:26 Bilge kral kötüleri ayıklar, Harman döver gibi cezalandırır. 20:27 İnsanın ruhu RABbin ışığıdır, İç varlığın derinliklerine işler. 20:28 Sevgi ve sadakat kralın güvencesidir. Onun tahtını sağlamlaştıran sevgidir. 20:29 Gençlerin görkemi güçleri, Yaşlıların onuru ağarmış saçlardır. 20:30 Yaralayan darbeler kötülüğü temizler, Kötek iç varlığın derinliklerini paklar. 21:1 Kralın yüreği RABbin elindedir, Kanaldaki su gibi onu istediği yöne çevirir. 21:2 İnsan izlediği her yolun doğru olduğunu sanır, Ama niyetlerini tartan RABdir. 21:3 RAB kendisine kurban sunulmasından çok, Doğruluğun ve adaletin yerine getirilmesini ister. 21:4 Küstah bakışlar ve kibirli yürek Kötülerin çırası ve günahıdır. 21:5 Çalışkanın tasarıları hep bollukla, Her türlü acelecilik hep yoklukla sonuçlanır. 21:6 Yalan dolanla yapılan servet, Sis gibi geçicidir ve ölüm tuzağıdır. 21:7 Kötülerin zorbalığı kendilerini süpürüp götürür, Çünkü doğru olanı yapmaya yanaşmazlar. 21:8 Suçlunun yolu dolambaçlı, Pak kişinin yaptıklarıysa dosdoğrudur. 21:9 Kavgacı kadınla aynı evde oturmaktansa, Damın köşesinde oturmak yeğdir. 21:10 Kötünün can attığı kötülüktür, Hiç kimseye acımaz. 21:11 Alaycı cezalandırılınca bön kişi akıllanır, Bilge olan öğretilenden bilgi kazanır. 21:12 Adil Olan, kötünün evini dikkatle gözler Ve kötüleri yıkıma uğratır. 21:13 Yoksulun feryadına kulağını tıkayanın Feryadına yanıt verilmeyecektir. 21:14 Gizlice verilen armağan öfkeyi, Koyna sokuşturulan rüşvet de kızgın gazabı yatıştırır. 21:15 Hak yerine gelince doğru kişi sevinir, Fesatçı dehşete düşer. 21:16 Sağduyudan uzaklaşan, Kendini ölüler arasında bulur. 21:17 Zevkine düşkün olan yoksullaşır, Şaraba ve zeytinyağına düşkün kişi de zengin olmaz. 21:18 Kötü kişi doğru kişinin fidyesidir, Hain de dürüstün. 21:19 Çölde yaşamak, Can sıkıcı ve kavgacı kadınla yaşamaktan yeğdir. 21:20 Bilgenin evi değerli eşya ve zeytinyağıyla doludur, Akılsızsa malını har vurup harman savurur. 21:21 Doğruluğun ve sevginin ardından koşan, Yaşam, gönenç ve onur bulur. 21:22 Bilge kişi güçlülerin kentine saldırıp Güvendikleri kaleyi yıkar. 21:23 Ağzını ve dilini tutan Başını beladan korur. 21:24 Gururlu, küstah ve alaycı: Bunlar kas kas kasılan insanın adlarıdır. 21:25 Tembelin isteği onu ölüme götürür, Çünkü elleri çalışmaktan kaçınır; 21:26 Bütün gün isteklerini sıralar durur, Oysa doğru kişi esirgemeden verir. 21:27 Kötülerin sunduğu kurban iğrençtir, Hele bunu kötü niyetle sunarlarsa. 21:28 Yalancı tanık yok olur, Dinlemeyi bilenin tanıklığıysa inandırıcıdır. 21:29 Kötü kişi kendine güçlü bir görünüm verir, Erdemli insansa tuttuğu yoldan emindir. 21:30 RABbe karşı başarılı olabilecek Bilgelik, akıl ve tasarı yoktur. 21:31 At savaş günü için hazır tutulur, Ama zafer sağlayan RAB'dir. 22:1 İyi ad büyük servetten, Saygınlık gümüş ve altından yeğdir. 22:2 Zenginle yoksulun ortak yönü şu: Her ikisini de RAB yarattı. 22:3 İhtiyatlı kişi tehlikeyi görünce saklanır, Bönse öne atılır ve zarar görür. 22:4 Alçakgönüllülüğün ve RAB korkusunun ödülü, Zenginlik, onur ve yaşamdır. 22:5 Kötünün yolu diken ve tuzakla doludur. Canını korumak isteyen bunlardan uzak durur. 22:6 Çocuğu tutması gereken yola göre yetiştir, Yaşlandığında o yoldan ayrılmaz. 22:7 Zengin yoksullara egemen olur, Borç alan borç verenin kulu olur. 22:8 Fesat eken dert biçer, Gazabının değneği yok olur. 22:9 Cömert olan kutsanır, Çünkü yemeğini yoksullarla paylaşır. 22:10 Alaycıyı kov, kavga biter; Çekişme ve aşağılamalar da sona erer. 22:11 Yürek temizliğini ve güzel sözleri seven, Kralın dostluğunu kazanır. 22:12 RAB bilgiyi gözetip korur, Hainin sözlerini ise altüst eder. 22:13 Tembel der ki, ‹‹Dışarda aslan var, Sokağa çıksam beni parçalar.›› 22:14 Sokak kadınının ağzı dipsiz çukur gibidir, RABbin gazabına uğrayan oraya düşer. 22:15 Akılsızlık çocuğun öz yapısındadır, Değnekle terbiye edilirse akılsızlıktan uzaklaşır. 22:16 Servetini büyütmek için yoksulu ezenle Zengine armağan verenin sonu yoksulluktur. 22:17 Kulak ver, bilgelerin sözlerini dinle, Öğrettiğimi zihnine işle. 22:18 Sözlerimi yüreğinde saklarsan mutlu olursun, Onlar hep hazır olsun dudaklarında. 22:19 RABbe güvenmen için Bugün bunları sana, evet sana da bildiriyorum. 22:20 Senin için otuz söz yazdım, Bilgi ve öğüt sözleri... 22:21 Öyle ki, güvenilir, doğru sözleri bilesin, Böylece seni gönderene güvenilir yanıt verebilesin. 22:22 Yoksulu, yoksul olduğu için soymaya kalkma, Düşkünü mahkemede ezme. Masoretik metinde geçmemektedir. 22:23 Çünkü onların davasını RAB yüklenecek Ve onları soyanların canını alacak. 22:24 Huysuz kişiyle arkadaşlık etme; Tez öfkelenenle yola çıkma. 22:25 Yoksa onun yollarına alışır, Kendini tuzağa düşmüş bulursun. 22:26 El sıkışıp Başkasının borcuna kefil olmaktan kaçın. 22:27 Ödeyecek paran olmazsa, Altındaki döşeğe bile el koyarlar. 22:28 Atalarının belirlediği Eski sınır taşlarının yerini değiştirme. 22:29 İşinde usta birini görüyor musun? Öylesi sıradan kişilere değil, Krallara bile hizmet eder. 23:1 Bir önderle yemeğe oturduğunda Önüne konulana dikkat et. 23:2 İştahına yenilecek olursan, Daya bıçağı kendi boğazına. 23:3 Onun lezzetli yemeklerini çekmesin canın, Böyle yemeğin ardında hile olabilir. 23:4 Zengin olmak için didinip durma, Çıkar bunu aklından. 23:5 Servet göz açıp kapayana dek yok olur, Kanatlanıp kartal gibi göklere uçar. 23:6 Cimrinin verdiği yemeği yeme, Lezzetli yemeklerini çekmesin canın. 23:7 Çünkü yediğin her şeyin hesabını tutar, ‹‹Ye, iç›› der sana, Ama yüreği senden yana değildir. 23:8 Yediğin azıcık yemeği kusarsın, Söylediğin güzel sözler de boşa gider. 23:9 Akılsıza öğüt vermeye kalkma, Çünkü senin sözlerindeki sağduyuyu küçümser. 23:10 Eski sınır taşlarının yerini değiştirme, Öksüzlerin toprağına el sürme. 23:11 Çünkü onların Velisi güçlüdür Ve onların davasını sana karşı O yürütür. kurtarıcılığı vurguluyor. 23:12 Uyarıları zihnine işle, Bilgi dolu sözlere kulak ver. 23:13 Çocuğunu terbiye etmekten geri kalma, Onu değnekle dövsen de ölmez. 23:14 Onu değnekle döversen, Canını ölüler diyarından kurtarırsın. 23:15 Oğlum, bilge yürekli olursan, Benim yüreğim de sevinir. 23:16 Dudakların doğru konuştuğunda Gönlüm de coşar. 23:17 Günahkârlara imrenmektense, Sürekli RAB korkusunda yaşa. 23:18 Böylece bir geleceğin olur Ve umudun boşa çıkmaz. 23:19 Oğlum, dinle ve bilge ol, Yüreğini doğru yolda tut. 23:20 Aşırı şarap içenlerle, Ete düşkün oburlarla arkadaşlık etme. 23:21 Çünkü ayyaş ve obur kişi yoksullaşır, Uyuşukluk da insana paçavra giydirir. 23:22 Sana yaşam veren babanın sözlerine kulak ver, Yaşlandığı zaman anneni hor görme. 23:23 Gerçeği satın al ve satma; Bilgeliği, terbiyeyi, aklı da. 23:24 Doğru kişinin babası coştukça coşar, Bilgece davranan oğulun babası sevinir. 23:25 Annenle baban seninle coşsun, Seni doğuran sevinsin. 23:26 Oğlum, beni yürekten dinle, Gözünü gittiğim yoldan ayırma. 23:27 Çünkü fahişe derin bir çukur, Ahlaksız kadın dar bir kuyudur. 23:28 Evet, soyguncu gibi pusuda bekler Ve birçok erkeği yoldan çıkarır. 23:29 Ah çeken kim? Vah çeken kim? Kimdir çekişip duran? Yakınan kim? Boş yere yaralanan kim? Gözleri kanlı olan kim? 23:30 İçmeye oturup kalkamayanlar, Karışık şarapları denemeye gidenlerdir. 23:31 Şarabın kızıl rengine, Kadehte ışımasına, Boğazdan aşağı süzülüvermesine bakma. 23:32 Sonunda yılan gibi ısırır, Engerek gibi sokar. 23:33 Gözlerin garip şeyler görür, Aklından ahlaksızlıklar geçer. 23:34 Kendini kâh denizin ortasında, Kâh gemi direğinin tepesinde yatıyor sanırsın. 23:35 ‹‹Dövdüler beni ama incinmedim, Vurdular ama farketmedim›› dersin, ‹‹Yeniden içmek için ne zaman ayılacağım?›› 24:1 Kötülere imrenme, Onlarla birlikte olmayı isteme. 24:2 Çünkü yürekleri zorbalık tasarlar, Dudakları belalardan söz eder. 24:3 Ev bilgelikle yapılır, Akılla pekiştirilir. 24:4 Bilgi sayesinde odaları Her türlü değerli, güzel eşyayla dolar. 24:5 Bilgelik güçten, Bilgi kaba kuvvetten üstündür. üstündür›› (bkz. Septuaginta), Masoretik metin ‹‹Bilge güçlü olur, bilgi sahibi gücünü artırır.›› 24:6 Savaşmak için yöntem, Zafer kazanmak için birçok danışman gerekli. 24:7 Ahmak için bilgelik ulaşılamayacak kadar yüksektir, Kent kurulunda ağzını açamaz. 24:8 Kötülük tasarlayan kişi Düzenbaz olarak bilinecektir. 24:9 Ahmakça tasarılar günahtır, Alaycı kişiden herkes iğrenir. 24:10 Sıkıntılı günde cesaretini yitirirsen, Gücün kıt demektir. 24:11 Ölüm tehlikesi içinde olanları kurtar, Ölmek üzere olanları esirge. 24:12 ‹‹İşte bunu bilmiyordum›› desen de, İnsanın yüreğindekini bilen sezmez mi? Senin canını koruyan anlamaz mı? Ödetmez mi herkese yaptığını? 24:13 Oğlum, bal ye, çünkü iyidir, Süzme bal damağa tatlı gelir. 24:14 Bilgelik de canın için öyledir, bilmiş ol. Bilgeliği bulursan bir geleceğin olur Ve umudun boşa çıkmaz. 24:15 Ey kötü adam, doğru kişinin evine karşı pusuya yatma, Konutunu yıkmaya kalkma. 24:16 Çünkü doğru kişi yedi kez düşse yine kalkar, Ama kötüler felakette yıkılır. 24:17 Düşmanın düşüşüne keyiflenme, Sendelemesine sevinme. 24:18 Yoksa RAB görür ve hoşnut kalmaz Ve düşmanına duyduğu öfke yatışır. 24:19 Kötülük edenlere kızıp üzülme, Onlara özenme. 24:20 Çünkü kötülerin geleceği yok, Çırası sönecek onların. 24:21 Oğlum, RABbe ve krala saygı göster, Onlara başkaldıranlarla arkadaşlık etme. 24:22 Çünkü onlar ansızın felakete uğrar, İnsanın başına ne belalar getireceklerini kim bilir? 24:23 Şunlar da bilgelerin sözleridir: Yargılarken yan tutmak iyi değildir. 24:24 Kötüye, ‹‹Suçsuzsun›› diyen yargıcı Halklar lanetler, uluslar kınar. 24:25 Ne mutlu suçluyu mahkûm edene! Herkes onu candan kutlar. 24:26 Dürüst yanıt Gerçek dostluğun işaretidir. ‹‹Dürüst yanıt veren dudakları öper.›› 24:27 İlkin dışardaki işini bitirip tarlanı hazırla, Ondan sonra evini yap. 24:28 Başkalarına karşı nedensiz tanıklık etme Ve dudaklarınla aldatma. 24:29 ‹‹Bana yaptığını ben de ona yapacağım, Ödeteceğim bana yaptığını›› deme. 24:30 Tembelin tarlasından, Sağduyudan yoksun kişinin bağından geçtiğimde 24:31 Her yanı dikenlerin, otların Kapladığını gördüm; Taş duvar da yıkılmıştı. 24:32 Gördüklerimi derin derin düşündüm, Seyrettiklerimden ibret aldım. 24:33 ‹‹Biraz kestireyim, biraz uyuklayayım, Ellerimi kavuşturup şöyle bir uyuyayım›› demeye kalmadan, 24:34 Yokluk bir haydut gibi, Yoksulluk bir akıncı gibi gelir üzerine. 25:1 Bundan sonrakiler de Süleymanın özdeyişleridir. Bunları Yahuda Kralı Hizkiyanın adamları derledi. 25:2 Tanrıyı gizli tuttuğu şeyler için, Krallarıysa açığa çıkardıkları için yüceltiriz. 25:3 Göğün yüksekliği, yerin derinliği gibi, Kralların aklından geçen de kestirilemez. 25:4 Cürufu gümüşten ayırınca, Kuyumcunun işleyeceği madde kalır. 25:5 Kötüleri kralın huzurundan uzaklaştırırsan Kralın tahtı adaletle pekişir. 25:6 Kralın önünde kendini yüceltme, Önemli kişiler arasında yer edinmeye çalışma. 25:7 Çünkü kralın seni bir soylunun önünde alaşağı etmesindense, Sana, ‹‹Yukarıya gel›› demesi yeğdir. 25:8 Gördüklerinle hemencecik mahkemeye başvurma; Çünkü başkası seni utandırabilir, Sonra ne yapacağını bilemezsin. 25:9 Davanı doğrudan komşunla gör; Başkasının sırrını açıklama. 25:10 Yoksa işiten seni utandırabilir Ve bu kötü ün yakanı bırakmaz. 25:11 Yerinde söylenen söz, Gümüş oymalardaki altın elmafö gibidir. 25:12 Altın küpe ya da altın bir süs neyse, Dinleyen kulak için bilgenin azarlaması da öyledir. 25:13 Hasatta kar serinliği nasılsa, Güvenilir ulak da kendisini gönderenler için öyledir. Böyle biri efendilerinin canına can katar. 25:14 Yağmursuz bulut ve yel nasılsa, Vermediği armağanla övünen kişi de öyledir. 25:15 Sabırla bir hükümdar bile ikna edilir, Tatlı dil en güçlü direnci kırar. 25:16 Bal buldun mu yeteri kadar ye, Fazla doyarsan kusarsın. 25:17 Başkalarının evine seyrek git, Yoksa onları bezdirir, nefretini kazanırsın. 25:18 Başkasına karşı yalancı tanıklık eden Topuz, kılıç ya da sivri ok gibidir. 25:19 Sıkıntılı günde haine güvenmek, Çürük dişe ya da sakat ayağa güvenmek gibidir. 25:20 Dertli kişiye ezgi söylemek, Soğuk günde giysilerini üzerinden almaya, Ya da sodaya sirke katmaya benzer. 25:21 Düşmanın acıkmışsa doyur, Susamışsa su ver. 25:22 Bunu yapmakla onu utanca boğarsın Ve RAB seni ödüllendirir. 25:23 Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar. 25:24 Kavgacı kadınla aynı evde oturmaktansa, Damın köşesinde oturmak yeğdir. 25:25 Susamış kişi için soğuk su neyse, Uzak ülkeden gelen iyi haber de öyledir. 25:26 Kötünün önünde pes eden doğru kişi, Suyu bulanmış pınar, kirlenmiş kuyu gibidir. 25:27 Fazla bal yemek iyi değildir; Hep yüceltilmeyi beklemek de... 25:28 Kendini denetleyemeyen kişi Yıkılmış sursuz kent gibidir. 26:1 Yaz ortasında kar, hasatta yağmur uygun olmadığı gibi, Akılsıza da onur yakışmaz. 26:2 Öteye beriye uçuşan serçe Ve kırlangıç gibi, Hak edilmemiş lanet de tutmaz. 26:3 Ata kırbaç, eşeğe gem, Akılsızın sırtına da değnek gerek. 26:4 Akılsıza ahmaklığına göre karşılık verme, Yoksa sen de onun düzeyine inersin. 26:5 Akılsıza ahmaklığına uygun karşılık ver, Yoksa kendini bilge sanır. 26:6 Akılsızın eliyle haber gönderen, Kendi ayaklarını kesen biri gibi, Kendine zarar verir. 26:7 Akılsızın ağzında özdeyiş, Kötürümün sarkan bacakları gibidir. 26:8 Akılsızı onurlandırmak, Taşı sapana bağlamak gibidir. 26:9 Sarhoşun elindeki dikenli dal ne ise, Akılsızın ağzında özdeyiş de odur. 26:10 Oklarını gelişigüzel fırlatan okçu neyse, Yoldan geçen akılsızı ya da sarhoşu ücretle tutan da öyledir. 26:11 Ahmaklığını tekrarlayan akılsız, Kusmuğuna dönen köpek gibidir. 26:12 Kendini bilge gören birini tanıyor musun? Akılsız bile ondan daha umut vericidir. 26:13 Tembel, ‹‹Yolda aslan var, Sokaklarda aslan dolaşıyor›› der. 26:14 Menteşeleri üzerinde dönen kapı gibi, Tembel de yatağında döner durur. 26:15 Tembel elini sahana daldırır, Yeniden ağzına götürmeye üşenir. 26:16 Tembel kendini, Akıllıca yanıt veren yedi kişiden daha bilge sanır. 26:17 Kendini ilgilendirmeyen bir kavgaya bulaşan kişi, Yoldan geçen köpeği kulaklarından tutana benzer. 26:18 Ateşli ve öldürücü oklar savuran bir deli neyse, Komşusunu aldatıp, ‹‹Şaka yapıyordum›› Diyen de öyledir. 26:20 Odun bitince ateş söner, Dedikoducu yok olunca kavga diner. 26:21 Kor için kömür, ateş için odun neyse, Çekişmeyi alevlendirmek için kavgacı da öyledir. 26:22 Dedikodu tatlı lokma gibidir, İnsanın ta içine işler. 26:23 Okşayıcı dudaklarla kötü yürek, Sırlanmış toprak kaba benzer. 26:24 Yüreği nefret dolu kişi sözleriyle niyetini gizlemeye çalışır, Ama içi hile doludur. 26:25 Güzel sözlerine kanma, Çünkü yüreğinde yedi iğrenç şey vardır. 26:26 Nefretini hileyle örtse bile, Kötülüğü toplumun önünde ortaya çıkar. 26:27 Başkasının kuyusunu kazan içine kendi düşer, Taşı yuvarlayan altında kalır. 26:28 Yalancı dil incittiği kişilerden nefret eder, Yaltaklanan ağızdan yıkım gelir. 27:1 Yarınla övünme, Çünkü ne getireceğini bilemezsin. 27:2 Seni kendi ağzın değil, başkaları övsün, Kendi dudakların değil, yabancı övsün. 27:3 Taş ağırdır, kum bir yüktür, Ama ahmağın kışkırtması ikisinden de ağırdır. 27:4 Öfke zalim, hiddet azgındır, Ama kıskançlığa kim dayanabilir? 27:5 Açık bir azar, Gizli tutulan sevgiden iyidir. 27:6 Düşmanın öpücükleri aldatıcıdır, Ama dostun seni iyiliğin için yaralar. 27:7 Tok insanın canı balı bile çekmez, Aç kişiye en acı şey tatlı gelir. 27:8 Yuvasından uzak kalan kuş nasılsa, Yurdundan uzak kalan insan da öyledir. 27:9 Güzel koku ve buhur canı ferahlatır, Dostun verdiği öğüt insana tatlı gelir. 27:10 Kendi dostunu da babanın dostunu da bırakma Ve felakete uğradığın gün kardeşinin evine gitme; Yakın komşun uzaktaki kardeşten yeğdir. 27:11 Oğlum, bilgece davran ki yüreğim sevinsin, Beni ayıplayana yanıt vereyim. 27:12 İhtiyatlı kişi tehlikeyi görünce saklanır, Bönse öne atılır ve zarar görür. 27:13 Tanımadığı birine kefil olanın giysisini al; Bir yabancı için yapıyorsa bunu, Giysisini rehin tut. 27:14 Sabah sabah komşuya verilen gürültülü bir selam Küfür sayılır. 27:15 Kavgacı kadının dırdırı Yağmurlu günde damlaların dinmeyen sesi gibidir. 27:16 Böyle bir kadını dizginlemeye kalkmak, Rüzgarı ya da yağı avuçta tutmaya çalışmak gibidir. 27:17 Demir demiri biler, İnsan da insanı... 27:18 İncir ağacını budayan meyvesini yer, Efendisine hizmet eden onurlandırılır. 27:19 Su görüntümüzü nasıl yansıtıyorsa, Yürek de insanın içini yansıtır. 27:20 Ölüm ve yıkım diyarı insana doymaz, İnsanın gözü de hiç doymaz. 27:21 Altın ocakta, gümüş potada sınanır, İnsansa aldığı övgüyle sınanır. 27:22 Ahmağı buğdayla birlikte dibekte tokmakla dövsen bile, Ahmaklığından kurtulmaz. 27:23 Davarına iyi bak, Sığırlarına dikkat et. 27:24 Çünkü zenginlik kalıcı değildir Ve taç kuşaktan kuşağa geçmez. 27:25 Çayır biçilince, yeni çimen çıkınca, Dağlardaki otlar toplanınca, 27:26 Kuzular seni giydirir, Tekeler tarlanın bedeli olur. 27:27 Keçilerin sütü yalnız seni değil, Ev halkını, hizmetçilerini de doyurmaya yeter. 28:1 Kötü kişi kendisini kovalayan olmasa bile kaçar, Doğrularsa genç aslan gibi yüreklidir. 28:2 Ayaklanan ülke çok başlı olur, Ama akıllı, bilgili kişi düzeni sağlar. 28:3 Yoksulu ezen yoksul, Ürünü harap eden sağanak yağmur gibidir. 28:4 Yasayı terk eden kötüyü över, Yerine getirense kötüye karşı çıkar. 28:5 Kötüler adaletten anlamaz, RABbe yönelenlerse her yönüyle anlar. 28:6 Dürüst bir yoksul olmak, Yolsuzlukla zengin olmaktan yeğdir. 28:7 Kutsal Yasayı yerine getiren çocuk akıllıdır, Oburlarla arkadaşlık edense babasını utandırır. 28:8 Faiz ve tefecilikle malına mal katan kişi, Bunu yoksullara acıyan için biriktirir. 28:9 Yasaya kulağını tıkayanın Duası da iğrençtir. 28:10 Dürüst kişileri kötü yola saptıran Kendi kazdığı çukura düşer. İyiliği, özü sözü bir olanlar miras alacak. 28:11 Zengin kendini bilge sanır, Ama akıllı yoksul onun içini okur. 28:12 Doğruların zaferi coşkuyla kutlanır, Ama kötüler egemen olunca insan kaçacak yer arar. 28:13 Günahlarını gizleyen başarılı olmaz, İtiraf edip bırakansa merhamet bulur. 28:14 Günahtan çekinen ne mutludur! İnatçılık edense belaya düşer. 28:15 Yoksul halkı yöneten kötü kişi Kükreyen aslan, saldırgan ayı gibidir. 28:16 Gaddar önderin aklı kıttır; Haksız kazançtan nefret edense uzun ömürlü olur. 28:17 Adam öldürmekten vicdan azabı çeken, mezara dek kaçacaktır; Kimse ona yardım etmesin. 28:18 Alnı ak yaşayan kurtulur, Yolsuzluk yapan ansızın yıkıma uğrar. 28:19 Toprağını işleyenin ekmeği bol olur, Hayal peşinde koşansa yoksulluğa doyar. 28:20 Güvenilir kişi bolluğa erer, Zengin olmaya can atansa beladan kurtulamaz. 28:21 Hatır gözetmek iyi değildir, Çünkü insan bir lokma ekmek için bile suç işler. 28:22 Cimri servet peşinde koşar, Yoksulluğa uğrayacağını düşünmez. 28:23 Başkasını azarlayan sonunda Pohpohlayandan daha çok beğeni kazanır. 28:24 Annesini ya da babasını soymayı günah saymayan, Haydutla birdir. 28:25 Açgözlü kavga çıkarır, RABbe güvenense bolluk içinde yaşar. 28:26 Kendine güvenen akılsızdır, Bilgece davranan güvenlikte olur. 28:27 Yoksula verenin eksiği olmaz, Yoksulu görmezden gelense bir sürü lanete uğrar. 28:28 Kötüler egemen olunca insan kaçacak yer arar, Ama kötüler yok olunca doğrular çoğalır. 29:1 Defalarca azarlandığı halde dikbaşlılık eden, Ansızın yıkıma uğrayacak, çare yok. 29:2 Doğru kişiler çoğalınca halk sevinir, Kötü kişi hükümdar olunca halk inler. 29:3 Bilgeliği seven babasını sevindirir, Fahişelerle dostluk eden malını yitirir. 29:4 Adaletle yöneten kral ülkesini ayakta tutar, Ağır vergiler koyansa çökertir. 29:5 Başkasını pohpohlayan kişi, Ona tuzak kurar. 29:6 Kötünün başkaldırısı kendine tuzak olur, Doğru kişiyse ezgi söyler ve sevinir. 29:7 Doğru kişi yoksulların hakkını verir, Kötü kişi hak hukuk nedir bilmez. 29:8 Alaycı kişiler kentleri bile karıştırır, Bilgelerse öfkeyi yatıştırır. 29:9 Bilge kişiyle davası olan ahmak Kızar, alay eder ve rahat vermez. 29:10 Kana susamışlar dürüst kişiden nefret eder, Doğrularsa onun canını korur. 29:11 Akılsız hep patlamaya hazırdır, Bilgeyse öfkesini dizginler. 29:12 Hükümdar yalana kulak verirse, Bütün görevlileri de kötü olur. 29:13 Zorbayla yoksulun ortak bir noktası var: İkisinin de gözünü açan RABdir. 29:14 Yoksulları adaletle yöneten kralın Tahtı hep güvenlikte olur. 29:15 Değnekle terbiye bilgelik kazandırır, Kendi haline bırakılan çocuksa annesini utandırır. 29:16 Kötüler çoğalınca başkaldırı da çoğalır, Ama doğrular onların düşüşünü görecektir. 29:17 Oğlunu terbiye et, o da sana huzur verecek Ve gönlünü hoşnut edecektir. 29:18 Tanrısal esinden yoksun olan halk Sınır tanımaz olur. Ne mutlu Kutsal Yasayı yerine getirene! 29:19 Köle salt sözle terbiye edilemez, Çünkü anlasa da kulak asmaz. 29:20 Sözünü tartmadan konuşan birini tanıyor musun? Akılsızın durumu bile onunkinden daha umut vericidir. 29:21 Çocukluğundan beri kölesini şımartan, Sonunda cezasını çeker. 29:22 Öfkeli kişi çekişme yaratır, Huysuz kişinin başkaldırısı eksik olmaz. 29:23 Kibir insanı küçük düşürür, Alçakgönüllülükse onur kazandırır. 29:24 Hırsızla ortak olanın düşmanı kendisidir, Mahkemede yemin etse de bildiğini söylemez. 29:25 İnsandan korkmak tuzaktır, Ama RABbe güvenen güvenlikte olur. 29:26 Hükümdarın gözüne girmek isteyen çoktur, Ama RABdir insana adalet sağlayan. 29:27 Doğrular haksızlardan iğrenir, Kötüler de dürüst yaşayanlardan. 30:1 Massalı Yake oğlu Agurun sözleri: Bu adam şöyle diyor: ‹‹Yoruldum, ey Tanrım, yoruldum ve tükendim. ve tükendim› ›› ya da ‹‹Bu adam İtiele, İtiele ve Ukkala şöyle diyor››. 30:2 Gerçekten ben insanların en cahiliyim, Bende insan aklı yok. 30:3 Bilgeliği öğrenmedim, Kutsal Olana ilişkin bilgiden de yoksunum. 30:4 Kim göklere çıkıp indi? Kim yeli avuçlarında topladı? Suları giysisiyle sarıp sarmalayan kim? Kim belirledi dünyanın sınırlarını? Adı nedir, oğlunun adı nedir, biliyorsan söyle! 30:5 Tanrının her sözü güvenilirdir, O kendisine sığınan herkese kalkandır. 30:6 Onun sözüne bir şey katma, Yoksa seni azarlar, yalancı çıkarsın. 30:7 Ey Tanrı, iki şey diledim senden: Ben ölmeden bunları esirgeme benden. 30:8 Sahtekârlığı, yalanı benden uzak tut, Bana ne yoksulluk ne de zenginlik ver; Payıma düşen ekmeği ver, yeter. 30:9 Yoksa bolluktan, ‹Kimmiş RAB?› diye seni yadsır, Ya da yoksulluktan çalar Ve Tanrımın adını lekelemiş olurum. 30:10 ‹‹Köleyi efendisine çekiştirme, Yoksa sana lanet eder, sen de suçlu çıkarsın. 30:11 Öyleleri var ki, babalarına lanet eder, Annelerine değer vermezler. 30:12 Öyleleri var ki, kendilerini tertemiz sanırlar, Oysa kötülüklerinden arınmış değiller. 30:13 Öyleleri var ki, kendilerinden üstün kimse yok sanır, Herkese tepeden bakarlar. 30:14 Öyleleri var ki, dişleri kılıç, çeneleri bıçaktır, Mazlumlarla yoksulları yutup yeryüzünden yok ederler. 30:15 Sülüğün iki kızı vardır, adları ‹Ver, ver›dir. Hiç doymayan üç şey, ‹Yeter› demeyen dört şey vardır: 30:16 Ölüler diyarı, kısır rahim, Suya doymayan toprak ve ‹Yeter› demeyen ateş. 30:17 Babasıyla alay edenin, annesinin sözünü hor görenin Gözünü vadideki kargalar oyacak; O akbabalara yem olacak. 30:18 Aklımın ermediği üç şey, Anlamadığım dört şey var: 30:19 Kartalın gökyüzünde, Yılanın kayada, Geminin denizde izlediği yol Ve erkeğin genç kızla tuttuğu yol. 30:20 Zina eden kadının yolu da şöyledir: Yer, ağzını siler, Sonra da, ‹Suç işlemedim› der. 30:21 Yeryüzü üç şeyin altında sarsılır; Katlanamadığı dört şey vardır: 30:22 Kölenin kral olması, Budalanın doyması, 30:23 Nefret edilen kadının evlenmesi Ve hizmetçinin hanımının yerine geçmesi. 30:24 ‹‹Dünyada dört küçük yaratık var ki, Çok bilgece davranırlar: 30:25 Karıncalar güçlü olmayan bir topluluktur, Ama yiyeceklerini yazdan biriktirirler. 30:26 Kaya tavşanları da güçsüz bir topluluktur, Ama yuvalarını kaya kovuklarında yaparlar. 30:27 Çekirgelerin kralı yoktur, Ama bölük bölük ilerlerler. 30:28 Kertenkele elle bile yakalanır, Ama kral saraylarında bulunur. 30:29 ‹‹Yürüyüşü gösterişli üç yaratık, Davranışı gösterişli dört yaratık var: 30:30 Hayvanların en güçlüsü olan Ve hiçbir şeyin önünde pes etmeyen aslan, 30:31 Tazıfş, teke Ve ordusunun başındaki kral. sözcüğün anlamı tam bilinmiyor. 30:32 ‹‹Eğer budala gibi kendini yücelttinse Ya da kötülük tasarladınsa, Dur ve düşün! 30:33 Çünkü nasıl sütü dövünce tereyağı, Burnu sıkınca kan çıkarsa, Öfkeyi kurcalayınca da kavga çıkar.›› 31:1 Massa Kralı Lemuelin sözleri, Annesinin ona öğrettikleri: 31:2 ‹‹Oğlum, rahmimin ürünü, ne diyeyim? Adaklarımın yanıtı oğlum, ne diyeyim? 31:3 Gücünü kadınlara, Gençliğini kralları mahvedenlere kaptırma! 31:4 ‹‹Şarap içmek krallara yakışmaz, ey Lemuel, Krallara yakışmaz! İçkiyi özlemek hükümdarlara yaraşmaz. 31:5 Çünkü içince kuralları unutur, Mazlumun hakkını yerler. 31:6 İçkiyi çaresize, Şarabı kaygı çekene verin. 31:7 İçsin ki yoksulluğunu unutsun, Artık sefaletini anmasın. 31:8 Ağzını hakkını savunamayan için, Kimsesizin davasını gütmek için aç. 31:9 Ağzını aç ve adaletle yargıla, Mazlumun, yoksulun hakkını savun.›› 31:10 Erdemli kadını kim bulabilir? Onun değeri mücevherden çok üstündür. sırayla İbranice alfabenin değişik bir harfiyle başlar. 31:11 Kocası ona yürekten güvenir Ve kazancı eksilmez. 31:12 Kadın ona kötülükle değil, Yaşamı boyunca iyilikle karşılık verir. 31:13 Yün, keten bulur, Zevkle elleriyle işler. 31:14 Ticaret gemileri gibidir, Yiyeceğini uzaktan getirir. 31:15 Gün ağarmadan kalkar, Ev halkına yiyecek, hizmetçilerine paylarını verir. 31:16 Bir tarlayı gözüne kestirip satın alır, El emeğiyle kazandığı parayla bağ diker. 31:17 Giyinip kollarını sıvar, Canla başla çalışır. 31:18 Ticaretinin kârlı olduğunu bilir, Çırası gece boyunca yanar. 31:19 Eliyle örekeyi tutar, Avucunda iği tutar. 31:20 Mazluma kollarını açar, Yoksula elini uzatır. 31:21 Kar yağınca ev halkı için kaygılanmaz, Çünkü hepsinin iki katfü giysisi vardır. 31:22 Yatak örtüleri dokur, Kendi giysileri ince mor ketendendir. 31:23 Kocası ülkenin ileri gelenleriyle oturup kalkar, Kent kurulunda iyi tanınır. 31:24 Kadın diktiği keten giysilerle Ördüğü kuşakları tüccara satar. 31:25 Güç ve onurla kuşanmıştır, Geleceğe güvenle bakar. 31:26 Ağzından bilgelik akar, Dili iyilik öğütler. 31:27 Ev halkının işlerini yönetir, Tembellik nedir bilmez. 31:28 Çocukları önünde ayağa kalkıp onu kutlar, Kocası onu över. 31:29 ‹‹Soylu işler yapan çok kadın var, Ama sen hepsinden üstünsün›› der. 31:30 Çekicilik aldatıcı, güzellik boştur; Ama RABbe saygılı kadın övülmeye layıktır. 31:31 Ellerinin hak ettiğini verin kendisine, Yaptıkları için kent kurulunda övülsün.